ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ-TÜRKOLOJİ ARAŞTIRMALARI MERKEZİ
Anasayfa | Makale Bilgi Sistemi | Konu Dizini Yazarlar DiziniKaynaklar Dizini | Makale-Yazar Listesi |  Makale Sayısı-Tarih Listesi | Güncel Türkoloji Kaynakçası

Atatürk Araştırmaları || Çukurova Araştırmaları || Halkbilim || Dilbilim || Halk Edebiyatı || Yeni Türk Dili || Eski Türk Dili
Yeni Türk Edebiyatı || Eski Türk Edebiyatı || Dil Sorunları || Genel || Tiyatro || Çağdaş Türk Lehçeleri

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN İLK GENEL NÜFUS SAYIMINDA ÇORUM VİLÂYETİ’NİN NÜFUS ÖZELLİKLERİ

The Population Characteristics of Çorum Province in the First
General Census of the Turkish Republic

Tahir KODAL

Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi

Fırat University Journal of Social Science
Cilt: 19, Sayı: 1, Sayfa: 233-258, ELAZIĞ-2009

Özet

Bu çalışmada, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk genel nüfus sayımı olan 1927 Genel Nüfus
Sayımı’nda Çorum Vilâyeti’nin nüfus özellikleri konu edilmiş, ayrıntılı bir şekilde ortaya
konulmuştur. Çalışmanın giriş kısmında ilk genel nüfus sayımından önceki Çorum Vilâyeti’nin
nüfusu hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Çalışmanın asıl kısmında ise, 28 Ekim 1927’de yapılmış
olan ilk genel nüfus sayımı sonuçlarına dayanılarak, ilk önce, Çorum Vilâyeti’nin genel nüfusu ve
cinsiyet itibariyle Çorum Vilâyeti’nin nüfusu hakkında bilgi verilmiştir. Daha sonra sırasıyla; yaş
grupları itibariyle, medenî hale göre, okur-yazarlık yönünden, doğum yerleri açısından, ekonomik
faaliyet dalları itibariyle, anadile göre, sakatlıklar temel alınarak, Çorum Vilâyeti’nin nüfus yapısı
hakkında ayrıntılı bilgiler sunulmuştur.

Anahtar Kelimeler: Türkiye Cumhuriyeti, Nüfus, Çorum

Abstract

In this study, the subject is the population characteristics of Çorum province in the 1927
Population Census, the first general census of the Turkish Republic, it has been revealed in detail.
The population of Çorum province before the first general census has been mentioned briefly in
the introduction section of the study. In the main part of the study, based on the results of the first
general census, made in 28 October 1927, firstly, the general populous structure of Çorum
province and its sexual proportion have been explained. Followingly, a detailed analysis of the
population and characteristics of Çorum province has been made based on age groups, marital
status, education level, place of birth, economical activities, main language and disabilities of the
people.

F.Ü.Sosyal Bilimler Dergisi 2009 19 (1)

Keywords: Republic of Turkey, Population, Çorum

A-Giriş

Genel bir ifade ile nüfus, yeryüzünde sınırları belirli bir alanda belirli bir zamanda
bulunan insanların oluşturduğu toplam sayı olarak tanımlanmıştır.2 Günümüzde bütün
dünya ülkelerinin en çok üzerinde durduğu konulardan biri nüfustur. Çünkü nüfus, bir
yandan dünyadaki sınırlı doğal kaynakları paylaşan, bu nedenle bütün çevre sorunlarının
temel kaynağı olurken öbür taraftan da, ülkeler için önemli bir güç kaynağı ve
devamlılıklarını sağlamada gerekli bir unsurdur.

Ülkeler yüzyıllar öncesinde ve hatta yirminci yüzyılın ortalarına kadar, nüfusun
sayısal olarak fazlalığını güçlü olmak için gerekli ve yerli faktör olarak görmüşlerdir.
Ancak, günümüzde nüfusun sayısal fazlalığından daha çok, nitelikleri veya özellikleri
üzerinde durulmaktadır. Nüfus miktarı ve sahip olunan nüfusun özellikleri ile ülkelerin
kalkınmaları arasında ilişki kurulmaktadır.3 Bu yüzden, çalışmanın hemen ilk kısmında,
tarihi süreç içerisinde ve Çorum’un Cumhuriyetin ilk nüfus sayımına kadar olan nüfusu
ve özellikleri hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Daha sonraki kısımda ise, Türkiye
Cumhuriyeti'’nin il genel nüfus sayımında Çorum’un sahip olduğu nüfus özellikleri
ayrıntılı olarak incelenecektir.

