Yahya Bey'in Bir Gazeline Baki'nin İki Tahmisi
Ömer Zülfe
Bir araştırma sorusundan yazım varyantlarına, makalelere, tezlere, akademik ilişkilere, dönem ve lehçe dağılımına tek yerden ulaşın.
Yazım, dönem ve İngilizce terim varyantları aynı sorguda birleştirilir.
Ömer Zülfe
Tez eşleşmesi bulunamadı.
Ömer Zülfe · 2008
Başlık terimleri ve yazar adı örtüşen kayıtlar doğrulama adayı olarak yan yana gösterilir.
Bu sorguda güçlü tez–makale adayı bulunamadı.
YÖK kayıtlarındaki danışman–öğrenci–tez ilişkilerini görünür kılar.
Bir danışman seçerek öğrenci ve tez dallarını açabilirsiniz. Aynı adlı kişilerin ayrıştırılması yalnız YÖK üstverisinin izin verdiği ölçüdedir.
Aranan kavramın makale başlıkları ve mevcut yayın tarihi üstverisindeki dağılımı.
Tarih, varsa yayın üstverisinden; yoksa arşiv kaydındaki yıl bilgisinden alınır. Grafik kavramsal anlam değişimini tek başına kanıtlamaz.
Bilimsel yazıçevrimi işaretlerini modern arama biçimleriyle birlikte dener; sonuçların hangi Türk dili veya lehçesinde yoğunlaştığını gösterir.
Yahya Bey'in Bir Gazeline Baki'nin İki Tahmisiyahya bey in bir gazeline baki nin i ki tahmisiBunlar sözlükte anlam karşılığı değil, dizin araması için yazıçevrimi varyantlarıdır.
Boyutlandırılmış sonuçlarda belirgin lehçe etiketi yok.
3.709 boyutlandırılmış kaydın dağılımı; akademik alanın tamamını değil bu arşivin kapsamasını gösterir.
Bu göstergeler “çalışılmamış konu” iddiası değildir; yalnız ÇÜTAM arşivinde az temsil edilen kesişimleri işaret eder.
ÇÜTAM’ın yerel PDF’leri ile dış bağlantısı korunarak özel dizinde işlenen açık DergiPark PDF’lerinin tekilleştirilmiş metinlerinde arar.
142 NECÂTÎ BEY’İN GAZELLERİNE YAPILAN TAHMİSLER tahmisi ben yazarım” anlayışıyla hareket ettiklerini, birbirlerinden görerek bir edebî yarış içerisinde tahmis yazdıklarını göstermektedir. Şeyh Gâlib, Leyla Hanım, Şeref Hanım Beylikci Arif ve Keçeci-zâde İzzet Molla en çok tahmis yazan şairlerdendir. Derviş Azbî gibi bazı şairlerin sadece tahmislerden müteşek…
34 Bâkî ve Fuzûlî Divanlarında Deniz Tasavvuru Mekânların tasavvur edilme biçimi, şairlerin ruh hâllerinin anlaşılmasına katkı sağlar. Yahya Kemal, Fuzûlî’nin içli ve derin hâlini tasvir ederken onu suları kalbine doğru çeken kuvvetli bir girdaba benzetir (Beyatlı, 2015:37). Bu yaklaşımıyla Fuzûlî’nin acı ve ıstırap ile özdeşleşen dünyasına gönderme yapar: Y…
medresesinde müderris olarak göreve başlayan Yahyâ, Halep, Şam ve Mısır’da kadılık yapar. 1600 yılında İstanbul’a dönen Yahyâ, Bursa ve Edirne’deki kadılık vazifesinden sonra 1603’te İstanbul kadılığı, 1604’te Anadolu kazaskerliği altı ay sonra da Rumeli kazaskerliği görevine getirilir. 1609’da ikinci defa Rumeli kazaskeri olduktan sonra 1611 senesinde emekl…
Leylâ KARAHAN Birâder (C. II, 279); Mustafa Reşid Bey’e Evlâd (C. II, 277); Bereketzâde İsmail Hakkı Bey’e, Küçük Ağabey (C. II, 471); Faik Reşad Bey’e Beğim (C. I, 262) diyerek başlanan mektuplar Bâkî bekâ-yı âfiyet (C. I, 230) ve genellikle Bâkî gözlerinden öperim (C. I, 233), Bâkîsi selâmet ve uhuvvet (C. I, 249); Bâkî duâ (C. I, 335), Bâkî uhuvvet iki gö…
