Edat Tümleçleri Üzerine
Hikmet Dizdaroğlu
Bir araştırma sorusundan yazım varyantlarına, makalelere, tezlere, akademik ilişkilere, dönem ve lehçe dağılımına tek yerden ulaşın.
Yazım, dönem ve İngilizce terim varyantları aynı sorguda birleştirilir.
Hikmet Dizdaroğlu
Tahir Nejat Gencan
Tez eşleşmesi bulunamadı.
Hikmet Dizdaroğlu · 2009
Tahir Nejat Gencan · 2009
Başlık terimleri ve yazar adı örtüşen kayıtlar doğrulama adayı olarak yan yana gösterilir.
Bu sorguda güçlü tez–makale adayı bulunamadı.
YÖK kayıtlarındaki danışman–öğrenci–tez ilişkilerini görünür kılar.
Bir danışman seçerek öğrenci ve tez dallarını açabilirsiniz. Aynı adlı kişilerin ayrıştırılması yalnız YÖK üstverisinin izin verdiği ölçüdedir.
Aranan kavramın makale başlıkları ve mevcut yayın tarihi üstverisindeki dağılımı.
Tarih, varsa yayın üstverisinden; yoksa arşiv kaydındaki yıl bilgisinden alınır. Grafik kavramsal anlam değişimini tek başına kanıtlamaz.
Bilimsel yazıçevrimi işaretlerini modern arama biçimleriyle birlikte dener; sonuçların hangi Türk dili veya lehçesinde yoğunlaştığını gösterir.
Edat Tümleçleriedat tumlecleriBunlar sözlükte anlam karşılığı değil, dizin araması için yazıçevrimi varyantlarıdır.
Boyutlandırılmış sonuçlarda belirgin lehçe etiketi yok.
3.709 boyutlandırılmış kaydın dağılımı; akademik alanın tamamını değil bu arşivin kapsamasını gösterir.
Bu göstergeler “çalışılmamış konu” iddiası değildir; yalnız ÇÜTAM arşivinde az temsil edilen kesişimleri işaret eder.
Yalnız ÇÜTAM sunucusunda yayımlanan yerel PDF’lerin tekilleştirilmiş metin dizininde arar.
Berke Vardar, enklitikler için “sonasığınak” terimini teklif ederek bu yapılara “Vurgudan yoksun olan ve kendisinden önceki sözcükle birlikte bir vurgu birimi oluşturan “öge”” der. (2002: 178). Ahat Üstüner, bu tür pekiştirme bildiren edatları ‘ek-edat’ olarak isimlendirir, dört türü olduğundan bahseder (+-lA, +-A, +-çI, -dI, +-mA, +-ok/+-ök). Günümüz lehçel…
ALEVİLİK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ 4.2. İsmi Edat Grubunun Unsuru Edat gruplarında ise edat yardımcı unsur, Olarak Edata Bağlama isim de esas unsurdur. Edatlar da tıpkı bir çekim eki gibi görev elemanıdırlar. Edat Yönelme hâli ekinin ikinci temel işle- gruplarında edatların isimleri geçici olarak timlik işlevi ise ismi edata edat grubunun birer zarflaştırıcı işl…
ZARF ↔ ZARF (niteleyen ↔ nitelenen) İsmi niteleyenlere sıfat, fiili niteleyenlere zarf adını veren mantığın ayrı birer kelime kategorisi olan sıfatı ve zarfı niteleyenlere başka adlar vermemesi, onları da zarf terimi içine yerleştirmesi bir çelişki gibi görünmektedir. Bu kabulün, bir açıklamaya ihtiyacı olduğu açıktır. Ergin’in zarf için sıfatların veya başk…
… ‘belirteç tümleci’ (Gencan), ‘zarflama’, (Banguoğlu) gibi terimler kullanılmıştır. Bunun yanında Ediskun ve Gencan gibi bazı dilcilerimiz ‘edat tümleçleri’, ‘ilgeç tümleçleri’ adını verdikleri cümle unsurundan bahsederler. Edatlarla meydana getirilen bu tümleçler de bize göre “ zarf” göreviyle kullanıldıkları için, bunları da “zarflar” içinde ele almak doğr…
