Reşadiye Yöresinde Yas Geleneği
Samettin Gündüz
Bir araştırma sorusundan yazım varyantlarına, makalelere, tezlere, akademik ilişkilere, dönem ve lehçe dağılımına tek yerden ulaşın.
Yazım, dönem ve İngilizce terim varyantları aynı sorguda birleştirilir.
Samettin Gündüz
Tez eşleşmesi bulunamadı.
Samettin Gündüz · 2013
Başlık terimleri ve yazar adı örtüşen kayıtlar doğrulama adayı olarak yan yana gösterilir.
Bu sorguda güçlü tez–makale adayı bulunamadı.
YÖK kayıtlarındaki danışman–öğrenci–tez ilişkilerini görünür kılar.
Bir danışman seçerek öğrenci ve tez dallarını açabilirsiniz. Aynı adlı kişilerin ayrıştırılması yalnız YÖK üstverisinin izin verdiği ölçüdedir.
Aranan kavramın makale başlıkları ve mevcut yayın tarihi üstverisindeki dağılımı.
Tarih, varsa yayın üstverisinden; yoksa arşiv kaydındaki yıl bilgisinden alınır. Grafik kavramsal anlam değişimini tek başına kanıtlamaz.
Bilimsel yazıçevrimi işaretlerini modern arama biçimleriyle birlikte dener; sonuçların hangi Türk dili veya lehçesinde yoğunlaştığını gösterir.
Reşadiye Yöresinde Yas Geleneğiresadiye yoresinde yas gelenegiBunlar sözlükte anlam karşılığı değil, dizin araması için yazıçevrimi varyantlarıdır.
Boyutlandırılmış sonuçlarda belirgin lehçe etiketi yok.
3.709 boyutlandırılmış kaydın dağılımı; akademik alanın tamamını değil bu arşivin kapsamasını gösterir.
Bu göstergeler “çalışılmamış konu” iddiası değildir; yalnız ÇÜTAM arşivinde az temsil edilen kesişimleri işaret eder.
ÇÜTAM’ın yerel PDF’leri ile dış bağlantısı korunarak özel dizinde işlenen açık DergiPark PDF’lerinin tekilleştirilmiş metinlerinde arar.
Deyimler: azağa saluv, azalav, azalap baruv, aza [azasın] kütüv, aza qıluv, aza tutuv, aza tartuv, qazalı boluv “yas tutmak”; azasın ötkerdi “yasını tuttu”; cılav aytuv, davıs aytuv “ölen kişinin hanımı, kızları, yakın akrabaları, kız kardeşlerinin ağıt yakması”; coqtav “ağıt yakmak, yas tutmak”; qabir quştı “mezarında ağıt yakıp yas tuttu”; qarasın aldı, qa…
Bu bölümde kullanılan sözlerden hareketle ölümün özellikle akrabalar arasında duyurulmasının büyük önem taşıdığı anlaşılmaktadır. Büyük aşların verildiği toplantılarda Kazak toplumu arasında maddî yardımlaşmanın da önemli olduğu görülmektedir. Mezar başında yapılan ölüye aş verme geleneği, bugün İslamî tarzda ölüye aş verme şeklinde değil de “ölüye sevabı de…
Hatta altıncı ve yedinci dereceden kuzenler arasında bile evlilik çok zordu" (Ekrem Bey, 75.s.). Aile ıçı evlilik Arnavut toplumunda "ahlaksızlık" olarak nitelendirilmektedir. Ancak üst tabakadan aileler arasında bu kural bir nebze de olsa hafiflemiştir. Laberili kadınların yas tutma adetleri de yine Arnavutluk'un kültürel değerlerinden biridir. Dul kalan ka…
3 ÇUKUROVALI ÂŞIK İMAMÎ’NİN* ÖLÜM DIŞI ÖĞÜTLEMELİ – KARGIŞLAMALI AĞITLARI PROF. DR. ERMAN ARTUN Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü erartun@cu.edu.tr Ağıt terimiyle bir törene bağlı olsun olmasın, acıklı bir olayı konu alan ve metni de bu olayı hatırlatmaya, bütün yoğunluğuyla yaşatmaya elverişli türkülerin bütünü anlaş…
