Gök Tanrısı Terimi Üzerine
Azmi Bilgin
Bir araştırma sorusundan yazım varyantlarına, makalelere, tezlere, akademik ilişkilere, dönem ve lehçe dağılımına tek yerden ulaşın.
Yazım, dönem ve İngilizce terim varyantları aynı sorguda birleştirilir.
Azmi Bilgin
Tez eşleşmesi bulunamadı.
Azmi Bilgin · 2009
Başlık terimleri ve yazar adı örtüşen kayıtlar doğrulama adayı olarak yan yana gösterilir.
Bu sorguda güçlü tez–makale adayı bulunamadı.
YÖK kayıtlarındaki danışman–öğrenci–tez ilişkilerini görünür kılar.
Bir danışman seçerek öğrenci ve tez dallarını açabilirsiniz. Aynı adlı kişilerin ayrıştırılması yalnız YÖK üstverisinin izin verdiği ölçüdedir.
Aranan kavramın makale başlıkları ve mevcut yayın tarihi üstverisindeki dağılımı.
Tarih, varsa yayın üstverisinden; yoksa arşiv kaydındaki yıl bilgisinden alınır. Grafik kavramsal anlam değişimini tek başına kanıtlamaz.
Bilimsel yazıçevrimi işaretlerini modern arama biçimleriyle birlikte dener; sonuçların hangi Türk dili veya lehçesinde yoğunlaştığını gösterir.
Gök Tanrısı Terimi Üzerinegok tanrisi terimi uzerineBunlar sözlükte anlam karşılığı değil, dizin araması için yazıçevrimi varyantlarıdır.
Boyutlandırılmış sonuçlarda belirgin lehçe etiketi yok.
3.709 boyutlandırılmış kaydın dağılımı; akademik alanın tamamını değil bu arşivin kapsamasını gösterir.
Bu göstergeler “çalışılmamış konu” iddiası değildir; yalnız ÇÜTAM arşivinde az temsil edilen kesişimleri işaret eder.
ÇÜTAM’ın yerel PDF’leri ile dış bağlantısı korunarak özel dizinde işlenen açık DergiPark PDF’lerinin tekilleştirilmiş metinlerinde arar.
Reşid Rahmeti Arat (1986), Eski Türk Şiiri adlı çalışmasında Orta Türkçe devresinde Uygurlar döneminden kalma şiirlerde “tengri” kelimesinin “tanrı” ve “gök” anlamının yanında “saygı değer, efendi” karşılığında da kullanıldığını ifade eder (Akt. Bilgin, 2005: 4). Divan-ı Lügat-it Türk’te de “gök” kelimesi farklı anlamlarda kullanılmıştır. a) Gök, hava, sema …
(Yıldız, 2008: 213), Âşık Paşa’nın Garib-nâme (II)’sinde “Yidi kat gök ehlinüñ tâkatları / Yitdüğinçe bu-y-ıdı tâ’atları (yedi kat gökte bulunanların güçleri yettiği kadarıyla ibadetleri bundan ibaretti.” (Yavuz, 2000: 501) şeklinde geçer. Şeyhi’nin Harname’sinde “gök kelimesi “bahtı gök döndüğünde dâim olur (Har., 28)” ifadesinde “sema, gök yüzü” anlamında …
dünyada bulunan gerçek bir varlık ya da nesnedir. Bu nesnel gerçekliği dil temsil eder (Kıran, 2010:63). İnsan hayatında çok önemli bir yer tutan dil, toplumdaki değişmelere paralel olarak değişime uğrar. Sözcüklerde bu değişim şekil ve anlam yönüyle meydana gelmektedir. “Gök” kelimesi de Türkçenin en eski kaynaklarında geçmektedir. Geçmişten günümüze kadar …
gılıncınadolma : Kuyruğunun iç kısmı dolu olan S.elcuklu türü güvercin; Açık enseye gôre daha değerlidir (bk. kılıncına dolmd). gılıncına ense : Tabanı geniş, üst tüyleri bıçak gibi olan ense. Üçgen biçi- mindeki ense (bk. kılıncına ense) (M. Öztermiyeci). gırcalı : Acık renkteki gök ve ak karışı mı güvercin. Mardirıli türünde o}u·r. gır göğ : Yaban güvercin…
