Gül-i Sad-berg'in Yeni Bir Nüshası Üzerine...
Ahmet Sevgi
Bir araştırma sorusundan yazım varyantlarına, makalelere, tezlere, akademik ilişkilere, dönem ve lehçe dağılımına tek yerden ulaşın.
Yazım, dönem ve İngilizce terim varyantları aynı sorguda birleştirilir.
Ahmet Sevgi
Tez eşleşmesi bulunamadı.
Ahmet Sevgi · 2009
Başlık terimleri ve yazar adı örtüşen kayıtlar doğrulama adayı olarak yan yana gösterilir.
Bu sorguda güçlü tez–makale adayı bulunamadı.
YÖK kayıtlarındaki danışman–öğrenci–tez ilişkilerini görünür kılar.
Bir danışman seçerek öğrenci ve tez dallarını açabilirsiniz. Aynı adlı kişilerin ayrıştırılması yalnız YÖK üstverisinin izin verdiği ölçüdedir.
Aranan kavramın makale başlıkları ve mevcut yayın tarihi üstverisindeki dağılımı.
Tarih, varsa yayın üstverisinden; yoksa arşiv kaydındaki yıl bilgisinden alınır. Grafik kavramsal anlam değişimini tek başına kanıtlamaz.
Bilimsel yazıçevrimi işaretlerini modern arama biçimleriyle birlikte dener; sonuçların hangi Türk dili veya lehçesinde yoğunlaştığını gösterir.
Gül-i Sad-berg'in Yeni Bir Nüshası Üzerine...gul i sad berg in yeni bir nushasi uzerineBunlar sözlükte anlam karşılığı değil, dizin araması için yazıçevrimi varyantlarıdır.
Boyutlandırılmış sonuçlarda belirgin lehçe etiketi yok.
3.709 boyutlandırılmış kaydın dağılımı; akademik alanın tamamını değil bu arşivin kapsamasını gösterir.
Bu göstergeler “çalışılmamış konu” iddiası değildir; yalnız ÇÜTAM arşivinde az temsil edilen kesişimleri işaret eder.
ÇÜTAM’ın yerel PDF’leri ile dış bağlantısı korunarak özel dizinde işlenen açık DergiPark PDF’lerinin tekilleştirilmiş metinlerinde arar.
harami onları yakalayıp Çin hakanına hediye eder. İki esiri tanıyamayan hakan, onları puthanede çalışmak üzere görevlendirir. Bu esnada elçiler her tarafı aramasına rağmen Gül’ü bulamamıştır ve kara haberi vermek üzere hakanın yanına gelir. Haberi duyan hakan üzüntüden oracıkta ölür. Bunu fırsat bilen Gül ile Nevrûz puthaneden kaçarak deniz kıyısına ulaşır. …
Türkçe yazılmış beş Gül ü Nevruz mesnevisi vardır. Bu eserlerin tamamı Celal Tabib’in Gül ü Nevruz’unun tercümesi niteliğindedir. Ancak bu eserlerin hepsi tercümeyi aşarak telif niteliği kazanmışlardır. Mevlana Lutfî → Gül ü Nevruz, Eser Çağatay Türkçesiyle yazılmış. 1242 beyit, Yazılış tarihi: m.1441 (Türk edebiyatında yazılan ilk Gül ü Nevruz budur. Yuka…
Yukarıda da belirttiğimiz gibi Lutfi’nin Gül ü Nevruz’u mesnevi tarzında kaleme alınmış bir tercümedir. Eser, aruzun mefâîlün / mefâîlün / feûlün kalıbıyla yazılmıştır. Toplam 1242 beyitten meydana gelmiş olan eserde, Nevşad ülkesinin adaletli padişahının oğlu Nevruz ile Ferhar şahının kızı Gül’ün aşk hikâyesi konu edilmiştir. Gül ü Nevruz, klasik mesnevi ta…
İndirmek yeryüzüne Allah’ın rahmetini Bir gül gibi sunmak dünya saltanatına Şair, çağdaş bir mesnevi örneği sayılabilecek “Gül Muştusu” şiirinde “diriliş” fikrinin gül imgesi ile birlikte Peygamberimizden gelecek yardımla gerçekleşebileceğini gösterir bize. Şairin arzuladığı, bir gül mevsimi; yani diriliştir. Bu gül mevsiminin gelebilmesine yardımcı olacak k…