512 Mustafa KARABULUT olarak onlarda hastalandırıcı bir yatkınlıktan kuşkulanırız.” (Freud, 2002, s.244). Bireydeki yas halinin onu hastalandırıcı bir durum olmadığına inanılarak, ona herhangi bir müdahaleye gerek duyulmaz. Melankoli ise bireyin hastalıklı bir ruh yapısıyla ilgilidir. “Psikanalitik yaklaşım temel olarak melankoliyi, depresyon sınırları içeri…
Türkiye Nogaycasında aynı ekler işlek olarak kullanılmaktadır. Ancak eklerdeki damak n’sine her zaman rastlanmaz. CD: Bırısi xesap ediyo doqsan beş yaşındasın diyor. AD: Onu bekleymiz işte şıncıq calğızbız ekewmíz. AD: Şıncı ayaqtamız çoq şúqur çoq şúqúr ayaqtamız şıncı. AD: Onun işün bıraz perişanmız. Olumsuz Şekli: Olumsuz şekli “tuwıl” “değil” kelimesiyle…
Edip Cansever’in Şiirlerinde Depresif Karakterler 39 Freud, Metapsikoloji/Metapsychology (1917) adlı yapıtının Yas ve Melankoli/Trauer ond Melanchole kısmında, yas ile melankoli ilişkisini ortaya çıkarmayı amaçlar. Ona göre, “Yas her zaman sevilen bir insanın ya da ülke, özgürlük, ülkü, vb. gibi insanın yerini almış olan soyut kavramın kaybına tepkidir” (Fre…
Quran oquv: hatım qıldı [tüsirdi], qatım tüsirüv, quran şığaruv [avdaruv] “ölen kişinin mezarına gidip Kur’an-ı Kerim okumak, hatim indirmek”. At tuldav: tuldav “ölen kimsenin atının yelesini ve kuyruk kıllarını kesmek, kara bağlamak, vs.”; at tuldadı, tuldağan at [kiyim], tul at, tul kiyim [tul taqiya, tul tumaq, tul işik] “ölen kişinin bindiği at, giydiği …
2 Ağıt yakmanın Türk toplumunda çok eski bir geçmişi vardır. Eski Türklerin üç önemli töreni vardır. Bunlar “sığır”, “şölen” ve “yuğ”dur. İslâmiyet’ten önceki dönemde ünlü bir kişinin ölümünden sonra yapılan ve yuğ adı verilen dinsel yas törenlerinde “sagu” denen şiirler söylenirdi. Bu şiirlerde ölünün iyilikleri, yaşarken yaptığı işler anlatılırdı. Bugün el…
252 Adem AYDEMİR 252 “Nerek kadgurar sen nerek bu sığıt Bayat hükmi keldi sığıtnı ağıt.” ‘Niçin kederleniyorsun, bu ağlama niçin; gelen Tanrı hükmüdür, ağlamayı bırak’ (KB: 1233). “Negüke ulır sen negü bu sıġıt Bu kılk edgü ermez munı sen aġıt” ‘Niye ağlayıp feryat ediyorsun; böyle davranmak iyi değildir; sen böyle yapma’ (KB: 6312). Clauson, KB’deki bu aġıt…
KIŞ 2017, SAYI: 3 EDİP CANSEVER’İN ŞİİRLERİNDE MELANKOLİ Mustafa KARABULUT1 1. Giriş Melankoli, Yunaca melankholia (khole: safra; melas: kara) “kara safra” anlamına gelmekte olup Batı‟da (Alm.) Melancholie, Schwertmut, (Fr.) Mélancolie, (İng.) Melancholia kelimeleriyle karşılanır. Türkçe Sözlük‟te bu sözcüğün kara sevda, hüzün anlamlarına geldiği ifade edili…
140 TÜBAR-XXXV / 2014-Bahar / Süleyman EROĞLU Vird okuyup eyledi hamd u senâ yalan kat-: Sözleri içerisine El götürüp pes hemân itdi du’â doğru ve gerçek olmayan sözler (HM. 105) katmak. vücuda getir-: Meydana Gerçegün birine yüz yalan katup getirmek, var etmek. Hoş geçerdi halka sâlûslık satup (ME. 147) / (YM. 92b-7) Sebeb oldur ki zîrâ işbu cûda Kamuları g…