176 Adem AYDEMİR 176 Yugh. čolbon; Mongr. čolbaŋ.” (EDAL: 1324). Türklerin çeşitli gök cisimleri arasından güneş ve aydan sonra en çok kutsal sayıp dini bir anlam ve önem verdikleri Venüs yani Zühre ya da Çoban yahut Çolpan veya Sabah Yıldızı olmuştur. Solban veya Çolpan Yıldızına yüklenen bu kutsiyet Abakanlı kamların ilâhilerinde daha belirgin olarak görül…
ANLAM BİLİM AÇISINDAN GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KADAR “GÖK” KAVRAMININ ANLAMSAL YOLCULUĞU Tuncay TÜRKBEN MEB, Öğretmen, tuncayturkben57@gmail.com ÖZET Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan en önemli iletişim aracıdır. İnsanlar düşünce, duygu ve isteklerini dil aracılığıyla ifade ederler. Dil, insanlar arasında anlaşma aracı olduğu gibi aynı zamanda kültür birik…
nüzul», kuğurınak «(güvercin) ötmek»; anaç «yav.ru ya da yemiş yetişti recel< duruma gelmiş olan (hayvan ya da ağaç)» , yad «1. Başka, 2. Ya- bancı» (Türkçe Sözlük, Ankara, 1974), demkeş «daima öten ~ir cins gü- vercin»,· (F. Develioğlu, Osmanlıca-Türkçe Ans. LOgat, Ankara, 1962) gibi sözlüklerde bulunan sözcüklerin bir kısmına da az cok özel bir anlam ve- …
·ıınnntar Gü-vercinin . ağzının içinde, damakta v~. ; boğqza yakın ·Y!3rlerde ol.arı beyaz. renkteki .-.büyük kqbarcıklor. Sünme öze!Hği · vardır. Teda- vi edilmezse güvercini öldürebilir. .- . . . . . , .Mardinli : Gagası. uzun,. gözleri küçük, kafası sili.k, pacaları kısq, ~.ovu uzun, boynu normal uzunlukta, ayak tırna~ları şahin tırnağı gibi uzun, düz kuy…
Eski Uygur Türkçesinin Manihaist Dönem Metinlerinde Yetke Kavramı 365 Yukarıdaki ilk örneği “Tanrı’nın öğretilerini söylese…”, ikinci örneği ise “öğretinin mutluluğu ki tüm öğretinin hükümdarı odur, ve sizlere söyleyiverdim.” şeklinde günümüz Türkçesine aktarabiliriz. Nomçı: < Sogd. nwm+çı Tür. vaiz, dharmayı açıklayan kişi, öğretmen, vaiz, din bilgini. Bu s…
281 Samet AZAP Kök-Börü, yani “Gök-kurt” büyük hükümdarların kudretini göstermek için kullanılan bir sıfat idi. Mesela Manas Destanı’nda Kırgızların Orta-Yüz reisi Kökçö’nün oğlu ile Manas- Han’ın oğullarına, konuşma sırasında hep “Kök-Börü sultanım” denirdi. Manas’ın karısı Kanıkey Hatun da bir gece yatarken çok güzel bir rüya görmüştü. Rüyasının yorumu içi…
Divanü Lûgati’t-Türk’te Meteorolojiye Dair Sözcükler 255 Bulıt: “Bulut. ‘Kara bulıt, ak bulıt’ denir.” (DLT I: 354). Bulıt: “Cloud. ‘Kara bulıt: A black cloud’, ak bulıt: a rain cloud.” (EDPT: 333; TDES-I: 63). Bu: “Buğ, buhar, buğu” (DLT III: 206; EDPT: 292). T. Gülensoy bū ‘buhar, buğu’ + lı+t şeklinde kelimenin etimolojisini yapmıştır (KBS-I: 182). Doerfe…
a) “Gök” kelimesinin “yeryüzünün üstünü kaplayan kubbe biçimindeki mavi boşluk, sema, asuman” anlamıyla kullanılması: “Açık pencereden yıldız dolu göğe bakıyorum.” Yusuf Ziya Ortaç “Karşı dağlarda tutuşmuş gibi gül bahçeleri/ Koyu bir kırmızılık gökten ayırmakta yeri” Yahyâ Kemal (Misalli Büyük Türkçe sözlük, 1066) b) “Gök” kelimesinin “gökyüzü rengi, yeşile…