Çorum ve çevresi, günümüzden yaklaşık olarak 7000 yıl öncesine kadar uzanan bir
geçmişe sahiptir. Bölge Kalkolitik (Taş), Eski Tunç Çağı’nı yaşadıktan sonra,
Asurluların, Hititlerin, Friglerin, Galatların, Medlerin, Perslerin, Romalıların ve Roma
İmparatorluğu ikiye ayrıldıktan sonra da Doğu Roma yani Bizanslıların yönetimi altında
kalmıştır. Anadolu’nun Türkleşmeye başladığı 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi’nden
çok önce Türk boyları yavaş yavaş Anadolu’ya sızmaya ve yerleşmeye başlamışlardır. Bu
şekilde başlayan akınlar, Malazgirt Zaferi’nden sonra hızlanmıştır. Sultan Alparslan
savaşa katılan emirlerinden Anadolu’da fetihlerde bulunmalarını istemiş, fethedecekleri
yerlerin kendilerine “
ıktd”* edileceğini bildirmiş olduğu için, zaferi takip eden günlerde
fetihlere girişen beyler Anadolu’nun çeşitli şehirlerini ele geçirmişlerdir. 4 Bu süreçte ve

sonrasında Türkler büyük kitleler halinde Anadolu’ya yerleşmeye başlamışlardır.

Büyük Selçuklu Hükümdarı Melikşah’ın Danişmend Beyi olan Melik Ahmet Gazi,
Amasya’yı aldıktan sonra Çorum (Nikonya)’u da almak için Çavlı Beyi
görevlendirmiştir. Çavlı Bey, emirlerinden Karatekin ve Serkes Ahmet Gazi ile Çorum’u
Bizanslılardan fethetmek için harekete geçmiş, ancak Çorum Tekfuru (yöneticisi)
Nastura’ya Kastamonu’dan yardım geldiği için, Çavlı Bey fetih hareketinde başarılı
olamamıştır.5 Bunun üzerine Melik Ahmet Gazi, Sivas’ı Bizanslılardan aldıktan sonra,
beraberinde İltekin Gazi ile birlikte, 30.000 kişilik askerî kuvvetle Çorum’a gelmiştir.
Kastamonu’dan Çorum’a yardım için gelen Bizans kuvvetleri bozguna uğratıldığı için,
Türk kuvvetleri rahatlıkla şehri kuşatma altına almışlardır. Melik Ahmet Gazi elçisi
Yahya’yı Nastura’ya şehri teslim etmesi için göndermiştir. Nastura bu teklifi reddetmiştir.
Bir haftalık kuşatmadan sonra Nikonya yani Çorum 1075 yılında Türk egemenliğine
girmiştir.6 Bu tarihte Selçukluların yönetimine giren Çorum, Beylikler ve Osmanlı
Devleti’nin yönetiminde kalmış, Millî Mücadele’de ve Çapanoğlu isyanının
bastırılmasında Mustafa Kemal ve arkadaşlarının önderliğindeki
“tam bağımsızlık”
mücadelesindeki yerini almıştır.

Danişmend Beyi Ahmet Gazi tarafından 1075 yılında Bizanslılardan ele geçirilen
Çorum ve çevresine Türkmenler gelmeye başladıklarında, bölgede Hıristiyanlaşmış ve
Rumca* konuşan insanlarla karşılaşmışlardır. Bu insanların bir kısmı Çorum’u ele
geçirmek için yapılan ilk fetih hareketlerinde bölgeyi bırakarak batıya çekildiklerinden,
Türkmenlerin şehrin alınışından sonra şehre ve çevresine yerleşmeye başlamasıyla,
bölgeden hemen hemen tamamen çekilmişlerdir. Bu nedenle, Türk nüfus artmış, Çorum
ve çevresi Anadolu’nun ilk Türkleşen yerlerinden biri olmuştur. Rumca köy, kasaba dağ
adları, yerlerini Türkçe adlara bırakmıştır. Bugün Çorum’da rastlanılan Karakeçili, Kayı,
Alayuntlu, Karaevli, Hilallı gibi yer adları bu dönemden itibaren kullanılmaya

