Klasik Türk Şiirinde Saçı Geleneği
Orhan Kurtoğlu
Bir araştırma sorusundan yazım varyantlarına, makalelere, tezlere, akademik ilişkilere, dönem ve lehçe dağılımına tek yerden ulaşın.
Yazım, dönem ve İngilizce terim varyantları aynı sorguda birleştirilir.
Orhan Kurtoğlu
Tez eşleşmesi bulunamadı.
Orhan Kurtoğlu · 2009
Başlık terimleri ve yazar adı örtüşen kayıtlar doğrulama adayı olarak yan yana gösterilir.
Bu sorguda güçlü tez–makale adayı bulunamadı.
YÖK kayıtlarındaki danışman–öğrenci–tez ilişkilerini görünür kılar.
Bir danışman seçerek öğrenci ve tez dallarını açabilirsiniz. Aynı adlı kişilerin ayrıştırılması yalnız YÖK üstverisinin izin verdiği ölçüdedir.
Aranan kavramın makale başlıkları ve mevcut yayın tarihi üstverisindeki dağılımı.
Tarih, varsa yayın üstverisinden; yoksa arşiv kaydındaki yıl bilgisinden alınır. Grafik kavramsal anlam değişimini tek başına kanıtlamaz.
Bilimsel yazıçevrimi işaretlerini modern arama biçimleriyle birlikte dener; sonuçların hangi Türk dili veya lehçesinde yoğunlaştığını gösterir.
Klasik Türk Şiirinde Saçı Geleneğiklasik turk siirinde saci gelenegiBunlar sözlükte anlam karşılığı değil, dizin araması için yazıçevrimi varyantlarıdır.
Boyutlandırılmış sonuçlarda belirgin lehçe etiketi yok.
3.709 boyutlandırılmış kaydın dağılımı; akademik alanın tamamını değil bu arşivin kapsamasını gösterir.
Bu göstergeler “çalışılmamış konu” iddiası değildir; yalnız ÇÜTAM arşivinde az temsil edilen kesişimleri işaret eder.
ÇÜTAM’ın yerel PDF’leri ile dış bağlantısı korunarak özel dizinde işlenen açık DergiPark PDF’lerinin tekilleştirilmiş metinlerinde arar.
Saçın İlk Kez Kesilmesi: Anadolu’da ve Anadolu dışındaki Türk topluluklarında çocuk saçının ilk kez kesilmesiyle ilgili çeşitli inanış ve pratikler mevcuttur: “Karaçay-Balkar Türklerinde çocuk, iki-üç aylık olup başını dik tutmaya başladığında ‘ilk saç’ı annesi veya bir yakını tarafından kesilir. Tören esnasında çocuğun başına şeker saçılır. Bu esnada akraba…
bilinen Umay Ana’ya işaretle “Umay gibi anam” demektedir (İnan, 1986, s. 27). Göktürklerin millet oluşlarını sağlayan ise bir anne kurttur (Cebeci, 2009, s. 20). Türk destanlarında ve mitolojisinde kadın aile reisi vasfını erkekle paylaşmakla birlikte, arkadaşı ve yoldaşı konumundadır. Hatta bazı destanlarda ilahi bir varlığa dönüşmektedir. Anne ve baba aile…
Eski Türk Edebiyatı Alanındaki Yüksek Lisans ve Doktora Tezlerinde Görülen Eğilimler (1985-2017) 363 fetihnâme, siyasetnâme, vefâyatnâme türündeki eserler neşredilen mensur metinler arasındadır. Bazı metinlerde nazım ve nesrin birlikte kullanıldığını görmekteyiz. 1.2. Metin Neşri Dışındaki Konu Çalışmaları Metin neşri dışındaki çalışmalar, ağırlıklı olarak n…
364 İlyas KAYAOKAY Grafikte görüldüğü üzere bu husustaki 473 yüksek lisans tezinin %52’si yani 247 tez, bir şaire ait bir divanın yahut mesnevinin incelenmesi suretiyle ortaya konulmuştur. Örneğin “Mesîhî'nin gazellerinde teşbîh ve istiâre”, “Şeyhi Divanı'ndan seçilen elli gazelin şerhi”, “Karamanlı Nizami divanı tahlili”, “Hayreti Divan'ında din ve tasavvuf…