TARİHI ŞiVELERDE AT DONLARI 137 24. KONGUR Bu kelimeye at donlanndan birini ifade etmek üzere ilk olarak İbn-i Mühenna'mn lugatinde rastlamaktayız. Burada kelimenin Arapçası beklenilenden oldukça farklıdır: muly1lifii 'n-nu~af (Hilyetü'L-İnsan: 171). Mubiilifü'n-nu~a!'ın at domı olarak "benekli"yi gösterdiğini ileri sürebiliriz. A Battat da bu Arapça karşılı…
Çince’de ‘harem’ anlamına gelen ‘kün’ terimi Türkçe’ye de geçmiş, haremdeki cariye ve kadınlara ‘künteki’, gerdanlığa da ‘Küntekü’13 denilmişti. Türklerde gerdek gecesi süslenen geline, üzerlerine değerli taşlar ve inciler oturtulmuş altından ve gümüşten ‘bogmak’ denilen bir gerdanlık takılırdı (DLT I, 466). Bogmak, za- manla evli veya bekâr kadınların takın…
Emåāl ü Neṣāyiḥ-i Türkì ve Söz Varlığı Üzerine 479 için) iğnesini batırmak, ısırmak veya sokmak, vd.” (Hacaloğlu 1992: 241), sanc- “sokmak, sancmak” (Rahimi 2009: 155), sancax “çengel” (Zagatala) (ADL-II: 473). sovḳat: hediye, bahşiş Çobanun sovḳatı mırçaluḳ8 olı (ENT: 39); “Çobanın hediyesi, mırçalık olur”. Harz.: ME savḳat savġat “hediye” (Yüce 1993: 1…
238 ḳılsun .. ol tütsügnüs tütüni turum ara kök ḳalıḳ içinte yadılıp .. bizning yene ordumız--ḳa karşımızḳa tegip t(e)sridem kuşatrı bolup tegzinü turgay .. AY 424/8. “O Han, bizim için tütsü yakıp bu öğreti mücevherini öğretecek hocaya büyük saygı gösterdiğinde, o tütsünün dumanı bütün göğe yayılıp bizim sarayımıza ulaşacak ve ilâhi bir gölgelik oluşarak or…
71 kavşurup .. ağır ayamakın t(e)ngri t(e)ngrisi burkan yööninge titrü körüp inçe tip ötünti :: AY 94/4. “Gün doğduğunda yine büyük cemaati toplayarak tapınmak için gerekli malzemeyi alıp Raçagarh adlı kent tarafındaki Grakırakut dağına ulaştı ve Tanrılar Tanrısı Burkan’ın ayağı önünde secde edip güzel kokularla, çiçeklerle bezedi. (Sonra) sağa doğru üç kez …
Osmanlı’daki Hükümdarlık Anlayışının … 69 Mısır Mısır Krallığı’nın başlangıcından itibaren, firavunların tanrısal kimlik taşıdıkları bilinmektedir. Firavun hayattayken güneş tanrısı Horus (diğer adıyla Amon-Ra), öldükten sonra ise Osiris (ölüm tanrısı) olarak kabul ediliyordu. Firavunun edebî hayata sahip olması, Mısır’ın uyum içinde varlığını sürdürmesi açı…
8 TÜRK DÜNYASI ARAŞTIRMALARI ‘Yablak’ kelimesi Gök Türk yazıtlarında geçen manasıyla Tengride Bol- muş İl İtmiş Bilge (Mo-yen-Çor) Kağan yazıtında (Şine-Usu Abidesi) geçti- ği, yazıtın D.5. satırındaki “Tay Bilge Tutuk yablakın üçün, bir iki atlıg yablakın üçün kara bodunum öltüng, yitding”57 ve K.10. satırında “üç Kar- luk yablak sakınıp teze bardı”58 cümle…
Üze kök tengri asra yağız yir kılındukda ikin ara kişi oglı kılınmış... (Üstte mavi gök,altta yağız yer kılındıkta[yaratıldığında] ikisi arasında insan oğlu kılınmış[yaratılmış] ) [KT D 1] ...Üze Türk Tengrisi Türk ıduk yiri subı ança itmiş... (Yukarıda Türk tanrısı,Türk mukaddes yeri,suyu öyle tanzim etmiş...) [KT D 11] ...Üze kök tengri as[ra yağız yir kıl…
Makale ayrıntılarında DOI, dergi, açık erişim, üstveri kaynağı ve son denetim bilgisi gösterilir. Aynı veriler salt okunur biçimde dışarı açılır.