F.Ü.Sosyal Bilimler Dergisi 2009 19 (1)
başlamıştır.7

Anadolu Selçuklu Devleti zamanında Çorum’un bayındırlaşmasına önem verilmiş,
çok sayıda cami ve medrese yapılmış, ekonomik gelişme sağlanmış, buna bağlı olarak da
Çorum’un nüfusunda önemli artış yaşanmıştır. Beylikler döneminde Çorum çeşitli
çatışmalara sahne olmuş, sonunda Yıldırım Beyazid Osmanlı Devleti’ne katılmıştır.
Amasya’nın Şehzade Sancağı olması ve Bağdat Ticaret Yolu’nun Osmancık’tan geçmesi
Çorum’a ayrı bir önem kazandırmıştır. XVI. yüzyılda ortaya çıkan sûhte birliklerinin
çıkarmış olduğu isyan yerlerden biri de Çorum olmuş, XVII. yüzyılda ise Türkmenler
Babailik akımının izlerini taşıyan isyanlara devam etmişlerdir. Çorum’daki ayaklanma ve
çatışmalar, Çapanoğlu isyanı örneğinde olduğu gibi, Cumhuriyetin ilanına kadar
sürmüştür.

Bu huzursuzluklar, ayaklanmalar ve büyük yıkımlara, ölüm ve göçlere neden olan,
1446, 1509, 1514, 1543, 1559, 1579, 1793, 1800, 1824 depremleri nedeniyle, Çorum
XIX. yüzyılın ilk çeyreğinde düşük nüfusa sahip, dışarı göç veren, dışa kapalı yani göç
almayan bir şehir olarak kalmıştır. Çorum’un bu durumu Osmanlı Devleti’nin ilk* nüfus
sayımında resmen ortaya konulmuştur. Padişah II. Mahmud (1808-1839)’un geniş çaplı
ıslâhat yapma isteği, Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasından sonra
“Asâkir-i Munsûre-i
Muhammedi”
adında yeni bir ordunun kurulmak istenmesi, bu bağlamda yeni vergi
kaynaklarının bulunması ve askerlik yapabilecek halkın sayısının bilinmek istenmesi
yüzünden 1831 yılında nüfus sayımı yapılmıştır.8

Osmanlı Devleti’nde yapılan ilk modern nüfus sayımında; Sivas Eyaleti’ne bağlı
bir sancak olan Çorum’un, merkez kaza dahil, toplam 5 tane kazası mevcuttur. Çorum’un
toplam nüfusu 33.735 kişiden oluşmuştur. Bu sayımda, daha çok asker olabilecekleri
belirlemek için daha çok Müslüman olanlarının sayımı yapıldığından, Çorum’da ileride
karşımıza çıkacak ve çok az miktarda olan gayrimüslim nüfus dikkate alınmamıştır. Bu
nedenle, sayım sonrasındaki nüfusun tamamını Müslümanlar oluşturmuştur. Yukarıdaki
sonuçlara göre, nüfus bakımından Çorum’un en büyük kazasının İskilip olduğu

anlaşılmıştır. En az nüfusa sahip kazası ise Hacıhamzaderbendi’dir* ve toplam nüfusu
559’dur.

1831 Nüfus Sayımında Çorum Sancağı’nın Nüfusu

Kazalar

İslâm

Reâya

Kıpti

Yahudi

Ermeni

Yekûn (Toplam)

Çorum

10.075

-

-

-

-

10.075

İskilip

11.450

-

-

-

-

11.450

Osmancık

4.349

-

-

-

-

4.349

Hacıhamzaderbendi

659

-

-

-

-

659

Saz

661

-

-

-

-

661

Çorum dahilindeki
Türkmen ve Kürt

6.581

-

-

-

-

6.581

Toplam

33.735

33.735

Kaynak: Enver Ziya Karal, Osmanlı İmparatorluğunda İlk Nüfus Sayımı 1831, Ankara 1997, s.210.

