Sayfa 1 / 9166,14
Orhan GÜDEK, ‘Aykırı Bir Yolculuk, Cemal Şakar’ın Öykücülüğüne Genel Bir Bakış ve yolculuk Öyküsünün Tahlili’’ ''Yaşayan Hikâyemiz, Günümüz Türk Hikâyesi Üzerine İncelemeler'' adlı kitaba katkı. Editör: Necati TONGA, Kesit Yay., İst. Aralık 2014, s.243-262 “AYKIRI BİR YOLCULUK”: CEMAL ŞAKAR’IN ÖYKÜCÜLÜĞÜNE GENEL BİR BAKIŞ ve YOLCULUK ÖYKÜSÜNÜN TAHLİLİ Orhan …
Sayfa 8 / 9123,30
göndermelerle veya açıklamalarla vermekten çekinmeyen bir yazardır. “İşte benim hikâyem bu!” cümlesiyle başlayan “Masmavi Bir Gök” adlı öykünün “zaman” ve “mekân” başlıklarını taşıyan kısımlarındaki açıklamalar, tam da tasavvufî bir okumayla tahlil etmeye çalıştığımız Yolculuk öyküsündeki zaman/mekân’ı ifade etmektedir: “Zaman: Eskisi gibi bir türlü akıp git…
Sayfa 2 / 9102,53
ve aynı zamanda sanat anlayışlarının doğuş kaynağıdır.” (Şakar, 2011 b: 140) Cemal Şakar, öykülerinde, yalnız çerçeve içine aldıklarıyla değil, çerçeve dışında bıraktıklarıyla da hesaba katılması gereken bir yazardır. Edebi eseri oluşturan, aynı zamanda sanatçının “tercihleriyse”; tercih etmedikleri de bir tercih olduğundan, değerlendirme yapılırken yalnız y…
Sayfa 4 / 9100,02
alınarak oluşturulan anlatımlar9; aynı öykünün beş farklı bakış açısıyla kaleme alındığı anlatımlar10; onun biçimsel denemelerinin ilk akla gelen örnekleridir. “Zaman” ve “mekân” kavramlarının algılanış biçimi de onun öykülerinin anahtarlarındandır. Örneğin Hayalperdesi adlı kitabı, zamanın parçalılığı ve göreceliğinin biçim ile de desteklendiği ''Ateşböceği…
Sayfa 3 / 976,92
“Dağ, son bir umutla biraz daha kapanıyor şehrin üzerine Islık çalarak, el çırparak şeyatin sokaklara dağılmaya başlıyor. Mavi aydınlığı alt eden kızıllık, bulutları parçalayıp bir ateş gibi düşüyor yeryüzüne. Ezanların gücü yetmiyor şehri yıkamaya. Şeytan ev ev, sokak sokak dolaşıp hevesler üflüyor tayfasına.”(Şakar, 2012:8) “Elini alnıma getirdi. Alnıma ev…
Sayfa 5 / 966,22
bilinmez bir yere gitmek üzere yola çıkan bir insanın hikâyesi anlatılır. Fakat öyküde zaman mekân ve vak’a, içinde yaşadığımız fizik kurallarına ve reel hayata pek uygun olmayan bir biçimde tezahür eder. Böyle olması da aslında tasavvufî bir dünya görüşünün ve mecazî bir anlatımın doğal bir sonucudur. Cemal Şakar’ın bir başka öyküsü olan “Anlatabilmeliydim”…
Sayfa 7 / 938,03
“Bu kevser sakisinin kırbasından taşan su olmalı, diye düşündü. Bir katre suya baktı, baktı. Daldı, gitti. Bir katrecik su büyüdü, büyüdü, arzı ve arşı kapladı. Eşya ve mekân ve zaman ve boyutlar yok olmuştu; sadece suyun berraklığı, arılığı, duruluğu. Yitiyordu, bu hiçbir şeysizlik içinde. Neye tutunmalıydı? Kendisi de daldıkça eriyordu. Bu yitiş, bu kayıts…
Sayfa 10 / 1336,79
Anlatıcının Tarık Uysal’ın düşündüklerini okuyucuya aktarması, yine anlatıcının konuyu tanrısal bakış açısıyla ifade edebileceği bir edimdir. Tahsin Yücel’in ‘Haney Yaşamalı’ adlı kitabındaki ‘Sümüklüböcek’’adlı öyküsü tanrısal bakış açısıyla yazılmıştır. ‘Sümüklüböcek’ adlı öykünün, öznesi bir sümüklüböcektir. Sümüklüböcek’in olgularını ve yönelimlerini yaz…
Sayfa 8 / 1436,78
Ç.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt 23, Sayı 2, 2014, Sayfa 87-100 mutluluk veren sanrının annesini anımsadığında yok olması İkaros ile özdeşleştirilerek ortaya konmaktadır. İkaros’un mitolojik öyküsüne göre “babası ile labirentten kaçarak takma kanatlarla uçtukları sırada İkaros babasının uyarısına karşın güneşe fazla yaklaştığı için kanatlarındaki…
Sayfa 7 / 1436,06
Ç.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt 23, Sayı 2, 2014, Sayfa 87-100 soyunuyor yahudi matmazel / Hırslı bir dişi gibi / Ester, diyorum, Ester / Gülümsüyor hafifçe / Bir başka gülümsemeyi karşılar gibi / Öpüşürken gördün mü sen iki öpüşmeyi / Hilmi Bey / Tam öyle” (Cansever, 2013, s. 258) dizeleri bu eğilimi açıkça ortaya koymaktadır. Cemile’de varlığı…