rahatlıkla görebiliyoruz. Çünkü divan edebiyatı bir hayal ve imaj edebiyatıdır. Hatta bu yüzden Namık Kemal, divan edebiyatının, sosyal hayattan kopuk olduğu ve bir fayda sağlamadığı öne sürerek eleştirmiştir. Biçimcilere göre edebî olandan fayda beklemek hatadır. Onlar bu yüzden faydacı ve toplumcu Marksistlerden baskı görmüşlerdir. Kimilerine göre de divan…
sanılmasın. Onun temiz ağzı gibi, kaleminin dili de, Mevla’yı nefy ü isbat ile tevhittedir.” Nergisî, kasidenin fahriye beyitlerinde de Yahyâ’yı övmeye devam etmektedir. Kasidede ağırlıklı olarak Yahyâ’nın cömertliğine ve şairliğine yer verilmiştir. Dikkat çeken bir beyitte Yahyâ’nın -yukarıda bahsi geçen yeğeni- Rızâyî’ye mahlas verdiği söylenmiştir. Ayrıca…
150 NECÂTÎ BEY’İN GAZELLERİNE YAPILAN TAHMİSLER zâhid” şeklindedir. Remzî, Nefîsî ve Fehmî’nin tahmisleri naziredir. Her üç tahmisin ilk bendinin ilk mısraı benzerdir. Remzî ve Fehmî’nin tahmislerinde bazı bendler tamamıyla aynıdır. Bu durum tahmisin Remzî’ye mi yoksa Fehmî’ye mi ait olduğu sorusunu akla getirmektedir. Ancak Fehmî gazelin tamamını, Remzî ise…
söyler. Sararmış yapraklar şaire gizli bir hasreti, derdi, tasayı hatırlatır. Bu gizli dert, Yahyâ’nın ölümü olsa gerek. Zaten bir beyit sonra girîzgâh beytinde “hudâvend-i zamân” dediği Yahyâ Efendi'yi anar. Medhiye bölümünde Yahyâ’yı “âlimlerin başı” şeklinde över. O kadar büyük bir âlimdir ki mübarek elinin hattı (tüyleri/çizgileri) sihre karşı konulmak i…
Millî Kültür Araştırmaları Dergisi (MİKAD) Cilt: 1- Sayı: 2- Aralık 2017 ISSN: 2587-1331 ŞEYHÜLİSLÂM YAHYÂ İÇİN YAZILAN KASİDELER İlyas KAYAOKAY* ÖZET Şeyhülislâm Yahyâ, 17. asırda yaşamış çok yönlü bir şahsiyettir. Tarihçiler onu, üç defa şeyhülislâmlık makamına getirilen önemli bir devlet adamı olarak tanırken, edebiyatçılar, birinci sınıf gazel şairi olar…
E Eurasian Academy of Sciences Social Sciences Journal 2018 Volume:19 153 beytiyle başlayan gazel, Yunus Emre’nin meşhur mısraını hatırlatmaktadır. Bu gazelin sadece ilk beytine üç şair tarafından tesdis yapılmıştır. Aşkî (ö.1577), Belîğî (ö.1562) ve Vâhidî (16.yy), yukarıda verilen beyti tüm bendlerde tekrar etmek suretiyle tesdis yazmışlardır. Belîğî ve Vâ…
Mustafa KARABULUT –Yahyâ Kemâl’in Hatıralarında ve Şiirlerinde “Anne” İmajı 29 Giriş Yahyâ Kemâl Beyatlı (2 Aralık 1884, Üsküp - 1 Kasım 1958, İstanbul), o zamanlar Osmanlı Devleti içerisinde olan Üsküp’te dünyaya gelir. Üsküp, “Evlâd-ı Fatihân neslinden halkı, yaşayışı, düşüncesi, mimarisi ve bütün özellikleriyle Türk olan ve bugün Balkanlarda kalmış bir şe…
Mustafa KARABULUT –Yahyâ Kemâl’in Hatıralarında ve Şiirlerinde “Anne” İmajı 30 suyunu gelenekten alan bir anlayış ve arayışa sahip olduğunu göstermektedir: ‘Ne harabî, ne harabâtîyim / Kökü mâzide olan âtîyim!” (Çıkla, 2008: 126). Bu bağlamda, Yahya Kemal’in maziden bağlarını koparmamış olması önemlidir. Yahyâ Kemâl Beyatlı’nın Hatıralarında Anne İmajına Bak…
