İçeriğe geç
Çukurova ÜniversitesiTürkoloji Araştırmaları MerkeziBilimsel bilgiye açık erişim
Türkoloji Veri Arşivi

Şürünbülâlî’nin Dürerü’l-Hükkâm Haşiyesinde Molla Hüsrev’e Yönelttiği Eleştiriler: Talâk-ı Fârr Örneği Bağlamında Bir Değerlendirme

Yayımlandığı dergi: Artuklu Akademi, Vol. 13 No. 1 · Akıllı makale kaydı, kaynakça araçları ve ilişkili çalışmalar.

← Listeye dön
Arşiv kaydı 23186 Dergipark Crossref DOI doğrulandı Açık erişim doğrulandı

Yayımlandığı dergiArtuklu Akademi, Vol. 13 No. 1

Ömer Korkmaz ORCIDHasan Kayapınar ORCID

Yayın yılı
2025
Dergi / yayın
Artuklu Akademi, Vol. 13 No. 1
DOI
10.34247/artukluakademi.1754416
Atıf sayısı
0 Crossref
Kaynakça kaydı
40

Özet

Bu çalışma, Osmanlı fıkıh geleneğinin temel metinlerinden biri olan Molla Hüsrev’in Dürerü’l-Hükkâm adlı eserine yazılan haşiyelerden Şürünbülâlî’nin haşiyesini merkez alarak, haşiye literatüründe yer alan eleştirel tutumun niteliğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Söz konusu haşiye, sadece metnin şerhine yönelik açıklayıcı bilgiler içermemekte aynı zamanda metne yönelik kavramsal, metodolojik ve içeriksel eleştiriler de ihtiva etmesi bakımından dikkat çekici bir örnek teşkil etmektedir. Bu bağlamda çalışmada, Şürünbülâlî’nin özellikle talâk-ı fârr konusuna dair getirdiği eleştiriler ayrıntılı biçimde analiz edilmiştir. Talâk-ı fârr meselesi, miras hukukuyla aile hukukunun kesiştiği ve toplumda çeşitli suiistimallere açık bir alan olması sebebiyle klasik fıkıh metinlerinde önemli bir yer tutmaktadır. Şürünbülâlî, bu konuda Molla Hüsrev’in yaklaşımını yeterince açıklayıcı bulmayarak, metnin lafız yapısı, tertip düzeni ve toplumsal gerçeklik üzerinden bir dizi tenkit yöneltmiştir. Özellikle “maraz-ı mevt”in (ölüm hastalığı) tanımında kadın ve erkekler arasında var olan ayrıma dikkat çeken müellif, hüküm inşasında kadın ve erkeğin farklı durumlarının dikkate alınması gerektiğini ifade etmektedir. Ayrıca fıkıh hükümlerinin toplumsal gerçeklikle bağ kurması gerektiğini savunmaktadır. Şürünbülâlî’nin eleştirileri yalnızca içeriğe değil, aynı zamanda metnin sunum biçimine ve pedagojik yapısına da yöneliktir. Molla Hüsrev’in bazı meseleleri gereğinden fazla teknik ve karmaşık bir şekilde ele aldığını, bunun da öğrencilerin anlamasını güçleştirdiğini ifade eder. Sonuç olarak, bu makale, Osmanlı fıkıh düşüncesinde haşiye geleneğinin pasif bir tekrardan ibaret olmadığını; bilakis, eleştirel düşüncenin ve içtihat faaliyetinin sürdürüldüğü dinamik bir zemin sunduğunu ortaya koymaktadır. Şürünbülâlî’nin yaklaşımı, klasik metinlere gösterilen saygının eleştirel bir bilinçle harmanlandığı bir örnek olarak değerlendirilmekte; bu yönüyle Osmanlı fıkıh geleneğinde düşünsel süreklilik ile dönüşüm arasındaki ilişkinin izini sürmeye imkân tanımaktadır. This study focuses on the ḥāshiya written by Shurunbulālī on Molla Husraw’s Durer al-Ḥukkām, one of the foundational texts of the Ottoman legal tradition, aiming to reveal the critical dimension within the ḥāshiya literature. Shurunbulālī’s work is notable not only for its explanatory comments but also for its conceptual, methodological, and substantive critiques of the main text. In particular, the study analyzes his objections to Molla Husraw’s treatment of the ṭalāq al-fārr issue in detail. This topic, situated at the intersection of inheritance and family law, holds significance in classical jurisprudence due to its susceptibility to social abuse. Shurunbulālī finds Molla Husraw’s discussion lacking in clarity and raises critiques concerning the textual structure, logical organization, and the legal realism of the rulings. He especially highlights the gendered differentiation in defining marad al-mawt (death illness), emphasizing the need to consider different situations of men and women in legal constructions. He also argues for a stronger relevance between legal rulings and social reality. Furthermore, Shurunbulālī critiques not only the content but also the pedagogical structure of the text, noting that Molla Husraw’s highly technical style hinders student comprehension. Ultimately, this article demonstrates that the Ottoman ḥāshiya tradition was not merely a passive commentary practice, but rather a dynamic platform for critical engagement and continued juristic reasoning. Shurunbulālī’s approach exemplifies how reverence for classical texts could be integrated with critical consciousness, shedding light on the interplay between continuity and transformation in Ottoman legal thought.

Kayıt güvenilirliği

Kaynağı görünen üstveri

Bu kart akademik kalite puanı vermez; bibliyografik alanların nereden geldiğini ve ne zaman denetlendiğini gösterir.

Yerel kayıt
ÇÜTAM 23186
Üstveri sağlayıcı
Dergipark
DOI durumu
Crossref kaydıyla eşleşti
Açık erişim
Erişim bağlantısı doğrulandı
Yayıncı
Mardin Artuklu University
Son üstveri denetimi
15.07.2026 09:09
Değişiklik ilişkisi
Bildirilen düzeltme/geri çekme ilişkisi yok
Bu kaydı Araştırma Pusulası’nda incele

Kaynakçaya ekle

Zotero, EndNote ve diğer kaynakça yöneticilerine uygun biçimi indirin.

BibTeXRISCSL JSON

Atıf sayıları ve DOI kaynakça bağları Crossref üstverisinden; yerel ilişkiler Türkoloji arşivindeki başlık ve yazar yakınlığından oluşturulur.