Sayfa 13 / 1633,61
Şiir ve Bilinçaltı: Edip Cansever Örneği 13 hastalığı genel olarak panik bozukluk, takıntı (obsesyon), depresyon ve şizofreni hastalıklarını çağrıştırır. Bu gibi hastalar evden dışarı çıkmak istemezler, hatta hastalığın şiddetine göre bir yere gitmezler. Cemile daha sonra oğlunun çocukluğu için, ―Evet hiç çocuk olmadı Cemal / Olmayacak da‖ (S.K.II, s. 257) d…
Sayfa 11 / 2233,41
BİR BEKTAŞÎ FÜTÜVVET-NÂMESİ olduñ mı?” CevÀb: “EyvallÀh revÀn oldum.” Eger ãorsalar: “Ne yirde revÀn olduñ?” Eyde kim: “Pìrler naôarında revÀn oldum ve ãofra kenÀrında ve çerÀà dibinde revÀn oldum.” Eger ãorsalar: “Ol meclisde kim var idi?” CevÀb vir kim: “Seyyid-i sÀdÀt saúúÀ-yı Óüseyn ve ãofra erenleri var idi.” Eger ãorsalar: “Seniñ ile üstÀd arasında ne …
Sayfa 9 / 1729,67
Penguen penguen Hiçlikle kesilen tahin helvaları gibi Güneşi eriten çocuk başları gibi Bir tramvay gibi, günümüzde köşe başları yapan Serüvenler, hafta tatilleri Penguen Vur düşür pengueni” (Sonrası Kalır I, 139) Umutsuzlar Parkı‟nda yalnızlığı, atılmışlığı temsil eden penguen bir bakıma Edip Cansever‟dir. Çünkü o da kendisini yalnız ve tedirgin bir ruh hali…
Sayfa 24 / 3426,73
58 Mustafa KARABULUT Koltuğun üstünde, aynadaki yansıda Bir oyuk! sofada, mutfakta, yatağımda” (S.K. II, s.245). Cemile kendisini gittiği yeri bilmeyen böceklere benzetir: “Gittiği yeri bilmeyen böcekler gibiyim Bir oyuğa, oyulmuş bir yaşama” (S.K. II, s.246). Bezik Oynayan Kadınlar kitabındaki karakterlerden Cemal kişilik bozuklukları taşır. Cemal, sadomazo…
Sayfa 14 / 1926,65
172 Özcan BAYRAK – Tahsin YAPRAK ya da kahramanların psikolojisini bu tezatla daha etkileyici kılmayı amaçlamıştır: Uçsuz, bucaksız bir gölün kıyısında Tanrı’ya yakaran bir kadın< Uzak bozkırlara kadar uzanan engin vadide savaşan insanlar< Göl mü büyüktür kadın mı, bozkırlar mı büyüktür insanlar mı? 5. BAKIŞ AÇISI VE ANLATICI Hikâyemiz, ‚Çoğulcu Bakış Açısı …
Sayfa 5 / 1325,83
In Tahsin Yücel's stories, the perspective and the narrator plane have a very variable structure. Yücel positions the narrator as the main power in his stories. There is a strict structural link between the narrator and fiction in the author's stories. In his stories, Yücel uses singular view, divine perspective and multiple point of view. The fact that the …
Sayfa 12 / 1825,54
Arketipsel Bakış Açısıyla Edip Cansever’in Şiirlerinin İncelenmesi 12 Cemile, Cemal’le aynı kişilikte olduğunu, “kendileri” olamadıklarını ifade eder. Cemile’nin “Cemal şimdilik Cemal'dir -evet, öyledir- / Benimkisi bir anımsama -Cemile- / Cemal - Cemile: yeni fışkırmış bir marulun sesi / Ezilmiş iki vişne” (S.K.II, 254) sözleri, ismi geçen her iki kişinin d…
Sayfa 24 / 2623,56
Paşa Toptani'nin hükfunete karşı çıkarak kendi hükfunetini kurması, Alman Prensi Wilhelm'in Arnavutluk prensliğine getirilmesi, İtalyanların, Sırpların ve Yunanların işgalleri, I. Dünya Savaşı yılları ve Ahmet Zogo'nun hükfunetin başına geçmesi tafsilatıyla anlatılır (Çetiner, 11-15.s.). Kral Zogo'nun ardından Enver Hoca'nın iktidara gelişi ve faaliyetleri d…
Sayfa 2 / 323,14
omurgasını sağlamlaştıran vazgeçilmez unsurdur. Yoğunluk kaygısı güdülmeden yazılan metinler, söze boğulmuş, sömürülmüş, bazı hoş saptamalarla farklı kılınmış, çürük omurgalı metinlerdir Uyar’a göre. O; fazlalık kaldırmayacak, iyi süzülmüş öyküyü benimsemiştir. Verdiği öykü örnekleri de bu kaygı gözetilerek oluşturulmuş metinlerdir. Öyküde birlik; kısalık ve…
Sayfa 4 / 1222,18
F.Ü. Sosyal Bilimler Dergisi 2014-24/2 kendi kendisinden kaçarak kendini ve değerler dünyasını keşfeder. Öykünün devamında anlatı kişisi, “Benim bilebildiğim tek şey aramaktır, nerede arayacağımı bilmiyorum, ama aramadan durmanın saçma olacağını düşünüyorum, sonunda bir avuntuyla oyalanmış bile olsam.” (Özdenören, 2012a: 29) diyerek dünya hayatının bir yolcu…