Romen, Sırp ve Türk Romanında Hurrem Sultan
Abide Doğan
Bir araştırma sorusundan yazım varyantlarına, makalelere, tezlere, akademik ilişkilere, dönem ve lehçe dağılımına tek yerden ulaşın.
Yazım, dönem ve İngilizce terim varyantları aynı sorguda birleştirilir.
Abide Doğan
Tez eşleşmesi bulunamadı.
Abide Doğan · 2008
Başlık terimleri ve yazar adı örtüşen kayıtlar doğrulama adayı olarak yan yana gösterilir.
Bu sorguda güçlü tez–makale adayı bulunamadı.
YÖK kayıtlarındaki danışman–öğrenci–tez ilişkilerini görünür kılar.
Bir danışman seçerek öğrenci ve tez dallarını açabilirsiniz. Aynı adlı kişilerin ayrıştırılması yalnız YÖK üstverisinin izin verdiği ölçüdedir.
Aranan kavramın makale başlıkları ve mevcut yayın tarihi üstverisindeki dağılımı.
Tarih, varsa yayın üstverisinden; yoksa arşiv kaydındaki yıl bilgisinden alınır. Grafik kavramsal anlam değişimini tek başına kanıtlamaz.
Bilimsel yazıçevrimi işaretlerini modern arama biçimleriyle birlikte dener; sonuçların hangi Türk dili veya lehçesinde yoğunlaştığını gösterir.
Romen, Sırp ve Türk Romanında Hurrem Sultanromen sirp ve turk romaninda hurrem sultanBunlar sözlükte anlam karşılığı değil, dizin araması için yazıçevrimi varyantlarıdır.
Boyutlandırılmış sonuçlarda belirgin lehçe etiketi yok.
3.709 boyutlandırılmış kaydın dağılımı; akademik alanın tamamını değil bu arşivin kapsamasını gösterir.
Bu göstergeler “çalışılmamış konu” iddiası değildir; yalnız ÇÜTAM arşivinde az temsil edilen kesişimleri işaret eder.
ÇÜTAM’ın yerel PDF’leri ile dış bağlantısı korunarak özel dizinde işlenen açık DergiPark PDF’lerinin tekilleştirilmiş metinlerinde arar.
Millî Folklor, 2006, Y›l 18, Say› 72 Şehirler: Bosna’daki büyük şehirlerin Edebiyat: Boşnak edebiyatı klasik ede- çoğu Osmanlıların Bosna’yı fethinden sonra, 15. biyat ve halk edebiyatı olarak başlıca iki kolda ve 16. yüzyıllarda kurulmuştur (Sućeska 1980: gelişir. Klasik edebiyat Türkçe, Arapça, Farsça 436). Müslüman nüfusun şehirlerde çoğunluğu eserlerle b…
Millî Folklor, 2006, Y›l 18, Say› 72 Gerçekte dinin kendisi, Yugoslav toplumunda sif’ bulduğu Müslüman (Boş. Muslim, Musli- da genellikle simgesel işleve sahip olmuş, hat- man) yerine, ülkede yaşayan farklı inançlara ta dinler ve mezhepler arasındaki çizgiler Tito mensup halklar için de ortak coğrafî aidiyete döneminde neredeyse silinecek ölçüde soluklaş- iş…
Millî Folklor, 2006, Y›l 18, Say› 72 rel bağlarla bağlı B-H, bugüne değin süren tra- Butorovic, Dzenana (1997), “Boşnak Sözlü Edebiyatı jedisinde, dostluk ve iş birliğine dönüşemeyen Hakkında Birkaç Söz” (çev.: K. Filan), Türk Kültürü, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü, S. 409, Ocak 1997, s. 295- tarihinin yansımalarında, bilinemez geleceğine 299. doğru il…
Millî Folklor, 2006, Y›l 18, Say› 72 Bâb-ı Âli, Sırp-Hırvat dilini resmi dil II olarak tanımıştır (Friedman 1996: 42). Eski 6. Bosna-Hersek: Türk ve Slav kültürle- Yugoslavya döneminde Sırp-Hırvatça (srps- rinin Temas Noktası kohrvatski/ српскохрватски, İng. Serbo-Cro- ‘čestitka Bajram šerif mubarek olsun’ atian) veya Hırvat-Sırpça (hrvatskosrpski/ Osloboğen…