5 Bu tür türkülerin kural dışı diyebileceğimiz gelişi güzel dizilişli olmalarını birkaç nedene bağlayabiliriz: a. Anonimleşme sürecinde harf ve hece düşmeleriyle belleklerde eksik kalan, bir bölümü unutulan türküler b. Nazım şekli bilgisinden uzak, duygularını vezin gözetmeden bazen yakınma bazen çoşkun ruh haliyle ezgi eşliğinde türkü olarak söyleme. c. Bu …
İkinci uygulamada ise tahta kaşık ısıtılır. Kulağı yakmayacak şekilde “parpısı9 budur” denerek kulağa birkaç kez vurulur (k1). Bu uygulamada, hastalık sebebi olarak görülen varlığın “sıcak kaşık” aracılığıyla korkutulması söz konusudur. Eskiden Diyarbakır’da kabakulak olan çocuğun ilerde çocuğunun olmayacağına inanılırdı (k1, k7). Sürekli salyası akan bir be…
1 ÇUKUROVALI ÂŞIK İMAMÎ’NİN* ÖLÜM DIŞI ÖĞÜTLEMELİ – KARGIŞLAMALI AĞITLARI PROF. DR. ERMAN ARTUN Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü erartun@cu.edu.tr (Elginkan Vakfı Türk Dili ve Edebiyatı Kurultayı 2, 15-17 Nisan 2015, İstanbul) TÜRKÇE ÖZET Ağıt terimiyle bir törene bağlı olsun olmasın, acıklı bir olayı konu alan ve me…
Millî Folklor, 2016, Yıl 28, Sayı 109 [2003] Dede Korkut Destanî Bildiriler Hikâyeleri, Halkbilimi Araştırmaları [1995] Türk Ozan Geleneği İçe- I, Dicle Üniversitesi Yayınları, Diyar- risinde Mehmet Ozanî’nin Hayatı ve bakır, 2003, s. 293-321. Sanatı, İpekyolu Uluslararası Halk [2003] Anadolu Türk Destanları, Edebiyatı Sempozyumu (Ankara, 1-7 Halkbilimi Araş…
Esra Akbalık / Türk Dili ve Edebiyatı 2 Dergisi Cilt / Sayı LII Giriş Türk halk edebiyatının en canlı ve zengin bölümlerinden biri olan âşık edebiyatı kendine mahsus geleneği ve icra töresi ile XVI. asırdan günümüze dek kültürel değişim ve dönüşümlere paralel olarak çeşitli kültür ortamlarında varlık göstermek sureti ile yerini korumuştur. XVII. asırda kurum…
Manevi Kültürümüze Ait İki Kelime:‘Ağıt’ ve ‘Sığıt’ Üzerine: Semantik Bir Yaklaşım 783 hıçkırış, feryâd, matem) (sığıt EDPT: 806), ‘sıgıtçı’: ağlayıcı) (sığıtçı: ‘mourner’ EDPT: 807), ‘sıgta-’ (ağlamak, feryâd etmek) (sığta:- EDPT: 807), ‘yoğ/ yuğ’ (matem, yas, ölü yemeği, yas töreni) (yo:ğ (d-) EDPT: 895), ‘yoğçı/ yuğçı’ (yasçı, matemci, ağlayıcı) (yoğçı: (…
794 Adem AYDEMİR akarlar, başka şeylerde bu kural her zaman söylenir. Bu anlam birinin bir şey kırdığı zaman söylenen ‘sıdı nenğni/ nesneyi kırdı’ sözünden alınmıştır. Nasıl ki, su, şarabın tadını, ekşilikte üzümün tatlılığını bozar. Başka kurallar hep buradan çıkarılabilir.” (DLT I: 282). Ruhun bedende kalması gibi, uçmağa yolculuğunda engelleri aşamaması v…
24 TÜRK DÜNYASI ARAŞTIRMALARI ‘yay’, ‘ık’ ise aslında ‘ok’ demektir. Bu ‘ık’ yani ‘uk-ok’ Gök Türk yazıtla- rında ‘ok= ↓’ işaretiyle temsil edilen bir vokalli konsonanttır. ‘Yas’ sözü Türkçede ‘zarar, ziyan’ anlamına geldiği halde Oğuzlarda ‘ölüm, helâk ol- mak’ 237 anlamındadır. Müellifimiz Kaşgarlı; ‘inci’ye, “Oğuz ve Kıpçaklar ‘’ﺠﻨﺟو, ‘cincü’, öbür Türk…
Makale ayrıntılarında DOI, dergi, açık erişim, üstveri kaynağı ve son denetim bilgisi gösterilir. Aynı veriler salt okunur biçimde dışarı açılır.