Çorum 1841 yılına kadar Sivas Eyaleti’ne bağlı kalmıştır. Bu yılda Sivas’tan
ayrılarak, Ankara Vilâyeti’ne bağlanmış, 1863’e kadar sancak merkezi konumunda
olmuştur. 1864 yılında “
Teşkil-i Vilâyet Nizâmnâmesine göre, İskilip ve Osmancık’tan
yoksun olarak Ankara Vilâyeti’ne bağlı Yozgat sancağına dahil edilmiştir. Çorum’un 19.
Yüzyılın sonlarındaki nüfusu ile ilgili bu dönemde yayınlanan
“Vilâyet
Salnâmeleri,,*nden
bilgi elde etmek mümkündür. Bu nedenle, Ankara Vilâyet
Salnâmesi’ne göre, Çorum’un 1881/1882 yılındaki nüfusu dikkate alındığında; Çorum
kazasında 288 Kıptî, 80 Ermeni, 4 Rum ve 21.521 Müslüman, Sungurlu’da 6 Protestan,
529 Ermeni, 194 Rum ve 13.481 Müslüman olmak üzere toplam 36.103 kişinin ikâmet
ettiği görülmüştür.9

Çorum’un 1881/82-1893 yılları arasındaki nüfusu hakkındaki bilgilere yine
Osmanlı Genel Sayımı’ndan ulaşmak mümkündür. Bu yıllar arasında hâlâ Ankara
Vilâyeti’nin Yozgat Sancağı’na
“Sungurlu ile birlikte kaza” olarak bağlı olan Çorum
kazasının toplam nüfusu 49.057’dir. Bu nüfusun; 48.381’i Müslüman, 146’sı Rum, 497’si
Ermeni, 33’ü Protestan’dır. Sungurlu kazasındaki nüfusun ise; 63.945’i Müslüman, 690’ı
Rum, 2.483’i Ermeni, 129’u Protestan’dır.10 Bu nedenle, Sungurlu kazasının toplam
nüfusu 67.607 kişiden oluşmuştur. Çorum ve Sungurlu kazalarının, Müslüman ve
gayrimüslim olmak üzere, toplam nüfusu ise 116.664’tür. Toplam nüfus içerisindeki

Müslümanların sayısı 112.326’dır. Bu nedenle, Müslümanların toplam nüfus içerisindeki
oranı %96.2’dir. Geri kalan kısmı da gayrimüslimler oluşturmuştur.

Fransız papaz ve araştırmacı Vital Cuinet, Anadolu’ya yapmış olduğu seyahat ve
çalışmadan sonra, Osmanlı Devleti’nin resmî verilerini de kullanarak, kaleme almış
olduğu eserinde hem Osmanlı Devleti, hem de Çorum nüfusu hakkında bilgiler vermiştir.
Vital Cuinet’e göre; önemli bir ticaret ve taşıma noktasında bulunan Çorum kazasının
toplam 163 köyü vardır. Çok büyük bir kısmı Müslümanlardan oluşan Çorum’un şehir
nüfusu 13.000 ve toplam nüfusu 36.669 kişiden oluşmuştur.11 Sungurlu’nun nüfusu;
26.652 Müslüman, 1.205 Ermeni, 693 Rum, 121 Protestan, 537 Çingene olmak üzere
toplam 29.208 kişi olarak ifade edilmiştir.12 Bu nedenle, Çorum ve Sungurlu kazalarının
toplam nüfusunun 65.877 olduğu anlaşılmıştır.

Çorum, Beşiktaş Muhafızı Hasan Paşa’nın çabası ve Ankara Valisi Abidin
Paşa’nın yardımıyla 1894 yılında Ankara’ya bağlı bir
“sancak merkezi” olmuştur. Çorum
sancağına Osmancık, İskilip ve Sungurlu kazaları da bağlanmıştır. Osmanlı Devleti, 20.
yüzyılda birbiri ardına patlak veren, Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle
“...türlü
düşmanlarla... yıllarca süren savaşlar
... ”13 ile uğraşmak zorunda kalmıştır.

Çorum Sancağı’nın 1907 Yılındaki Nüfusu

Çorum Sancağı

Hane

Gayrimüslim

Müslüman

Genel Toplam

Merkez Kaza

16.997

1.307

79.666

80.973

İskilip

8.576

56

52.306

52.362

Osmancık

6.171

87

29.386

29.473

Sungurlu

7.608

3.353

36.440

39.793

Toplam

39.352

4.803

197.798

202.601

Kaynak: Yurt Ansiklopedisi (YA), “Çorum”, İstanbul 1982, s.2037.

