Sayfa 12 / 1619,23
Ayasofya gibi romanda karşımıza çıkan ve simgesel değer verilen bir diğer mimarî eser, bugün Zeyrek Camii olan Pantakrator Manastırı’dır. Eserde Pantakrator Manastırı da iktidar mücadelelerini gösteren mekânlardan biri olarak karşımıza çıkar. Romanda manastırın rahibi Gennadios, (Lukas Notoras gibi) Türkler karşısında savaşmanın gereksiz olduğunu savunan, La…
Sayfa 10 / 1516,04
İ.KAYA “Kemal Pasazade’nin Pendname’si” hükümdar, inleyen hasta ve güzel yanaklı sevgiliden ibarettir. Bunların nazına ve haksızlığına katlanmaktan başka çare yoktur. İfade şöyledir: Üç ta ’fenün nâz niyâzına ve cefâsma zarûrî sabr itmek gerek. Evvel pâdişâh-ı sitemkâr. İkinci bîmarya ‘n î hasta-i zâr. Üçinci mahbûb-ı hûb-ruhsâr. (Pend: 47b) Aslında eserin t…
Sayfa 50 / 43216,04
25 Doğu Türk Kağanlığının batı kanadını yöneten İstemi Yabgu’nun Bizans İmparatoru I. Justinos’a gönderdiği mektup 6. yüzyılın son çeyreğine tarihlendirilir. Yine Taspar Kagan (572-581) zamanında Çin’deki Ts’i Hanedanı, bir burkan rahibini Budizm’e davet için Türklere gönderir. Bu Budist rahip Türkleri ikna edemese de Taspar Kagan, hükümdara birkaç Budist me…
Sayfa 128 / 43216,04
103 “O zaman Sarasvatı Tanrının kızı suya grime töresi, mandalası, öğretisi gereğince Tanrılar Tanrısı Burhan’ın ayağına kapanıp secde ederek şöyle ricada bulundu: ‘Adı yücelmiş, saygı duyulası Tanrım, hangi rahip, rahibe, imanlı, cemaat bu tümüyle yüce öğreti adlı öğreti mücevherini hangi kentte, köyde, dağda, manastırda okusa, anlatsa ben kendi cemaatim il…
Sayfa 266 / 43216,04
241 körmek yol ..AY 253/12. “İki türlü görmek ve öğrenmek yolları üzerine dağılmış ihtirasları aceleyle gidermek nedir? dersen, görmek yolu ise bağlanmış bağlarda ayırt edilemeyen görücü bilgi sayesinde arıtarak bağsız kıldığında bu ayrı ayrı başı olan sözlü belirtileri bağlanmaktan gerçek gönülde sürekli bağlanmaktan kurtarıp yerleşerek bağlanacak ve bağlan…
Sayfa 13 / 3216,04
Âdem AYDEMİR GB’daki ‘TGYoT’ şeklindeki işaretlerin ‘NGYoT’un cem’i olarak ‘tuy(u)g(u)t’ şeklinde okunması gerektiği kanaatindeyiz. 629 yılında Çinli Budist rahip Hsüan-tsang, Batı Göktürk Kağanı T’ung Yabgu Kağan’ı ziyaret etmişti. Kağan, Hsüan-tsang ayrılırken, ya- nına birçok dil bilen bir kılavuz katıp satenden bir kaftan ve elli parça ipekli kumaş hediy…
Sayfa 9 / 1616,04
9 Adem AYDEMİR kavimlerine dair Çin glossaları bu kavimlerin dillerine dair bize yeterince yardımcı olmuyor (Ligeti, 1951: 301-328). Bununla beraber Çin yıllıklarında ‘ Tu-yu-hun’ şeklinde imlâlanan kavim adının, Paul Pelliot, ‘Tu’uγ-γun’ ya da ‘Tu’uγun’ (Pelliot, 1921: 323), Louis Bazin, ‘Tuyuγun’ (Bazin, 1950: 281-282) ve Lev Nikolaevič Gumilёv, ‘Togon’ (G…
Sayfa 10 / 2612,99
Eski Uygur Türkçesinin Manihaist Dönem Metinlerinde Yetke Kavramı 357 Çahşapat: < Skr. śikṣāpada emir, buyruk, dinî talimat/emir. DTS (1969)’de “ČAQŠAPAT [< скр. ṣikṣapada 1. заповедъ 2. воздержание, обет.” (1. buyruk 2. çekinme; ant) şeklinde açıklanmaktadır (s. 140). Clauson (1972) ise “čaxşa:pat” için “the Sanskrit word śikṣāpada became a loan word in Sog…
Sayfa 350 / 43212,99
325 kirtgünür men ne üçün tip tiser söki ḳutluġlar ösreki bilgelerde antaġ işidmişim bar (a)ntaġ türlüg alp erdemlig ḳanamlaġ yüreklig bek ḳat(ıġ) kösüllüg tınlıġ bolur.. M 9-27. “‘İlâhi üstat, böyle beş kötü iğrenç, kısa yaşamda Burhanlar dünyada belirdi, diye söylenen söze inanılır mı?’ Bunun üzerine Badhari Brahman şöyle dedi: ‘Asil oğlum, ben inanırım. N…
Sayfa 9 / 1612,82
halka hitabındaki ‚Papalığın serpuşundan, Türk’ün sarığı yeğdir.‛ (BA:12) cümleleriyle belirgin bir şekilde verilir. Bizans’ta yaşanan bu Ortodoks-Latin çatışması, hemen hemen romanın bütününe sinmiştir. Zira fetih günlerinde Türkler gibi Katolik dünyası da İstanbul’u ele geçirmek istemektedir ve Rumlar, ülkelerinin Katolikleşmesinden çok rahatsızdırlar. Bu …
