Bir Ölümün Yankıları ve Yahyâ Bey Mersiyesi
Gencay Zavotçu
Bir araştırma sorusundan yazım varyantlarına, makalelere, tezlere, akademik ilişkilere, dönem ve lehçe dağılımına tek yerden ulaşın.
Yazım, dönem ve İngilizce terim varyantları aynı sorguda birleştirilir.
Gencay Zavotçu
Tez eşleşmesi bulunamadı.
Gencay Zavotçu · 2015
Başlık terimleri ve yazar adı örtüşen kayıtlar doğrulama adayı olarak yan yana gösterilir.
Bu sorguda güçlü tez–makale adayı bulunamadı.
YÖK kayıtlarındaki danışman–öğrenci–tez ilişkilerini görünür kılar.
Bir danışman seçerek öğrenci ve tez dallarını açabilirsiniz. Aynı adlı kişilerin ayrıştırılması yalnız YÖK üstverisinin izin verdiği ölçüdedir.
Aranan kavramın makale başlıkları ve mevcut yayın tarihi üstverisindeki dağılımı.
Tarih, varsa yayın üstverisinden; yoksa arşiv kaydındaki yıl bilgisinden alınır. Grafik kavramsal anlam değişimini tek başına kanıtlamaz.
Bilimsel yazıçevrimi işaretlerini modern arama biçimleriyle birlikte dener; sonuçların hangi Türk dili veya lehçesinde yoğunlaştığını gösterir.
Bir Ölümün Yankıları ve Yahyâ Bey Mersiyesibir olumun yankilari ve yahya bey mersiyesiBunlar sözlükte anlam karşılığı değil, dizin araması için yazıçevrimi varyantlarıdır.
Boyutlandırılmış sonuçlarda belirgin lehçe etiketi yok.
3.709 boyutlandırılmış kaydın dağılımı; akademik alanın tamamını değil bu arşivin kapsamasını gösterir.
Bu göstergeler “çalışılmamış konu” iddiası değildir; yalnız ÇÜTAM arşivinde az temsil edilen kesişimleri işaret eder.
Yalnız ÇÜTAM sunucusunda yayımlanan yerel PDF’lerin tekilleştirilmiş metin dizininde arar.
medresesinde müderris olarak göreve başlayan Yahyâ, Halep, Şam ve Mısır’da kadılık yapar. 1600 yılında İstanbul’a dönen Yahyâ, Bursa ve Edirne’deki kadılık vazifesinden sonra 1603’te İstanbul kadılığı, 1604’te Anadolu kazaskerliği altı ay sonra da Rumeli kazaskerliği görevine getirilir. 1609’da ikinci defa Rumeli kazaskeri olduktan sonra 1611 senesinde emekl…
sanılmasın. Onun temiz ağzı gibi, kaleminin dili de, Mevla’yı nefy ü isbat ile tevhittedir.” Nergisî, kasidenin fahriye beyitlerinde de Yahyâ’yı övmeye devam etmektedir. Kasidede ağırlıklı olarak Yahyâ’nın cömertliğine ve şairliğine yer verilmiştir. Dikkat çeken bir beyitte Yahyâ’nın -yukarıda bahsi geçen yeğeni- Rızâyî’ye mahlas verdiği söylenmiştir. Ayrıca…
söyler. Sararmış yapraklar şaire gizli bir hasreti, derdi, tasayı hatırlatır. Bu gizli dert, Yahyâ’nın ölümü olsa gerek. Zaten bir beyit sonra girîzgâh beytinde “hudâvend-i zamân” dediği Yahyâ Efendi'yi anar. Medhiye bölümünde Yahyâ’yı “âlimlerin başı” şeklinde över. O kadar büyük bir âlimdir ki mübarek elinin hattı (tüyleri/çizgileri) sihre karşı konulmak i…
Millî Kültür Araştırmaları Dergisi (MİKAD) Cilt: 1- Sayı: 2- Aralık 2017 ISSN: 2587-1331 ŞEYHÜLİSLÂM YAHYÂ İÇİN YAZILAN KASİDELER İlyas KAYAOKAY* ÖZET Şeyhülislâm Yahyâ, 17. asırda yaşamış çok yönlü bir şahsiyettir. Tarihçiler onu, üç defa şeyhülislâmlık makamına getirilen önemli bir devlet adamı olarak tanırken, edebiyatçılar, birinci sınıf gazel şairi olar…