20. Yüzyılın hemen başında, Çorum’un idari yapılanmasındaki değişiklik ve
Anadolu’ya Rumeli ve Kafkasya’dan Anadolu’ya yapılan göçler* nedeniyle, toplam
nüfusunda artış yaşanmıştır. Bu nedenlerle, Çorum’un nüfus toplam olarak 202. 601’e
ulaşmıştır. Bu nüfusun 197.798’ini Müslümanlar oluşturmuştur. Müslümanların toplam
nüfus içerisindeki oranları %97.6 olarak gerçekleşmiştir. Bu yüzden, 20. yüzyıla
girildiğinde Çorum ve kazalarında Türk-İslâm nüfusun büyük bir üstünlüğünden söz

etmek mümkündür.

Osmanlı Devleti çok çeşitli devlet ve toplumla hem dış, hem de iç politikada
uğraşma, mücadele etmek zorunda kalmıştır. 19. Yüzyılın ortalarından itibaren,
Tesalya’da, Girit’te, Adalar Denizi’ndeki Adalarda, Balkanlar’da ve Kafkasya’da yaşanan
ayaklanmalar, isyanlar, savaşlar nedeniyle buralardan, Anadolu’ya göçler yaşanmış, bu
göçler Trablusgarp Savaşı, Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında
giderek hızlanmıştır. Bu süreçteki göçler sonrasında milyonlarca Türk-İslâm nüfus
Osmanlı Devleti’ne, Anadolu’ya sığınmak zorunda kalmıştır.14 Buna karşılık sürekli
savaşlar ve cephelerdeki kayıplar sonrasında Türk milleti pek çok kayıp verdiğinden
özelde Çorum’un nüfusunda büyük bir artış söz konusu değildir.

Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı’na İtilaf Devletleri’nin yanında savaşa kabul
edilmediğinden, Almanya’nın başını çektiği İttifak devletlerinin yanında savaşa dahil
olmuştur. Ancak, savaş öncesinde Osmanlı Devleti yine savaş sırasında asker ihtiyacını
karşılamak ve mevcut potansiyeli tespit edebilmek amacıyla 1914 yılında yeni bir nüfus
sayımı gerçekleştirmiştir.

1914 Nüfus Sayımı’nda Çorum Sancağı’nın Nüfusu

Çorum Sancağı

İslâm

Rum

Ermeni

Kıptî

Protestan

Musevi

Yekûn (Toplam)

Merkez Kaza

83.150

555

1.231

-

-

-

84.936

İskilip

55.016

15

43

113

-

-

55.187

Sungurlu

40.501

816

1.863

699

73

-

43.952

Osmancık

31.824

50

68

-

-

-

31.942

Mecitözü

34.134

834

318

-

167

35.453

Toplam

244.625

2.270

3.523

812

240

251.470

Kaynak: Dâhiliye Nezâreti Sicil-i Nüfus İdare-i Umûmîsi Müdüriyeti 1336 (1920),Memâlik-i Osmaniye’nin
1330 (1914/15) Senesi Nüfus İstatistiki,
Dersaadet İstanbul, s.10-11.

Osmanlı Devleti’nin 1914 nüfus sayımına* ve yukarıdaki tabloya göre; Çorum’un,
merkez kaza dahil, toplam 5 kazası vardır. Çorum’un toplam nüfusu 251.470 olarak tespit
edilmiştir. Toplam nüfusun 244.625’ini Müslümanlar meydana getirmiştir. Bu nedenle,
Müslümanları toplam nüfus içerisindeki oranı %97.2’dır. Gayrimüslimlerin toplam
nüfusu ise 6.845 kişiden ibarettir. Bu yüzden, gayrimüslimlerin nüfus içerisindeki oranın
sadece %2.8 olduğu görülmüştür. Ayrıca, Çorum’un merkez kazası 84.936 ikamet edeni
ile nüfus bakımından en büyük kaza durumundadır. Osmancık kazası ise 31.942 kişiden
oluşan nüfusuyla en küçük kaza durumundadır.