MAHMUT GİDER / ŞEYHÜLİSLÂM YAHYÂ DİVÂNI’NDA SU 3 Sade, coşkulu ve akıcı üslubu ile mahallîleşme sürecine giren Türkçe- ye önemli katkılar sağlamıştır. “Bâkî ve Nedim’le birlikte Osmanlı şiirinde tekâmül zincirini muhafaza etmiştir.”5 “Bir edebiyat ne kadar soyut ve ne kadar kuralcı olursa olsun, mutlaka yaşadığı dönemin hayatını yansıtır, toplumun ruhunu taş…
MAHMUT GİDER / ŞEYHÜLİSLÂM YAHYÂ DİVÂNI’NDA SU 3 Sade, coşkulu ve akıcı üslubu ile mahallîleşme sürecine giren Türkçe- ye önemli katkılar sağlamıştır. “Bâkî ve Nedim’le birlikte Osmanlı şiirinde tekâmül zincirini muhafaza etmiştir.”5 “Bir edebiyat ne kadar soyut ve ne kadar kuralcı olursa olsun, mutlaka yaşadığı dönemin hayatını yansıtır, toplumun ruhunu taş…
ilgiler kurulmuştur diye düşündük ancak kasidede somut bir övgü unsuru görülmemektedir. 1.1.4. Der-Sitâyiş-i Şeyhü’l-İslâm Yahyâ Efendi Der-Nazîre-i Gazeleş Atâyî’nin bu son kasidesi “yüz sürerüz” redifli olup doğrudan Yahyâ’nın medhiyesi ile başlamaktadır. Yahyâ’nın da bu redifte bir gazeli vardır. Zaten ona nazire olarak kaleme alındığını şair belirtir. 12…
Eger tedbîr-i tertìb itmese resm-i nigûkârı (Sehmî Divanı, K.11/14) Mu’arrâ gerd-i sahrâ-yı emelden dâmen-i lutfı Müberrâ gâze-i kasd-ı riyâdan rûy-ı âsârı (Sehmî Divanı, K.11/17) Devrin güçlü şairlerinden Nâilî, Yahyâ’yı nazım mülkünün, şerefli, itibarlı hükümdarı olarak görmektedir. Yahyâ, çok yönlü bir nâsirdir. Şaire göre; Yahyâ’nın elindeki kalem, beyan…
45-47. beyitler dua bölümüdür. Kasidenin nesîb bölümünde, diğer kasidede olduğu gibi bahar unsurlarını görmekteyiz. Şair, ayrıca bir gazel de bu bölüme eklemiştir. Medhiye bölümünde Yahyâ’dan, “faziletlilerin iyi at binicisi” şeklinde söz edilir. Tatar hanı o müftünün hizmetinde bulunsa uygundur. Cem’î, onun söz söylemedeki hünerini övmek maksadıyla bazı İra…
Zariç, Mahfuz, Abdülhak Şinasi Hisar'ın Türk Müzeciliği Adlı Eseri, Edebiyat Çorum, Haziran Bülteni, S. 13, s. 12-15. 2015. “Klasik Abidelerimiz ve Güzel Sanatlar müteceddit, arkeolog, mücahid kişiliğiyle Hisar Akademisi” başlıklı makalede Hisar’ın millî sanat tarafından Herkül’e benzetilmesi; Hamdi Bey’in ve mimarî konularındaki önerileri; Hisar’ın pek çokl…
Ayrıca Sohbetü’l-Ebkâr adlı mesnevisinde de Yahyâ hakkında ebyât bulunmaktadır. Bu 4 kaside şunlardır: 1.1.1. Der-Medh-i Hazret-i Sadrü’l-‘Ulemâ Yahyâ Efendi Sellemallahu Te‘âlâ Atâyî’nin bu ilk kasidesi bir şitâiyyedir. Redif olmayan bu kasidede “-âm” sesi kafiyedir. Mefâilün feilâtün mefâilün feilün kalıbıyla yazılan kaside 34 beyitten oluşmaktadır. Kaside…
Mahmut GİDER 31 Fuzûlî Divanı’nda klasik şiir coğrafyasında ismi zikredilen denizlerden Kulzüm (Kızıldeniz) ve Aden; Bâkî Divanı’nda ise Kulzüm (Kızıldeniz) ve Aden’in yanı sıra Bahr-ı Ummân (Hint Okyanusu) ve Bahr-ı Muhît (Atlas Okyanusu) muhtelif özellikleriyle çeşitli tasavvurlara konu edilerek kullanılmıştır. 1.1. Aden Denizi Aden Denizi, Kızıldeniz ile …
Makale ayrıntılarında DOI, dergi, açık erişim, üstveri kaynağı ve son denetim bilgisi gösterilir. Aynı veriler salt okunur biçimde dışarı açılır.