anne ismi olarak en fazla Hz. Meryem kullanılmıştır. Genellikle az bulunan manalarda kalem Hz. Meryem’e benzetilmiştir. Annenin rolleri on beş alt başlıkta değerlendirilmiştir. Şiirde en fazla doğurganlığıyla geçmekte olan annenin, kız doğurması ise olumsuz karşılanmıştır. Süt vermesi, beşik sallaması, her zaman çocuğun yanında olması, besleyiciliği, koruyuc…
-80- Mustafa KARABULUT, İmge ve Cumhuriyet Dönemi Türk Şiirinde “Su” İmgesi SONUÇ Su, yaşamın maddi ve manevi temel kaynaklarından biri olup sanat dünyasının vazgeçilmez bir unsurudur. Su, “anâsır-ı erbaa” olarak adlandırılan “toprak, hava, ateş, su” olmak üzere kâinatı oluşturan dört temel unsurdan biridir. Su, Kur’an-ı Kerim’de bazı sûrelerde kâinatın cevh…
Zariç, Mahfuz, “Cahit Sıtkı Tarancı’nın Şiir ve Öykülerinde İmajlar, Üslûp ve Tematik İlgiler“, Doğumunun Yüzüncü Yılında Cahit Sıtkı Tarancı Sempozyumu, Atatürk Kültür Merkezi Yayınları, Ankara, 2013. Cahit Sıtkı şiirlerindeki arzular genellikle şiirlerdeki izleklerle ilgilidir. “Son Gece”de “Kalkmamak ümidiyle haydi toprağa kapan.” mısrasıyla ölüm, (Taranc…
Dertlî Kolundaki Âşıkların Şiirlerinde Mazmunlar Âşıklar da divan şairleri gibi mazmunları sık sık kullanmışlardır. Göz âşık şiirinde olsun, divan şiirinde olsun siyahtır. Sevgili daha çok kömür gözlü, mahur bakışlı, ahu gözlüdür. Gözler her ikisinde de çeşmeye, yıldıza benzetilir. Dertlî ve Figanî’nin şiirlerini incelerken göze çarpan en önemli hususların b…
Esra Akbalık / Türk Dili ve Edebiyatı 14 Dergisi Cilt / Sayı LII KAYNAKÇA ALBAYRAK, Nurettin “Halk Edebiyatında İstanbul”, İslâm Ansiklopedisi, C. 23, Türkiye Diyanet Vakfı Yay., Ankara 2013, s.289-292. ALBAYRAK, Nurettin, “Erzurumlu Emrah”, İslâm Ansiklopedisi, C.11, Türkiye Diyanet Vakfı Yay., Ankara 2013, s. 337-338. ARTUN, Erman, Âşıklık Geleneği ve Âşık…
Esra Akbalık / Türk Dili ve Edebiyatı 2 Dergisi Cilt / Sayı LII Giriş Türk halk edebiyatının en canlı ve zengin bölümlerinden biri olan âşık edebiyatı kendine mahsus geleneği ve icra töresi ile XVI. asırdan günümüze dek kültürel değişim ve dönüşümlere paralel olarak çeşitli kültür ortamlarında varlık göstermek sureti ile yerini korumuştur. XVII. asırda kurum…
632 Adem AYDEMİR „yenge‟ arasında „öz‟ ile „özge‟ örneğine benzer zıt bir anlam iliĢkisi görülmektedir. DLT‟de Oğuzca ibaresiyle Yanğa: “Derenin yanı, herhangi bir ırmağın bir yanı, geçesi” (DLT III: 369) anlamındadır. Clauson kelimenin geliĢimini „yaŋa:< yanga: yenge‟ Ģekline dönüĢebilir. „Yanğa‟ sözü, yeni anlamına gelen „yenği‟ (DLT III: 369) sözünü de ça…
Mahlas alma Eski Türk şiirinde ve Âşık şiirinde varlığı bilinen, Klasik Türk şiirinin en önemli unsurlarından olan mahlas alma geleneği, Klasik şiirin etkisiyle halk edebiyatına sistemli olarak geçmiş, on altıncı yüzyıldan sonra bütün halk şairleri divan şairleri gibi mahlas kullanmışlardır. Halk edebiyatında da mahlas geleneğe bağlı uygulanan bir kural biçi…