I. Dünya Savaşı’nın ardından imzalanan Mondros Mütareke si’nden Cumhuriyet
dönemine kadar geçen sürede Türk-İslâm nüfus, 20-40 yaş grubundaki nüfusun %40’ını
savaşlar ve cephelerde kaybetmiştir.15. Bu kayıplar, yukarıda ifade edilen göçler ile
takviye edilmiş olmakla birlikte, hem Türkiye’nin, hem de Çorum’un nüfus artışı çok
yavaş devam etmiştir. Cumhuriyet dönemine kadar, Millî Mücadele’yi gerçekleştirmiş,
savaştan yıpranarak çıkan Çorum ve çevresinde yaşayan Türk-İslâm nüfusu genellikle
köylere yerleşmiş, çiftçilik ve hayvancılıkla geçimlerini sağlamıştır. Bunun yanında,
merkez ve kazalarda yaşayan Türklerin bir kısmı küçük sanatlarla yani, tabaklık, yerli bez
dokumacılığı, marangozluk, demircilik, dikicilik, kalaycılık, araba imalatı, kuyumculuk,
mutaflık (her çeşit dokumacılık), keçecilik, yorgancılık, saraçlık ve ayakkabıcılıkla
uğraşmışlardır.16 Bu döneme kadar, yerleşik nüfus içerisinde bulunan ve az bir orana
sahip olan azınlıklar ise, iktisadî, ticarî alandaki yani sarraflık, nalbantlık v.b. etkin işlerle
uğraşmışlardır.

B- İlk Genel Nüfus Sayımının Yapılması ve Çorum Vilâyeti’nin Nüfus
Özellikleri

Kurtuluş Savaşı’nın Türk milleti tarafından zaferle sonuçlandırılmasının ardından
24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşmayla yeni bir Türk
devleti’nin kurulmuş olduğu hem İtilaf Devletleri, hem de diğer ülkeler tarafından kabul
edilmiş, uluslararası arenada tanınmıştır. Tam bağımsız bir devletin kurulmasının
ardından, Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle hem
“.içeride ve dışarıda saygı ile
anılan yeni toplum, yeni devlet
... ”17 oluşturmak, hem de Türkiye’yi önce çağdaş uygarlık
seviyesine, hatta üstüne çıkarmak amacıyla, siyasî, ekonomik, sosyal, kültürel pek çok
alanda inkılâplara girişilmiştir.

Bu nedenle, sosyal alanda yapılan inkılâp hareketleri sonrasında, sağlık alanında da
pek çok düzenlemeler ve atılımlar gerçekleştirilmiştir. Bu gelişmeler sonrasında, Türkiye
genelinde kolera, sıtma, tifo, dizanteri gibi çocuk ölümlerini artıran hastalıkların tedavisi
gerçekleştirilmiştir.18 Bu durum, Cumhuriyetin ilk yıllarında yavaş da olsa nüfus artışının
artmasına etki etmiştir. Ayrıca, eğitim ve öğretim işlerinin geliştirilmesi, halkın
bilinçlendirilmesi, bilgilendirilmesi ve bebek ölümlerinin azaltılması gibi nedenler de
nüfus artışında etkili olmuştur. Bu ve diğer nedenler yüzünden, Türkiye genelindeki
nüfus artışına paralel olarak, Çorum’da da nüfus artışında bir hareketlenme söz konusu
olmuştur.

TBMM’nin 20 Nisan 1921’de sancakları kaldırmasının ve yerine “Vilâyet
Teşkilâtımın
kurulmasının ardından,19 Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci anayasası 20
Nisan 1924 tarihinde kabul edilmiştir. Bu Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun 89. maddesi
Türkiye’nin yeni idarî taksimatını ortaya koymuştur. Buna göre; yeni Türkiye
Cumhuriyeti’nin idarî taksimatı için şöyle denilmektedir:
“Türkiye coğrafî vaziyet ve
iktisadî münâsebet nokta-i nazarından vilâyetlere, vilâyetler kazâlara, kazâlar nahiyelere
münkasemdir (ayrılmıştır), ve nahiyeler de kasaba ve köylerden terekküp eder
(oluşur
). ”20 Böylece, Türkiye illere, iller ilçelere, ilçeler nahiyelere, nahiyeler de köylere
ayrılmıştır. Buna göre idarî taksimatın en küçük birimini köyler oluşturmuştur.