onun her zaman koştuğu, oynadığı yerlerdir. Çok şanslıdır ki bu yöreler dirilişin de gerçekleşeceği yerlerdir. Yukarıda da gül imgesi tüm bağdaştırmaları ve halin gereğine aykırı kullanımlarla kendisini hissettirmektedir. “Cennet titremesi” alışılmamış bağdaştırma örneğidir. Gül “Hızır fısıltısı”dır, “baharın salavatı”dır. Sezai Karakoç’un şiir ülkesinde her…
-110- Veysel ŞAHİN, Yahya Kemal’in Şiirlerinin Simge Kurgusu ve Görüntü Düzeyleri oluşturur.” (Uludağ, 2002: 149) Gül, bazen Allah’ın güzelliğinin bazen de Hz. Muhammed’in simgesidir. Taç yaprakları ve dikeniyle ilahî cemâlî ve celâlî yansıtır. Gül bahçesi ise simgesel anlamda yeni doğuş ve ortaya çıkışların besleyici mekânı “mutlak olarak kalbin fethi ve aç…
yere inmesi ile göğün ilahi olanı temsil etmesi birleşir. Vahiy de yağmur gibi gökten yere iner. Vahyin sadece peygamberlere mahsus olmasına mukabil, onun farklı bir biçimi olan ilham, bütün Müslümanlara mahsustur. Buradan hareketle yağmurun ilhamı ifade ettiği sonucuna varabiliriz. Böylece Sezai Karakoç’un şirinin metafizikle irtibatı da ortaya çıkmış olur.…
Canını Cânâmna Feda Eden Ozan Fuzulî Üzre ( T ) : Üzere, üstüne. ' \ SünbtJl-i güsü-yı müşg-bâr (F) : Misk kokusu saçan saçının sünbülü; mec. Sevgi linin şekil ve koku yönüyle siinbüle benzeyen saçları. Yakmak (T) : Kına, yakı ve benzeri şeyleri koymak, sürmek. Ayağına yakmak (T) : Ayağına kına yakmak. Nigâr (F) : Nakış, desen; kma gibi şeylerden el veya ay…
Eser Üzerinde Yapılan Çalışmalar: Lutfi’nin Gül ü Nevruz’u Özbekistan’da Kiril harfleriyle birkaç kez yayımlanmıştır. Türkiye’de ise eser üzerinde bir mezuniyet tezi bir de yüksek lisans tezi yapılmıştır. Ancak bu çalışmalar yayımlanmamıştır. Bunun dışında eser üzerinde makale ve bildiri düzeyinde incelemeler de bulunmaktadır. Aşağıda tüm bu çalışmalar liste…
BÜLBÜLÜN GIDASI YAPRAK KEBABIDIR 399 Şair Kelâmî de memduhun övgüsünde yazdığı bir kasidede onun gül yanağının övgüsünü yaparken kamış kalemini bülbüle; kalemin iki parçalı ucunu bülbülün gagasına; bu kalemle memduhun yanağının vasfında yazdığı şiiri, bülbüllerin (yemek için) ağızlarına aldıkları gül yaprağına benzetmektedir. Burada, mürekkep hokkasına batır…
merkezde olduğu bir diriliştir: “Gül gelecek, / Kıyamet demek gülün geri gelişi demek / Gül, Peygamber muştusu, Peygamber sesi.” Karakoç’un şiir kitabında bulunan sağnaklardan biri de “gül sağnağı”dır. Monna Rosa şiir kitabı, “Bahar Sağnağı” ve “Gül Sağnağı” ile başlar. Şair daha ilk şiirlerinde okuyucuyu adeta bir gül bahçesine davet eder. Hatta onun şiirin…
Yaradılış baharının soluğu üfürülsün yüceden (Karakoç, 2009: 382) Sezai Karakoç, gülü “diriliş”i gerçekleştirecek imge olarak algılar. Böylece gül, imgesel bakımdan inanç değerleri açısından yeni çağrışımlar oluşturur. Şair, gül sayesinde sisten, karanlıktan, karabasandan ve ölüm korkusundan çıkılabileceğini ifade eder: Çıkarız birbir bir sisten Çanların ala…