26 parçası, bağlanılan (tabi eden) cümle parçasından sonra gelir. Ayrıca tümleç ve zarf yüklernden sonra gelir, bunun için de yüklem cümlenin sonunda değil, başında yahut da ortasında yer alır. (Bekler bu kör biraz panayır daalsın.) Üçüncü tip tamlamalarda da tarnlayan isim, tamlanarı isimden sonra gelebilir. (babası kızın)lS Türkçe cümleleri meydana getiren…
Bağımlı olduğun taktirde kurtulmak için mümkün değildir. (Ö127) Alan yazınında kelime gruplarına Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde ne şekilde yer verileceği, bunları yetkin kullandırmanın nasıl sağlanacağı üzerine ayrıntılı çalışmalar bulunmamaktadır. Durukan (2010, s. 158-162), ana dili olarak Türkçe öğretiminde 2. kademede kelime gruplarının anlam e…
ÇÜTAD Çukurova Üniversitesi Türkoloji Cilt 2, Sayı 2 Araştırmaları Dergisi Aralık 2017 +çA ekinin edat kökenli olduğu görüşünde olan diğer bir araştırmacı olan Kononov, edat-sonekler veya kısaca sonekler adını verdiği edatlar konusunda bilgi verirken, Datif Düşümünü İdare Eden Sonekler bölümünde kadar, dek, değin sonekleri ile aynı anlamda –cak, -cek, çağ (z…
Nergis Biray q a ş a d ı – m ı s! “Görüntüye de fotoğrafa da hiçbir zaman yansıtamamış, sezgileri çok kuvvetliymiş, makineden kaçıyor olmalı (sanki)”. (suhbat) Sonı bilip alıp, öz caqındarınıñ ornına solardı körsetkeli catır d e y d i – m i s. “Bunu anlayıp “hali vakti yerinde olanlar” kendi yakınlarının yerine onları gösteriyor, dermiş”. (Q, 2007: 52/18) II…
sonraki birime bağlayıp dil bilgisi bakımından onlara hâkim olup türlü anlam ilişkileri kuran edatlar, cümle içinde geçici vazifeyle kullanılmaları bakımından birbirlerine benzer niteliktedirler. Birincisi morfolojik diğeri sentaktik olmak üzere hâl ekleri ile işlevi bakımından işletme eki vazifesi gören edatlar arasında fonksiyon benzerliği söz konusudur (D…
Başkurt Türkçesinde Gramatikalleşme Örnekleri Üzerine 95 olduğu gibi karakteristik bir özelliktir: al-γan-bıw “almışız”, höylä-gän-býw “söylemişiz”, kil-ä-býw “geliyoruz”, aşa-y-bıw “yiyoruz”, kür-äsäk-býw “göreceğiz”, yat-asaq-bıw “yatacağız”, hýpýr-ýr-býw “süpürürüz”, uqı-r-bıw “okuruz” vd. Edatların Gramatikalleşmesi Türkçede isimlerden sonra gelerek, ait…
B. E. Dağistanlıoğlu & N. Mazman ◦ Kutadgu Bilig’de Bir Bağdaşıklık Ögesi Olarak {+Kı} Biçim Birimli Edatlar değiştirim kategorilerini temsil eder işlevde kullanıldığı tespit edilmiştir. 3. Bağdaşıklık Ögesi Olarak Edat, Zamir ve Zarflar Bağdaşıklığın yarattığı birimler arası uyumlu ilişkiler sayesinde okuyan veya dinleyende metne yönelik algı şekillenir, çı…
Türkiye Türkçesi Ağız Atlası İçin Yeni Bir Ön Çalışma: Gibi Edatı ve Yan Biçimleri 95 i.ḍişin ko.dı yuwa.r (Ercilasun ve Akkoyunlu 2014: 376). DLT’deki üç örneğin ortak özellikleri şöyle tespit edilebilir: a. Her üç örnekte de, kįp /kēp “kalıp” kelimesinde uzun olan ünlü, kısadır: kipi (kepi/kibi). b. Örneklerin olduğu yerlerde Oğuzcaya dair kayıt bulunmamak…
