Aristoteles ve Wittgenstein: Etikte İki Yol
Taşkıner Ketenci
Bir araştırma sorusundan yazım varyantlarına, makalelere, tezlere, akademik ilişkilere, dönem ve lehçe dağılımına tek yerden ulaşın.
Yazım, dönem ve İngilizce terim varyantları aynı sorguda birleştirilir.
Taşkıner Ketenci
Tez eşleşmesi bulunamadı.
Taşkıner Ketenci · 2012
Başlık terimleri ve yazar adı örtüşen kayıtlar doğrulama adayı olarak yan yana gösterilir.
Bu sorguda güçlü tez–makale adayı bulunamadı.
YÖK kayıtlarındaki danışman–öğrenci–tez ilişkilerini görünür kılar.
Bir danışman seçerek öğrenci ve tez dallarını açabilirsiniz. Aynı adlı kişilerin ayrıştırılması yalnız YÖK üstverisinin izin verdiği ölçüdedir.
Aranan kavramın makale başlıkları ve mevcut yayın tarihi üstverisindeki dağılımı.
Tarih, varsa yayın üstverisinden; yoksa arşiv kaydındaki yıl bilgisinden alınır. Grafik kavramsal anlam değişimini tek başına kanıtlamaz.
Bilimsel yazıçevrimi işaretlerini modern arama biçimleriyle birlikte dener; sonuçların hangi Türk dili veya lehçesinde yoğunlaştığını gösterir.
Aristoteles ve Wittgenstein: Etikte İki Yolaristoteles ve wittgenstein etikte i ki yolBunlar sözlükte anlam karşılığı değil, dizin araması için yazıçevrimi varyantlarıdır.
Boyutlandırılmış sonuçlarda belirgin lehçe etiketi yok.
3.709 boyutlandırılmış kaydın dağılımı; akademik alanın tamamını değil bu arşivin kapsamasını gösterir.
Bu göstergeler “çalışılmamış konu” iddiası değildir; yalnız ÇÜTAM arşivinde az temsil edilen kesişimleri işaret eder.
ÇÜTAM’ın yerel PDF’leri ile dış bağlantısı korunarak özel dizinde işlenen açık DergiPark PDF’lerinin tekilleştirilmiş metinlerinde arar.
1122 Tuncay TÜRKBEN bölümlerde yalnız ölçünün, bazı bölümlerde ise aynı zamanda müziğin ve şarkının kullanılmasını anlıyorum.” (VI) (Aristoteles, 2013: 44). Yapılan tanımdan hareketle tragedyanın konusu, konunun biçimlenişi, konunun anlatım aracı ve biçemi ile seyirci üzerindeki etkisi ortaya çıkmaktadır. Poetika’nın 6. bölümünde tragedyanın altı bileşenine …
1121 Tuncay TÜRKBEN Eflatun’un sanata karşı tutumunun temelinde, onun idea öğretisi ile akla ve erdeme dayalı bir devlet düzeni anlayışı olduğu gözükmektedir. Görüldüğü gibi, Eflatun’a göre, sanat eseri bilinçli bir çaba olmadığı için akla aykırıdır, görünen gerçeği taklitle yetindiği için gerçeğe uzak düşer. Sanat, heyecanları körüklediği için ruh ve akıl s…
1116 Tuncay TÜRKBEN Klâsik eleştiri, Eski Yunan ve Roma devirlerini içine alır. Klâsik eleştiri, “sanat tabiatın bir taklididir” görüşünden hareket eder. Bu görüşe göre sanatın en mühim özelliği insanı, tabiatı, hayatı, yani gerçekliği yansıtmaktır. “Sanat nedir?” sorusuna verilen ilk cevap, sanatın bir yansıtma, benzetme ya da taklit olduğudur (Moran, 2013:…
Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin’in Şiirlerinde Melankoli 511 kan, salgı, sarı safra ve kara safra denilen dört özsu bulunur ve melankoliyi ise kara safra oluşturur. Bu özsulardan birinin fazlalaşması hastalıklara yol açabilir. “Kara safranın baskınlaşması melankolik (öfkeli, hırçın) tipi oluşturur, sarı ya da kırmızı safranın baskınlaşması kolerik tipi olu…
