Bilişim, sürekli gelişen
ve değişim yaşayan yeni bir teknoloji. Bu yeni teknolojiyle birlikte
hayatımızda, çalışma tarzımızda değişiklikler olurken, dilimiz de bu
teknolojiden etkilenmeye başladı. Gündelik hayatta kullandığımız bilişim
terimlerinden kimileri dilimize giriyor, yerleşiyor. Bilişim
teknolojisinde üretici olmayan hemen her toplumda bu sorun yaşanıyor.
Bilişim terimlerinin İngilizceden dilimize olduğu gibi girmesi,
Türkçenin son yıllarda yaşadığı sorunun bir başka boyutudur. Çoklu
ortam, fare, yonga, tarayıcı, yazıcı gibi Türkçe veya
Türkçeleşmiş sözlerden oluşan terimler yerleşmiş olmasına rağmen,
multimedya, mause, çip (veya chip), scanner,
printer terimlerinin kullanılması, hatta bilgisayar gibi
çok güzel ve yerleşmiş bir söz varken kimi zaman computer sözünün
kullanılması, özentiden başka bir şey değildir.
Sorunun bir başka boyutu
imlâmızla ilgili... Yabancı terimlerin ve sözlerin aldığı ekler yabancı
okunuşlarla birleşince ilginç biçimler ortaya çıkıyor:
... en egzotik
kayıt programları için bile güncellemeler ve patch’ler
bulunduran çok ilginç sitelerden biri. (CHIP, Temmuz
2001, s. 28)
PDA’lerin
(Personel Digital Assistant-Kişisel Dijital Yardımcı) gittikçe
yaygınlaştığı kesin ve kullanışlılık konusunda da oldukça yol
aldılar. (PC Life, Eylül 2001)
Sihirbaz sayesinde
server’ın rolünü istediğimiz şekle çevirebiliyoruz. (PC
Magazine Türkiye, Ağustos 2000, s. 128)
Alıntı sözlerin özgün
imlâlarıyla yazılıp, özgün biçimleriyle okunmaları, Türkçenin imlâ ve
söyleyiş özelliklerine aykırılıklar göstermektedir. Yukarıdaki
örneklerde görüldüğü gibi kesme işareti kullanılarak yazılan bu tür
sözler, hem imlâmızı hem de söyleyişimizi yabancılaştırmaktadır:
Patch’ler, PDA’lerin, server’ın biçimlerinde yazılan
sözleri petçler, pidieylerin, sörvırın biçimlerinde söylemek
Türkçenin kurallarını zorlamaktır.
Bu konuyu bir başka
yazımızda ele alacağımızı belirterek, son zamanlarda bilgisayar
dergilerinde, firmaların tanıtım kitapçıklarında internet sözünün
giderek Internet biçiminde yazılışının yaygınlaşmasına değinmek
istiyoruz. İnternet sözü için önerilen Türkçe karşılıklar ne yazık ki
tutulmadı. Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu internet sözüne örütbağ
karşılığını önermişti. Keşke bilgisayar gibi, bu söz de zamanında
yaygınlaşsaydı. O zaman ne yazılışla ne de söyleyişle ilgili bir sorun
yaşanırdı. İnternet sözü bir anda dilimize girdi. Bu sözün yazılışındaki
farklı tutumlar karmaşaya yol açtı. TDK İmlâ Kılavuzu’nda bu
sözün yazılışı internet biçimindedir. Küçük harfle yazıldığı için
bu söz genel ad olarak kabul edilmiştir. Bilgisayar dergilerinin çoğunda
ise bu sözün Internet biçiminde yazıldığı görülmektedir:
Internet’e
Kıymayın Efendiler. (PC Magazine Türkiye, Haziran
1999, s. 166)
Internet Kafe
Kurulumu (PC Net, Haziran 2000, s. 247)
Microsoft
Internet’in Hakimi Oluyor (PC Magazine Türkiye, Ağustos
2000, s. 40)
Türkçede ı ve i
harfleri ayrı ses değerlerine sahiptir. Oysa İngilizcede ı
harfi bulunmamaktadır. Küçük olarak İngilizcede i biçiminde
yazılan harf, büyük olarak I biçiminde yazılır. Harfin büyük
yazılışında noktanın kullanılmaması geleneği çok eskidir. Aslında bu
harf, Eski Sami, Grek, Unkial, Eski Slav yazılarında küçük harf olarak
da noktasız yazılırdı. Daha sonraları, el yazısında bu harfin söz içinde
ve sonunda bitişik yazılışında yaşanan karışıklıklar (özellikle m, n, u
harflerinin bacaklarıyla karışması yüzünden) üzerine, harfi ayırt etmek
amacıyla üzerine nokta konulmaya başladı. Ancak, söz başında harfin
yazılışında herhangi bir karışıklık yaşanmadığı için nokta kullanılmadı.
Tıpkı Arap alfabesinde harflerin söz başında, söz içinde ve söz sonunda
yazılışında olduğu gibi, Lâtin yazısında i harfinin söz başında
yazılışı ile söz içinde ve söz sonunda yazılışı arasında farklılık
ortaya çıktı. Şu hâlde batı dillerinde alfabede ı / i
ayrımı yoktur. Tek bir harfin, söz başında ve söz içinde farklı yazılış
biçimleri söz konusudur. Yukarıda da değindiğimiz gibi, dilimizde ise
ı ve i birer ayrı harftir; ayrı ayrı sesleri karşılarlar. Bu
nedenle, Türkçede bu sözün Internet biçiminde yazılması, bu
harfin ayrı bir ses değeri olduğu düşüncesini uyandırır. Herkesin batı
dillerindeki i harfinin yazılış özelliğini ve bu özelliğin
tarihçesini bilmesini bekleyemeyiz. Türkçede söylenişi internet
olarak yaygınlaşan bu sözü, internet biçiminde yazmalıyız.
Bu durum batı dillerinin
imlâsının dilimize etkisine bir örnektir. Tıpkı TIR kısaltmasının
yazılışı gibi... Aslında TIR biçimindeki kısaltmada da kullanılan harf /i/
sesini karşılamaktadır. Ama bu kısaltma dilimizde yazıldığı gibi
okunduğu için fazla dikkat çekmedi. TIR biçiminde yazılan kısaltmayı
yine yazıldığı gibi TIR olarak söylüyoruz. Ama internet öyle değil...
İnternet biçiminde söylenilen sözü Internet olarak yazmak dilde yeni bir
karmaşa yaratmaktır.
Bu tür sözlerin
yazılışında Türkçedeki ı / i ayrımını daima göz önünde
bulundurmamız gerekir. Bu konu, daha önce de İbsen adının
ansiklopedilerde yazılışı ve alfabetik sıralamada yer alışı bakımından
da gündeme gelmişti. Şiar Yalçın, İbsen adının Ibsen olarak yazılıp I
maddesinde verilişini haklı olarak eleştirmişti. Şimdi benzer durum
internet sözü için de geçerlidir. Bu söze bir karşılık
yaygınlaştırılamadığına göre, yediden yetmişe herkesin internet dediği
ve bu şekilde yazdığı sözü, cümle başında veya özel ad olarak
kullanırken İnternet biçiminde yazmamız gerekir.