NOGAY TÜRKÇESİNDE KİP PEKİŞTİRİCİSİ: TAĞI / TAĞA· Dilek ERGÖNENÇ AKBABA** Eski Türkçeden beri tarihî ve bugünkü yazı dillerinin hepsinde kiplerin anlamını kuvvetlendirmek üzere ek veya edat şeklinde birtakım unsurlardan faydalanılmaktadır. Nogay Türkçesinde de kip pekiştiricisi olan ve kullanıldığı yere göre kiplere değişik anlamlar katan çeşitli ek ve edatl…
2.4. Geçerlik ve Güvenirlik Edatların kendilerinden önceki kelimelerin aldıkları ekler, edatların metin bağlamında fonksiyonları ve anlam getirileri alan yazınında taranmış, alan yazınında yer alan muhtelif tasnifler incelenerek yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerin metinlerinde aranacak edatlar ve onların fonksiyonlarını içeren form oluşturulmuştur. Bu for…
ANADOLU AĞIZLARINDA SINIRLAMA GÖSTEREN YAPILAR 187 degül.” (Karabacak, 2002: 55/ [140: 3-4]) açıklamasını yaparak “dek” ile “çaķ”ın görev benzerliğine dikkat çeker. Jean Deny, kadar, dek, deyin ve cek’i “Sınırlayışlı İlgiçler” bahsinde ele alır ve “kadar”ı en çok kullanılan sınırlayıcı edat olarak gösterir. Ka- dar yerine bazen edebî dilde eskicil bir edat, …
96 Hülya Gökçe Eski Türkçe uçun edatı, küçük ses değişimleri ile Türkçenin tarihî ve yaşayan bütün lehçe ve şivelerinde kullanılmıştır: Kökt., Uyg. Tü., Kum. Tü., Çağ. Tü., Tar. Tü., Özb. Tü., Trkm. Tü. üçün; Karh. Tü. üçün, uçun; EATü. içün; Osm. Tü., Krm. Tü. için, Tat. Tü. àçýn; Trkm. Tü. üçin; Şor, Sag. ağ. ücün, Alt. Tü., Tel. Tü. uçun; Şor, Lebed ağ. u…
Başkurt Türkçesinde Gramatikalleşme Örnekleri Üzerine 97 miyim?”, Üpkä ilä ýr yàwà tuldı. “Yeryüzü öfke ile doldu.” (Agişev vd., II, 1993: 133, 375, 797) Türkiye Türkçesindeki gibi, iyelik ekindeki kalıplaşma ile meydana gelmiş olarak kabul edilen son çekim edatlarından biridir. Eski Türkçedeki kib, k∂b, kip “ölçü, kalıp, denk” kelimesine -i iyelik ekinin ek…
TÜRK VE AZERBAYCAN DİLBİLGİSİNDE AD TAMLAMALARININ ARAŞTIRILMASI ÜZERİNE 1455 Muharrem Ergin’in “Türk Dil Bilgisi” kitabında “Kelime grubu birden fazla kelimeyi içine alan, yapısında ve manasında bir bütünlük bulunan, dilde bir bütün olarak muamele gören bir dil birliğidir” diye geçmektedir. M. Ergine göre, Türkçedeki başlıca kelime grupları şunlardır: tekra…
ÇÜTAD Çukurova Üniversitesi Türkoloji Cilt 2, Sayı 2 Araştırmaları Dergisi Aralık 2017 Türkçesinde izine rastlanmış, tek tük de olsa örnekleri tespit edilmiş olsa da Tarihi lehçelerden özellikle Çağataycada kullanım sıklığından söz etmek mümkündür. Çağdaş Türk lehçelerinden Özbekçe ve Yeni Uygurcada sınırlama işlevli bu yapının işlek olarak kullanıldığı görü…
ve fiil” terimleri, kelime çeşitlerini karşılamaktadır. Bununla birlikte, pek çok dilci, kelime çeşitlerine örnek verirken, kelimeler arasında, kelime gruplarına da yer vermişlerdir. 2. Kelime, kelime türleri ve kelimeden büyük söz birliklerinin birbirlerinin yerine kullanılmaları: Kaynaklarda da belirtildiği gibi, sekiz türe ayrılan kelimeler, kendi araları…
Makale ayrıntılarında DOI, dergi, açık erişim, üstveri kaynağı ve son denetim bilgisi gösterilir. Aynı veriler salt okunur biçimde dışarı açılır.