Akademik Tarih ve Düşünce Dergisi 2014 / Cilt:1 / Sayı:2 / Mayıs Issn:2148-2292 4. “Doğal Güçlere Ait Risale”, 5. “Felsefenin Kaynakları”, 6. “Felsefe ve Bilimlerin Dağılımı Hakkında Makale”, 7. “Doğu felsefesi”, “Arş Felsefesi”, 8. “Aristoteles'in Ruh (psikoloji) Eserinin Açıklaması”, 9. “Kategorilerinde Görevine Ait Makale”, 10. Aristoteles'in Eserlerinin …
www. turukdergisi.com Mehmet Hazar başlatıyor (Aksan 1999: 17). Artık semantik bir ilim kolu hâline gelmeye başlıyor ve konuşma şekillerini, manalarını, değişmelerini ve gelişmelerini konu ediniyor, dilin mahiyeti ve yapısıyla ilgileniyor (Atay 1996: 112). Anlama ve anlatmaya (siyak-sibaka) dayanan semantik bir asrı aşan ilim dalıdır. 1900 yılında Bréal‟ın S…
Zariç, Mahfuz, ''Berna Moran ve Yeni Eleştiri'', Hece, Sayı 213, s. 144- Ankara, 149, 2014. BERNA MORAN VE YENİ ELEŞTİRİ Yrd. Doç. Dr. Mahfuz ZARİÇ 1.Berna Moran’ın Edebiyat Kuramları ve Eleştiri Üzerine Çalışmaları 1972’de yayımlanan Edebiyat Kuramları ve Eleştiri1 adlı kitabı ile dikkatleri “akademik eleştiri” konusuna çeken edebiyat bilimci Berna Moran (1…
yoksa ilmi mi? Aristoteles’in eserleri dikkatle gözden geçirildiğinde, belli oluyor ki, onun epistemesi çok anlamlıdır ve şimdiki bizim tasavvurumuzdan çok farklıdır: a. Birincisi, Aristoteles’in epistemesi bilgi, ilim, ilmi bilgi, ilimlik, fen, sanat, talim vb. manalar vermekte, onun karşılığı çağdaş tercümelerde bu muhtelif anlayışlarla gösterilir (bizce b…
Gazzâlî Estetiği: Kant’ın Yargı Gücünün Eleştirisi’ndeki Soruşturma Çerçevesi İçinde Bir Yorum Türker, 2025 gelişimi tekamül etmemiş, sadece duyularının izin verdiği ölçüde eşyaya bakan biri için güzellik estetik nesnenin duyusal deneyimin konusu olabildiği ölçüde niteliğidir; modern estetik aslında estetik nesneyi ve hazzı tam olarak böyle, yani Gazzâlî’nin…
Bir Âmirî Okuyucusu Olarak Molla Sadrâ Kaya, 2025 aidiyetini bu şekilde ispatladığını zanneden Muhammedî, soruları kimin sorduğu konusunda Müctebâ Mînovî’nin (ö. 1977) öne sürdüğü ihtimalleri dillendirmekte ve bu konuda kesin bir sonuca varamamaktadır.¹⁷ Bu zayıf deliller içinde Muhammedî’yi Mecâlis’i İbn Sînâ’ya nispet etme konusunda cesaretlendiren, öyle g…
1146 Tuncay TÜRKBEN de aşk kavramı üzerinde dururlar. Bu kavram üzerinde duran yazarlardan bazıları şunlardır: Jean –Jacques Bernard (1888- 1972), Charles Wildrac (1882- 1971), Paul Géraldy (1885- 1983), (Nutku, 2008: 130-133). Sonuç Genel olarak “eleştiri” terimi için yapılan tanımlardan hareketle eleştirinin bir eserin iyi ve fena olduğuna, güzel sayılıp s…
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYOLOJİ DERGİSİ Gelişmeci Paradigma Bir Weltanschauung Olarak “İlerleme” / “Gelişme” Sosyal bilimlerin neşvünema bulduğu on dokuzuncu yüzyıl Batı düşüncesine dam- gasını vuran kavramların başında gelen “ilerleme”, aynı zamanda modernitenin temel söylemlerinden biridir. Ancak, Aydınlanma ve sonrası dönem düşünürlerinin eserlerinde layt…