Bu yeni düzenlemeyle birlikte hemen hemen bu günkü idarî yapı ortaya çıkmış,
Çorum Vilâyet (il) haline getirilmiştir. Hüseyinabat (Alaca), İskilip, Mecitözü, Osmancık
ve Sungurlu Çorum Vilâyeti’nin ilçelerini oluşturmuştur. Çorum Vilâyet haline geldikten
sonra, Cumhuriyetin ilk yıllarında hazırlanılan
“Devlet Salnamelerimdeki yerini almıştır.
1926-1927 Devlet Salnamesi’nde Çorum Vilâyeti’nin toplam nüfusu 229.036’dır. Bu
nüfusun 55.177’si Çorum merkez kazada, 25.024’ü Hüseyinabat (Alaca)’ta, 51.386’sı
İskilip’te, 29.034’ü Mecitözü’nde, 27.189’u Osmancık’ta, 41.226’sı Sungurlu’da
yaşamaktadır.21

Cumhuriyet ilan edildikten sonra, hemen bir genel nüfus sayımının yapılması
öncelikli bir konu olmadığından, çözülmesi gereken çok önemli konular bulunduğundan
ve her yıl yayınlanmakta olan Devlet Salnameleri’nde vilâyetlerin nüfuslarına yer
verildiğinden, nüfus sayımı fazla ihtiyaç hissedilmemiştir. Bu yüzden, Türkiye’de 1927
yılına kadar ayrıntılı genel nüfus sayımı yapılmamıştır. Ancak, Türkiye’nin karşılaştığı
önemli sorunlardan biri olarak nüfusun, sayısının, sosyal ve ekonomik niteliklerinin
bilinmesi olduğundan, Türkiye’de kısa süre içerisinde bir genel nüfus sayımının
yapılması kararlaştırılmıştır.

İktidardaki III. İnönü Hükümeti (4 Mart 1925-1 Kasım 1927), Başbakan İsmet
İnönü’nün gerekli desteği vermesiyle, genel nüfus sayımının yapılması için gerekli
hazırlıkları yerine getirmiştir. Bu kapsamda 896 sayılı
“İlk Genel Nüfus Sayımı Kanunu”
hazırlanmış, 2 Haziran 1926 tarihinde TBMM’de kabul edilmiş ve Resmî Gazete’de
yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.22 Bu kanunun çıkartılmasının ardından, Türkiye
Cumhuriyeti'’nin ilk ayrıntılı genel nüfus sayımı 28 Teşrinievvel (Ekim) 1927’de
yapılmıştır. Bu sayede Çorum Vilâyeti’nin nüfusu hakkında ayrıntılı bilgilere ulaşma ve
bu bilgilere dayanarak bilimsel değerlendirmeler yapabilme imkânı doğmuştur.

Bir beldenin nüfusu ve istihdam durumu o bölgenin iktisadî gelişmesini
değerlendirebilme yönünden büyük bir önem taşır. Bir başka deyişle, nüfus ve iş gücünün
oluşum şekli ve artışı, kalkınan bir bölge için faydalanılabilecek bir araçtır.23 Bu nedenle,
Çorum Vilâyeti’nin tarım, ekonomi ve sanayisinin belli bir düzeye gelebilmesinde nüfus
ve onun özellikleri çok önemlidir.

1- Genel Nüfus Sayısı ve Cinsiyet İtibariyle Nüfus

1927 Genel Nüfus Sayımı’na göre; Türkiye’nin toplam nüfusu 13.648.270 kişidir.
Bu nüfusun sadece %23.5’i şehirlerde, %76.5’i ise köylerde yaşamaktadır. Türkiye
Cumhuriyeti’nin ilk genel nüfus sayımında 247.926 kişi olan Çorum Vilâyeti’nin nüfusu,
şehirlerde ve köylerde yaşama biçimi bakımından, Türkiye’nin geneli ile paralellik
göstermektedir. Bu nüfusuyla Çorum Vilâyeti ülke nüfusunun yaklaşık %1.8’ini
barındırmıştır. Çorum’un ortalama nüfus yoğunluğu 22.0’dır. Çorum’da ilçelerde
kilometre kareye düşen nüfus miktarlarının toplamı ise 11.240’tır.

Genel Nüfus Sayısı ve Cinsiyet İtibariyle Nüfus

İlçeler

Erkek

Kadın

Toplam

Km2’ye
Düşen ve
Toplam
Nüfus

Nüfus ve
Ortalama
Nüfus
Yoğunluğu

Ü &

ea

S £

Merkez

29.152

31.717

60.869

3.055

19.9

174

Hüseyinabat

12.567

14.359

26.926

1.155

23.3

89

İskilip

24.957

28.806

53.763

1.950

27.6

139

Mecitözü

16.968

19.723

36.691

1.390

26.4

139

Osmancık

13.479

15.720

29.199

1.880

15.5

77

Sungurlu

18.978

21.500

40.478

1.810

22.3

114

Toplam

116.101

131.825

247.926

11.240

22.0 (Ort.)