Mustafa KARABULUT –Yahyâ Kemâl’in Hatıralarında ve Şiirlerinde “Anne” İmajı 29 Giriş Yahyâ Kemâl Beyatlı (2 Aralık 1884, Üsküp - 1 Kasım 1958, İstanbul), o zamanlar Osmanlı Devleti içerisinde olan Üsküp’te dünyaya gelir. Üsküp, “Evlâd-ı Fatihân neslinden halkı, yaşayışı, düşüncesi, mimarisi ve bütün özellikleriyle Türk olan ve bugün Balkanlarda kalmış bir şe…
Mustafa KARABULUT –Yahyâ Kemâl’in Hatıralarında ve Şiirlerinde “Anne” İmajı 30 suyunu gelenekten alan bir anlayış ve arayışa sahip olduğunu göstermektedir: ‘Ne harabî, ne harabâtîyim / Kökü mâzide olan âtîyim!” (Çıkla, 2008: 126). Bu bağlamda, Yahya Kemal’in maziden bağlarını koparmamış olması önemlidir. Yahyâ Kemâl Beyatlı’nın Hatıralarında Anne İmajına Bak…
Eger tedbîr-i tertìb itmese resm-i nigûkârı (Sehmî Divanı, K.11/14) Mu’arrâ gerd-i sahrâ-yı emelden dâmen-i lutfı Müberrâ gâze-i kasd-ı riyâdan rûy-ı âsârı (Sehmî Divanı, K.11/17) Devrin güçlü şairlerinden Nâilî, Yahyâ’yı nazım mülkünün, şerefli, itibarlı hükümdarı olarak görmektedir. Yahyâ, çok yönlü bir nâsirdir. Şaire göre; Yahyâ’nın elindeki kalem, beyan…
ilgiler kurulmuştur diye düşündük ancak kasidede somut bir övgü unsuru görülmemektedir. 1.1.4. Der-Sitâyiş-i Şeyhü’l-İslâm Yahyâ Efendi Der-Nazîre-i Gazeleş Atâyî’nin bu son kasidesi “yüz sürerüz” redifli olup doğrudan Yahyâ’nın medhiyesi ile başlamaktadır. Yahyâ’nın da bu redifte bir gazeli vardır. Zaten ona nazire olarak kaleme alındığını şair belirtir. 12…
45-47. beyitler dua bölümüdür. Kasidenin nesîb bölümünde, diğer kasidede olduğu gibi bahar unsurlarını görmekteyiz. Şair, ayrıca bir gazel de bu bölüme eklemiştir. Medhiye bölümünde Yahyâ’dan, “faziletlilerin iyi at binicisi” şeklinde söz edilir. Tatar hanı o müftünün hizmetinde bulunsa uygundur. Cem’î, onun söz söylemedeki hünerini övmek maksadıyla bazı İra…
Ayrıca Sohbetü’l-Ebkâr adlı mesnevisinde de Yahyâ hakkında ebyât bulunmaktadır. Bu 4 kaside şunlardır: 1.1.1. Der-Medh-i Hazret-i Sadrü’l-‘Ulemâ Yahyâ Efendi Sellemallahu Te‘âlâ Atâyî’nin bu ilk kasidesi bir şitâiyyedir. Redif olmayan bu kasidede “-âm” sesi kafiyedir. Mefâilün feilâtün mefâilün feilün kalıbıyla yazılan kaside 34 beyitten oluşmaktadır. Kaside…
Zariç, Mahfuz, Abdülhak Şinasi Hisar'ın Türk Müzeciliği Adlı Eseri, Edebiyat Çorum, Haziran Bülteni, S. 13, s. 12-15. 2015. “Klasik Abidelerimiz ve Güzel Sanatlar müteceddit, arkeolog, mücahid kişiliğiyle Hisar Akademisi” başlıklı makalede Hisar’ın millî sanat tarafından Herkül’e benzetilmesi; Hamdi Bey’in ve mimarî konularındaki önerileri; Hisar’ın pek çokl…
Mustafa KARABULUT –Yahyâ Kemâl’in Hatıralarında ve Şiirlerinde “Anne” İmajı 36 Beyatlı, Yahyâ Kemâl. (1999), Çocukluğum, Gençliğim Siyâsî ve Edebî Hatıralarım, İstanbul Fetih Cemiyeti Yayınları, İstanbul. Beyatlı, Yahyâ Kemâl. (1995), Kendi Gök Kubbemiz, Millî Eğitim Yayınları, İstanbul. Beyatlı, Yahyâ Kemâl. (2004), Eski Şiirin Rüzgârıyla, Yapı Kredi Yayınl…