Millî Folklor, 2006, Y›l 18, Say› 72 temsilcisi ve sahibi hâline gelmiştir. Doğal ola- etnik kimliklerin arasına çizilen kalın çizgiler rak, Bosna-İstanbul ilişkisi, Boşnakların yöne- Balkanlaşma sürecini 20. yüzyılda hızlandıra- time büyük oranda katıldıkları özel bir nitelik cak, üç etnik topluluk, üç kültür; Osmanlı ve taşımıştır. Bu nedenle, kimi Sırp ve…
Millî Folklor, 2006, Y›l 18, Say› 72 Türkçe kelimeleri sıralayarak bu yargısını kanıt- Sırp kimliğinden ve dilinden farklı kılan bir lamaya çalışan Boşnak, sosyokültürel bakımdan semboldür. Sesbirimlerin sınıf, etnite vb. ayrım- toplumun kendisini nasıl algıladığının, dil bi- lara işaret etmesi toplumsesbilgisel bir olgudur limsel gerçeğin üstünde olduğunu g…
Millî Folklor, 2006, Y›l 18, Say› 72 halklarda da batıya açık olanlar, Latin; Slavyan Farsça kökenli sözcüklerdir. Bu adların kısal- geleneğe bağlı kalanlar Kiril tabanlı alfabeler tılmaları da yaygındır: Sule (Süleyman), Mujo kullanmışlardır. (Mustafa), Meho (Mehmed), Mina (Emina), Alfabe B-H’de de etnik ve kültürel kim- Fata (Fatma), Salko (Salih) vb. Boşn…
JOURNAL OF INSTITUTE OF ECONOMIC DEVELOPMENT AND SOCIAL RESEARCHES ISSN: 2630-6166 International Refeered & Indexed 2019 Open Access Refeered E-Journal Vol:5 / Issue:18 iksadjournal.com / iksadjournal@gmail.com p.195-205 Article Arrival Date 29/09/2019 OCTOBER 2019 Published Date 17.10.2019 MEYDAN OKUYAN BİR KADIN ŞAİR: ÂDİLE SULTAN DİVANI’NDA VATAN VE SAVAŞ…
Millî Folklor, 2006, Y›l 18, Say› 72 Milletler üyesi olmuştur. Kanlı bir iç savaşın ar- lasında çoğunluktayken, 1992-1995 yıllarındaki dından 21 Kasım 1995’te Dayton Antlaşması’yla iç savaşın ardından tehcir, katliam, göç vb. ne- yeniden şekillendirilen ve 14 Aralık 1995’te Pa- denlerle nüfus dengesi bozulmuştur. Bugün için ris Antlaşması’yla resmen ilan edi…
Millî Folklor, 2006, Y›l 18, Say› 72 Simgeler: Boşnaklar, Osmanlı kültürünün üzerindeki etkisi, Arapçanın Türkçeye etkisiyle manevi mirasçıları olarak içselleştirdikleri fesle- karşılaştırabilecek ölçüdedir. Modern Sırpça ve rini, özel günlerde de olsa, giymeye devam eder. Hırvatça küçük çaplı bir sözlükte bile çok sa- Klaksiyon sesleri ve ay yıldızlı yeşil …
Pir Sultan Abdal, kaynağı Yunus Emre’ye uzanan Âşık Edebiyatının “Alevi-Bektaşi Edebiyatı” olarak adlandırılan en önemli kolunun kurucusu durumundadır. Onun şiirlerinin ana temalarından biri Osmanlı-Safevi çatışmasıdır. Bu özelliğinden dolayı Pir Sultan, “Türk edebiyatında merkezi hükümetle (Osmanlı) anlaşamayan şairlerin öncülerinden ve en ünlülerinden (Gün…
taraftarlığı sebebiyle katılmış olabileceği birtakım kalkışmalar dolayısıyla Sivas’ta belli bir süre hapsedildiği ve akabinde de bugün Kepçeli olarak bilinen yerde bir zaman kendisinin müridi de olan Sivas Valisi Hızır Paşa tarafından astırıldığı rivayet edilmektedir. Pertev Naili Boratav’ın tespit ettiği rivayete göre, Sofular köyünde yaşayan Hızır, Banaz’a…