Sayfa 282 / 43212,82
257 “Ben geldiğimde güzelliğimi göstererek, öğretiyi dile getiren kişiye ‘Ey asilim, sana ne gerek?’ diye soracağım.” (986) .. ötrü anand toyınḳa açġıl .. içinte negü bar körgil tip y(a)rl[ıkadı]AY 606a/8. “‘Rahip Ananda’ya anlat ve içinde ne olduğunu gör.’ diye buyurdu.” (987) :: bo savıġ eşidip m(a)has(a)tvı tigin ötrü içisi tiginke bo bars negü yiyür uzat…
Sayfa 20 / 2111,08
KUR'AN 'IN TÜRKÇE TERCÜME VE TEFSİRLERİ 395 transkripsiyonunu ihtiva eden kısımlarının yeniden gözden geçirilerek yayınlanmış şeklidir. Diğer ciltleri için bk. ı 05. ve 107. sıraya.) 103. Esra Karabacak. An lnter-linear Translation of the Qur 'an Into Old Anato/ian Turkis h=Eski Anadolu Türkçesi Satır-Arası Kur 'an Tercümesi: Introduction and Text. I, Source…
Sayfa 2 / 3110,92
806 Bahir SELÇUK-Selahattin TOPBAŞ A WORK ABOUT HURUFISM: MUSTAFA RUMÛZÎ’S HAKÎKAT-NÂME Abstract Described as a separate religion, denomination or sect by different researchers who are related to Fazlallah-i Esterabâdî Hurufism tries to explain existence, Qur'an and hadiths by letters. Fazlullâh has systematized the concept of attributing esoteric meanings t…
Sayfa 27 / 2910,92
364 Seadet ŞIHIYEVA SƏFƏROVA, Zemfira (1998). Azərbaycanın musiqi elmi. Bakı: Elm. ŞIXIYEVA, Səadət (2016). “Otuz iki” sayının bədii-fəlsəfi məna tutumu (Nəsimi şeiri əsasında)”. Sivilizasiya (elmi-nəzəri jurnal). Bakı Avrasiya Universiteti, №4, s.s. 172-190. ŞIXIYEVA, Səadət (2017). “Nəsiminin ədəbi-nəzəri görüşləri: tətbiq şəkilləri və nəzəri biliklər priz…
Sayfa 1 / 3310,75
JOURNAL OF TURKISH STUDIES TÜRKLÜK BİLGİSİ ARAŞTIRMALARI CİLT 33/1 2009 Yayınlayanlar Cemal KAFADAR • Gönül A. TEKİN CEM DİLÇİN ARMAĞANI I Yayma Hazırlayan Zehra TOSKA Harvard Üniversitesi Yakındoğu Dilleri ve Medeniyetleri Bölümünde yayınlanmıştır 2009
Sayfa 5 / 1310,75
Bu dönem içerisinde de Türklerden övgüyle bahseden seyahatnamelere rastlamak da mümkündür. Henry Blunt'un 1634 tarihli seyahatnamesi bunların en önemlilerindendir. Blunt, 1634 yılında Ġstanbul ve Doğu Akdeniz' e yaptığı seyahatin ardından kaleme aldığı eserinde Türkler hakkında Ģu görüĢleri ortaya koymaktadır: "Dünyamızın güney doğusunda Türklerin yönetimi a…
Sayfa 5 / 1310,75
Bu dönem içerisinde de Türklerden övgüyle bahseden seyahatnamelere rastlamak da mümkündür. Henry Blunt'un 1634 tarihli seyahatnamesi bunların en önemlilerindendir. Blunt, 1634 yılında İstanbul ve Doğu Akdeniz' e yaptığı seyahatin ardından kaleme aldığı eserinde Türkler hakkında şu görüşleri ortaya koymaktadır: "Dünyamızın güney doğusunda Türklerin yönetimi a…
Sayfa 5 / 1310,75
Bu dönem içerisinde de Türklerden övgüyle bahseden seyahatnamelere rastlamak da mümkündür. Henry Blunt'un 1634 tarihli seyahatnamesi bunların en önemlilerindendir. Blunt, 1634 yılında Ġstanbul ve Doğu Akdeniz' e yaptığı seyahatin ardından kaleme aldığı eserinde Türkler hakkında Ģu görüĢleri ortaya koymaktadır: "Dünyamızın güney doğusunda Türklerin yönetimi a…
Sayfa 3 / 3210,75
tarafından daha da genişletilerek yeni fikirlerle desteklenmiştir 2 . Ancak ismi geçen araştırmacılar çoğu meselelerde taraflı bir takım tespitlerde bulunmuşlardır. Fuad Köprülü, Halil İnalcık, Osman Turan, Mehmet Altay Köymen vb. ilim adamları yapmış oldukları araştırma ve tespitlerle batılı araştırmacıların yanlışlarını ortaya çıkarmışlar ve iki farklı dün…
Sayfa 8 / 910,75
Osmanlı Devletince, askere alınmadıklarından bütün çabalarının ticaret, ziraat ve sanayice yönelmekle tam bir huzur içinde çalışma sonucu hiç külfetsiz bir varlığa erişiyorlardı. Ülkenin her yöresinde elde ettikleri ekonomik varlığı ancak böyle bir yönetimde kazanabilirlerdi. Bu karşılıklı güven ve saygı XIX. yüzyılın son çeyreğine kadar sürmüştür. Ama bu ta…