1082 Eda TANYILDIZI sadece psikolojik olarak rahatlatan, herhangi bir bilimsel dayanağı olmayan tutumlardır. Saç kesilirken de cinsiyete göre değişen davranışların gösterilmesi söz konusudur. Çocuk kolay diş çıkarsın diye buğday ve nohuttan “diş hediği” yapılır. Çocuğun önüne makas, kalem, altın Kur’an gibi meslekleri simgeleyen nesneler koyulur, başında e…
TÜRKİYE'DEKi AÖIZ ÇALIŞMALARI VE DİZİN BÖLÜMLERİ 269 saba\J.sı: "ertesi sabah". YER: Urfa: S. Özçelik, s. 266. =DerS 011 TürS 0 1 TarS 0.11 KÖKEN: *sabah+ı+sı, krş. birisi, hepsi(< hepisi) < hep+i+si her ikisi de teklik 3. kişi iyelik eki. saçı, saçu: "gelinin başına serpilmesi alışkanlık haline gelmiş para vb. şeyler; geline verilen hediye, yeni evlenenlere…
Deyimler: azağa saluv, azalav, azalap baruv, aza [azasın] kütüv, aza qıluv, aza tutuv, aza tartuv, qazalı boluv “yas tutmak”; azasın ötkerdi “yasını tuttu”; cılav aytuv, davıs aytuv “ölen kişinin hanımı, kızları, yakın akrabaları, kız kardeşlerinin ağıt yakması”; coqtav “ağıt yakmak, yas tutmak”; qabir quştı “mezarında ağıt yakıp yas tuttu”; qarasın aldı, qa…
Mahfuz ZARİÇ İntizam ve güzellikten ibaret” (Tarancı, 2008: 43-46) mısraları “o belde” özleminin göstergesidir. “Bir Kış Gecesi”nde anlatıcının “geçmişe özlem duyan teyzesi”, eşiyle geçirdiği mesut ve avdeti imkânsız günleri düşünmektedir. (Tarancı, 2008: 48) Cahit Sıtkı’nın önceki şiirlerinden farklı olarak, evlendiği 1950 tarihinden sonra yayımlanmış şiirl…
—— 232 —— —— 233 —— MURAT A. KARAVELİOĞLU ZÂTÎ’NİN JOHN RYLANDS KÜTÜPHANESİ 62 NUMARADA KAYITLI MECMÛ‘ADA YER ALAN KASÎDELERİŞEH-NÂME’SİNDE ŞEHİRLER dîvân nüshaları bulunan şairlerden Zâtî’nin, bilinen Dîvân nüshaların- Zâtî kadar edebiyat araştırıcıları ve okuyucular için de bu büyük da yer almayan birkaç kasîdesinin tanıtılmasıdır. bir şanssızlıktır. Bu ba…
—— 232 —— —— 233 —— MURAT A. KARAVELİOĞLU ZÂTÎ’NİN JOHN RYLANDS KÜTÜPHANESİ 62 NUMARADA KAYITLI MECMÛ‘ADA YER ALAN KASÎDELERİŞEH-NÂME’SİNDE ŞEHİRLER dîvân nüshaları bulunan şairlerden Zâtî’nin, bilinen Dîvân nüshaların- Zâtî kadar edebiyat araştırıcıları ve okuyucular için de bu büyük da yer almayan birkaç kasîdesinin tanıtılmasıdır. bir şanssızlıktır. Bu ba…
652 Adem AYDEMİR ĠNAN Abdülkadir, Makaleler ve Ġncelemeler, Cilt I-II, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1998. ĠZGĠ Özkan, Kutluk Bilge Kül Kağan-Böğü Kağan-ve Uygurlar, Kültür Bakınlığı Yayınları, Ankara 1986. KALAFAT YaĢar, Makedonya Türkleri (Özbekler-Türkmenler-Hazarlar-AfĢarlar-Kazaklar) Arasında Yasayan Halk Ġnançları, Ġstanbul 1994. KARA György, “Mo…
F.Ü. Sosyal Bilimler Dergisi 2016-26/2 İslâm’daki şefaat inancının inkârı kabul edilemez bir durumdur. Ancak şu kadar var ki insanda var olan başkalarından yardım bekleme duygusu, doğru bir şekilde yönlendirilmediğinde insanı şirke götüren yanlış bir inanç hâline dönüşebilmektedir. Bu sebeple şefaati iyi anlamak, sınırlarını iyi bilmek, ifrat ve tefritten, t…
Makale ayrıntılarında DOI, dergi, açık erişim, üstveri kaynağı ve son denetim bilgisi gösterilir. Aynı veriler salt okunur biçimde dışarı açılır.