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYOLOJİ DERGİSİ Böylelikle güncel koşul ve ihtiyaçların doğurduğu kurumsal tahayyülün uygar- lığın evriminde yeni bir merhale açtığı söylenebilir. Tarihin sıfır derecesi olarak Amerika’nın istisnailiği tezleri insanlık tarihinin yükünü taşıyan bir misyona kavu- şur. Bu tezlere göre; rasyonel aklın bastıran dogmatik bir kültürün yakını…
AY S U N D U R S U N Kalıp sözler, halk kültürünü, inanışlarını, örf ve âdetlerini kapsar, o toplumun sosyal ve kültürel yapısı hakkında fikir verir. İyi dileklerle kurulan dualar, toplumun inancını, değer verdiği kavramları gösterir- ken, beddualar ise sözcük ve anlam dünyası itibariyle ölü gömme geleneklerini, ana-baba ve çocuk arasın- daki ilişkileri, ail…
www. turukdergisi.com Mehmet Hazar Porzig, Walter (1995), Dil Denen Mucize, (Çeviren: Vural Ülkü), Ankara: Türk Dil Kurumu yayınları, 276 s. Renan, Ernest (2011), Dilin Kökeni Üzerine, (Çeviren: Atakan Altıörs), [Özgün Adı: De l‟origine du langage, 1858], İstanbul: Bilgi Kültür Sanat Yayınları, 168 s. Rickman, H. P. (2000), Anlama ve İnsan Bilimleri, (Çevire…
1123 Tuncay TÜRKBEN düşünenler, çağın filozofları olmuştur. Eflatun ve Aristoteles, tiyatronun toplumdaki işlevini araştırmışlardır. Bu araştırmalarda tiyatro sanatının seyirci üzerinde etkileri üzerinde durulmuş ve bu etkilerin olumlu ve olumsuz yönleri üzerinde durulmuştur. 4.2. Roma Dönemi Tiyatro Eleştirisi Roma döneminde tiyatro ile ilgili kuramsal yazı…
YENİ TÜRK EDEBİYATI ARAŞTIRMALARI 38 Burada anılan, “muallakât-ı seb’a”dır. İslâm’dan önceki Arap şâirlerinin, beğenilip Kâbe duvarına asılmış olan meşhûr kasîdeleri(Devellioğlu, a.g.e.,s. 657). 39 Schımmel, 2000 s.159 40 Schımmel, a.g.e. s,161 41 7, sufilerce özellikle çok sevilir. Geç dönem sûfîlik, gizemcilerin ruhsal güçlerini, üzerinde yoğunlaştırdık- l…
talibin elinden tutup yol atasının önüne getirir. Talib iki dizi üzerine çöküp oturur. Yol kardeşleri de talibin iki yanına otururlar. Yol atası, talibe tövbe ve telkinde bulunur. Daha sonra ata ile oğul sağ ellerinin baş parmakları birbirine karşılık gelecek şekilde el tutuşurlar. Ellerinin üzerini bir mendil ile örterler. İki yol kardeşi de talibin eteğine…
Gazzâlî Estetiği: Kant’ın Yargı Gücünün Eleştirisi’ndeki Soruşturma Çerçevesi İçinde Bir Yorum Türker, 2025 Arapça güzellik mevzu olduğunda akla gelen ilk kavramlar hüsn ve cemal ve onların sıfat hali olan hasen ve cemil kelimeleridir. Kaşgarlı Mahmud’un Türkçe karşılığını yakşı (yahşi) olarak verdiği hüsn bidayette yüz güzelliği, görünüş güzelliği için kull…
Nergis Keshani Çalışır 61a-69a); Der Münâẓara-i Hüsrev ve Ferhâd adlı müellifi bilinmeyen bir eser (3440/6, 69a-b), Molla Nefîsüddîn Şânî-i Tekelu’nun Mesnevî’si (3440/7, 69b-80b); Mîr Muhammed Hâşim Sencer’e ait Hüsrev u Şîrîn (3440/8, 80b-83a); Yahya Lâhicî, Abdurrezzâk, Hâtıfî, Mîr ʿAta, Bâḳerâ, Mîrzâ İbrahim, Ġiyâs̱̱â-yı Ḥelvâyî-i Şâpûr, Molla Muhammed Ṣ…
Makale ayrıntılarında DOI, dergi, açık erişim, üstveri kaynağı ve son denetim bilgisi gösterilir. Aynı veriler salt okunur biçimde dışarı açılır.