Kim anda turur şi’r-i teri cûy misâli (Rızâyî Divanı, K.16/31) Kitâbe itdiler ebyâtını nüh-tâk-ı gerdûna İletdi rütbe-i eş’âr-ı hem-vârını şi’râya (Rızâyî Divanı, K.18/31) Cihánun nazm idüp ahvâlini inşâ-ı hayr eyler Odur rağbet viren ‘âlemde şimdi nazm u inşaya (Rızâyî Divanı, K.18/35) Mefred-i dehr ki nazzâm-ı hikem-senc-i kazâ Nazm-ı fazlında hele eylemem…
bir gülün, bu bahçeye henüz gelmediğini söyler. O, eli cömert olan zat, lütuf ve cömertlik baharıdır. Ona düşmanlık ederek gezenlerin ayağında diken, onun hoşnut olduğu, hak yolunda olan dostlarının ayağında ise gül vardır. Şair, dua beytinde Yahyâ’nın hasımlarını Hakk’ın ateşine havale ettiğini söyler. Kasidede Yahyâ’nın şairliğine dair bir beyit söylenmez.…
YAHYA KEMAL’İN ŞİİRLERİNİN SİMGE KURGUSU VE GÖRÜNTÜ DÜZEYLERİ Veysel ŞAHİN1 Özet İnsan, yeryüzündeki en soylu varlık olarak durmaksızın değişir, dönüşür ve kendini gerçekleştirmesine yardımcı olan simgesel göndergeli değerler yaratır. Bu simgesel anlamda tasarlanmış yaratımlar, aynı zamanda dünyanın yeniden kurgulanmasıdır. Yahya Kemal de simgesel anlamda T…
254 TÜBAR-XXXV / 2014-Bahar / Ahmet TOKSOY döndüğünün haberini alınca Osmanlı hududundan çekilerek Saruçiçek15 yaylağına geldi. Onun Saruçiçek yaylağına geldiğini haber alan Ali Bey, savaşmak niyetiyle asker toplayıp İskender’in üzerine hareket etti. Bayındırlıların büyük emirleri Yakup Bey, Pilten Bey ve Şeyh Hasan Bey, Harput düzünde Ali Bey’e katıldılar (…
202 Veysel ŞAHİN (Uyar, 2015, Sonnet, 23). Uyar şiirde yalnızlığı, insanı kuşatan nevrotik bir sorun olarak görür. Şiirde “özne ben”in yalnızlık tarafından kuşatılması, onun dünyayı bir tiksinti olarak görmesine neden olur. Bu yüzden “özne ben” ontolojik anlamda yalnızlığa itilmişliğine başkaldırır. Özne “ben”in kendine ve kendilik değerlerine başkaldırması,…
Cenâb-ı kutb-ı felek-pâye münkî-i devrân Nizâm-ı hâle çevirdi sipihr-i vâlâyı (Yârî Ahmed Divanı, K.26/20) Yahyâ’dan “İslâm’ın gökkubesinin şeyhülislâmı” diye tarif eden Râmî, onun, yedi diyarın zorlu işlerini halleden bir müftü olduğunu söylemektedir. Onun varlığı, şeyhülislâmlık makamına şeref katmıştır. Yahyâ, din işlerinde kendisine danışılan, yol göster…
Fâizî, ve Rızâyî, Yahyâ’yı “âlimlerin şeyhi” şeklinde tarif eder. O, Peygamber’in izinden giden bir âlimdir. Bütün âlimler, o âlimlerin şeyhi, seçkin müftünün kapısının önünde köle gibi durur. Rızâyî, meşhur bir tefsir sahibinin, Yahyâ gibi bir âlimi kendi meclisine davet etmesi halinde, ondan binlerce defa özür dileceğini söylemektedir. Zira “Keşşâf” adlı e…
Emine Gürsoy-Naskali & Gü lden Sağo l Yüksekkaya • 5 fat it- 294/5 (Karamanlıoğlu 1989: 388); vefat etmek ö lmek (TS: 2338); vefat eyle- Azeri Türkçesi; vefat tap- ö lmek (Ölmez 1996: 473)] . Ölümün algılanışı insanın hayata b akış tarzına, inancına, yaşadı ğı hayatın şartlarına ve içinde bulunulan duruma göre değişiklik gös- terir. Ölüm karşısında korkak v…
Makale ayrıntılarında DOI, dergi, açık erişim, üstveri kaynağı ve son denetim bilgisi gösterilir. Aynı veriler salt okunur biçimde dışarı açılır.