398 Muhammet Nur DOĞAN Bülbülün neşesi ağlayıp inlemesine değmez; (ağzına aldığı/bahsini ettiği) gül yaprağı, dikenlerinin açtığı yaraya değmez. Şair, “Bülbülün kısacık bir müddet sevinmesi, neşelenmesi için bu kadar ağlayıp inlemesi gereksizdir; ağzına alacağı bir iki gül yaprağı için de dikenler üzerine düşüp böylesine kan revan içinde kalmasının anlamı yo…
2012 / Yıl: 2 Sayı: 3 “Elif, lÀm, mim, elif, lÀm, mim, ra, elif, kef, Hurufi felsefesi ve hesaplarında temel he, ye, ayın, sad, tı, sin, mim, ye, sin, sad, ha, bir yer tutan bu harfleri, sadece harf yığı- mim, kaf, nun” (Ünal, 2006: 193). nı olarak görmek elbette yanlıştır. Bir çok eserde harflerin noktaları da hesaplara dahil “Elif, lâm, mim, elif, lâm, ra,…
ALEVİLİK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ “be, ye, sin, nûn, mîm, elif, lâm, fe, sin, te, ayn, ye, nun, elif, he, dal, elif, elif, lâmelif, mîm, he, ye” (Eğri, 2008: 245). Gö- lâm, sad, ra, elif, tı, elif, lâm, mim, sin, te, rüldüğü gibi 12 harf vardır. kaf, ye, mim, sad, ra, elif, tı, elif, lâm, zel, ye, nun, elif, nun, ayn, mim, te, ayn, lâm, ye, he, Fatiha’nın 124 h…
SEZAİ KARAKOÇ’UN ŞİİRLERİNDE GÜL SAĞNAĞI Prof. Dr. Mustafa KARABULUT ORCID: 0000-0001-6259-0868 Adıyaman Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ÖZET Türk edebiyatının önemli isimlerinden Sezai Karakoç, sadece şair değil, aynı zamanda yazar, düşünür ve siyasetçidir. Karakoç, Türk şiirinde özgün bir şair olarak bilinir. II. Yeni Şi…
223 Togan, Zeki Velidi (1914): “Vostoçniye rukopisi v Ferganskoy oblasti”, Zapiski vostoçnogo otdeleniya, XXII, 312-313. Uçar, Erdem (2012), “Kutadgu Bilig’in Kahire Nüshası Üzerine Notlar I”, Turkish Studies, 7/3, 2491-2504. Üşenmez, Emek (2011). “Kutadgu Bilig (Nemengan/Fergana/Özbekistan) Nüshası”, Doğumunun 990. Yılında Yusuf Has Hacib ve Eseri Kutadgu B…
61 Ölmez, Zuhal (2011), “Karahanlı Türkçesiyle Yazılmış Eserler”, XI-XIII. Yüzyıllar Türk Dili, Yazarlar: Zuhal Ölmez-Mustafa Kaçalin, Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi yayınları, 2-19. Özaydın, Abdülkerim (2001), “Karahanlılar”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 24, 404-412. Radloff, W. (1897), Die alttürkischen Inschriften der…
444 Hayrullah KAHYA - Devin DEWEESE ol navǾ ki nuqŧadïn ziyāda tutsa alif üstidä nišīman103 5 ammā tan-i sīndur äylä kim nūn mingän kiši dék samand-i tavsan 95 nūn źikri érür bu yerdä maŧǾūn bir nuqŧa alifning ittiśāli hāźā śūrat-i nun96 tārī songï kim bar érdi ħālī šīn madïnï yeti nuqaŧ qïl bïyïġ97 zāyī ki bu yerdä boldï maźkūr ammā kaj érür bi-Ǿaynihi tīġ …
başlığı ile ilgili bahsinde Bâkî’den seçtiği; “Tîğun adem diyarına rûşen-tarîkdür/ A’dâ-yı dîni durma kılıçdan geçür hemân”, beytinde “kılıçtan” kelimesi yerine “o yoldan” ibaresi kullanılsaydı daha güzel olurdu, zannederim demektedir (Kâm 1998: 75). Yani araştırmacı, bir müstensih olsaydı bu tasarrufta bulunabilirdi. Kaldı ki müstensihlerin çoğu bu minval ü…
Makale ayrıntılarında DOI, dergi, açık erişim, üstveri kaynağı ve son denetim bilgisi gösterilir. Aynı veriler salt okunur biçimde dışarı açılır.