Bağdat’a Beylerbeyi tayin edilip 1567’de ölen Hızır Paşa olduğu söylenebilir (Gölpınarlı 1969: 9). Buna göre Pir Sultan Abdal’ın 1560’larda Hakk’a yürüdüğünü tahmin etmek olanaklı görünmektedir. Pir Sultan Abdal’ın mezarının nerede olduğu da tam olarak bilinmemektedir. Pir Sultan hakkındaki rivayetlerde, onun asıldığı yerde gömülü olduğu kaydı vardır. Asıldı…
440 a ÜSKÜDAR SEMPOZYUMU İkinci sultan Orhân-ı Gâzi Yeniçeriler anım ihdası Rumili gördü o pâdişâhın Devrinde satvet-i Osmâniyânı. Üçüncü sultaıFhlurâd-ı Evvel Üstüne geldi o kadar düvel N asıl kahram an olduğun anun Bilir Kosova’da harb meydânı. Dördüncü sultan Bâyezîd Han'dır Yıldırım nâmı ana şayandır Timur Leng tutdu kendüsin am m â Hiç tutulur mu şöhret…
Makal (1999) ve Öner Yağcı (2000) gibi araştırıcıların çalışmalarında da muhtelif sayılarda Pir Sultan Abdal’ın şiirlerine yer verilmiştir. Leyla Akgül (2012)’ün Pir Sultan Abdal Sözlüğü adlı çalışması da âşığı anlamaya yönelik önemli bir kitap olarak karşımıza çıkmaktadır. Pir Sultan Abdal, hakkında en fazla çalışma yapılan âşıklardan biridir. Bugün için bi…
Jöntürk’tür. Acar Film tarafından 1973’te yapımı gerçekleştirilen filmin başrol oyuncusu Fikret Hakan’dır. Kaynakça Akgül, Leyla (2012). Pir Sultan Abdal Sözlüğü. Ankara: Barış Kitabevi. Aslanoğlu, İbrahim (2000). Pir Sultan Abdallar. 3. bs., İstanbul: Can Yay. Avcı, Ali Haydar (2012). Osmanlı Gizli Tarihinde Pir Sultan Abdal ve Bütün Deyişleri. Ankara: Barı…
7 Şairler yaratma gücünü gelenekten alırken geleneksel sanat ve halk yaratıcılığından da esinlenerek, köklerden kopmadan eski ile yeni arasında köprü kurmağa çalışmışlardır. Onlar halk türkülerinden, halk arasında yaşayan örf ve adetlerden esinleniyordu. Daha sonraları sözlü gelenekteki şiir ile modern şiir arasında başarılı bir bağ kurmağa başladılar. Kimi …
Veysel Şahin son dönem romanlarında ise genellikle Tanrısal bakış açısını kullanır. Sanatçı, yirmi bir romanında daha çok Tanrısal bakış açısı ve anlatıcıyı kullanmıştır. Bir İstanbul romancısı olan Adıvar, romanlarında mekân olarak en fazla İstanbul’u kullanır. II. Meşrutiyet sonrasında yaşanan olayları anlattığı, ‘Heyulâ’da Fener, ‘Raik’in Annesi’nde Heybe…
442 a ÜSKÜ DA R SEM POZYUMU. Otuz dördüncü Abdülhamîd Hân H ayru’l-halefdir o zât -1 zî-şân Sânî’dir ammei tek gelenlerden fa k ır eylesinler zîr-i destânı. Rüşd ü sedâd ü adli hüveydâ' Niyât-ı hayrı müsellem am m â M üşkil zam ana lesâdüjetdi Tahta cülûs-ı sa'd-iktirânı. D üşm enler kavi tâliler zebûn H azneler tehî çok idi duyûn İşte bu hâlde bıddıı devlet…
karagjoz + llëk, çoban-çe, hak-çe, bakërxhi – bakërpunues, sherrxhi – sherrmadh, borxh-li < borç-lu, merak-li < merak-lı, dajallarë, xhajallarë vs.. (8) Bu türetmeler dışında Arnavutçada Türkçe unsurlarla yapılmış olan birleşik sözcükler de dikkat çekicidir. Örn. bakërpunues – bakërxhi, teneqepunues – teneqexhi, nazemadh – nazeqar vs. Türkçenin kök, köken ve…
Makale ayrıntılarında DOI, dergi, açık erişim, üstveri kaynağı ve son denetim bilgisi gösterilir. Aynı veriler salt okunur biçimde dışarı açılır.