732

Kaynak: T.C. Başbakanlık İstatistik Umum Müdürlüğü (TCB'

Ankara 1929, s.VI.

UM), 1927 Genel Nüfus Sayımı, Fasikül I,

Cumhuriyetin ilk genel nüfus sayımına dayanılarak yapılan değerlendirmelerden
sonra, bu sayım sonucu temel alınarak, daha önceki nüfus sayımlarından elde edilemeyen
Çorum Vilâyet nüfusunun başka özellikleri hakkında da bilgilere ulaşmak söz konusudur.
Bu nedenle, ilk olarak, Cumhuriyetin ilk genel nüfus sayımına göre, Çorum Vilâyeti’nin
genel nüfus sayısı ve bu nüfusun cinsiyet itibariyle durumu ortaya konulmuş, bazı
değerlendirmelerde bulunulmuştur.

Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi, Çorum Vilâyeti’nin toplam nüfusu 247.926
kişidir. Çorum’da nüfusun en yoğun olduğu yer İskilip ilçesidir. İskilip’i sırasıyla;
Mecitözü, Hüseyinabat (Alaca), Sungurlu ve Çorum merkez ilçe takip etmektedir. Bu
ilçeler, nüfus ve yerleşme açısından çekim merkezi durumunda olan ve Çorumluların
hayatlarını sürdürmek için daha fazla tercih etmiş oldukları yerlerdir. Nüfus
yoğunluğunun en az olduğu yer ise Osmancık’tır. 1927 nüfus sayımı sonucuna göre,
dikkati çeken en önemli noktalardan biri de, 732 kişinin kayıp yani o günün ifadesiyle
mevâki statüsünde olmasıdır. En fazla kayıp nüfus ise Çorum merkezde olup, toplam 174
kişidir.24 Bu sayıma göre, Çorum Vilâyet’inin tamamındaki nüfusun ortalama yoğunluğu
% 22.0’dır. Böyle bir sonuca dayanarak, Çorum’daki nüfus yoğunluğunun Türkiye
ortalamasıyla paralel olduğunu söylemek mümkündür.

Cinsiyete göre Çorum Vilâyeti’ndeki nüfus değerlendirildiğinde, 247.926 kişinin
116.101’i erkek, 131.825’i kadındır.25 Yani, kadınların erkeklerden daha fazla olduğu
görülmektedir. Bunun en önemli nedeni olarak Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı ve Türk
Kurtuluş Savaşı sırasında yaşanan 20-40 yaş grubu arasında yaşanan erkek nüfustaki
kayıp gösterilebilir. İlk genel nüfus sayımı sonuçlarına bakıldığında, hemen dikkati çeken
özellikten birinin bu olduğu ifade edilebilir. Ayrıca, Çorum Vilâyet nüfusunun cinsiyet
açısından, Cumhuriyetten önceki cinsî yapıyla paralellik oluşturduğu ve daha önceki cinsî
yapının, nüfusun artmasına karşın, korunduğunu söylemek mümkündür.

2- Yaş Grupları İtibariyle Nüfus

1927 Nüfus Sayımı’nda ilk defa ayrıntılı bilgiler verilmiş olduğundan, daha önceki
sayımlarda yer almayan ve ulaşılması mümkün olmayan bazı nüfus özelliklerine ilişkin
bilgilere kolaylıkla ulaşmak mümkündür. Bu sayım sonuçlarından elde edilebilen nüfus
özelliklerden biri de Çorum nüfusunun yaş grupları itibariyle yapısıdır. Bu nedenle,
Çorum Vilâyeti’nin yaş grupları itibariyle nüfus durumu ayrıntılı olarak ortaya
konulmuştur.

Bu sonuçlardan, Çorum Vilâyeti’nin iktisadî, kültürel, sosyal ve ticarî durumu
etkileyecek, gelişmesini sağlayacak bir nüfus alt yapısının var olduğu sonucuna
varılabilir. Çünkü, her sosyal faaliyet alanında ihtiyaç duyulan temel faktör, o alanda

yetişmiş insan potansiyelidir. İleride de görüleceği gibi, Cumhuriyet döneminin ilk
yıllarında, okuma ve yazma istenilen ölçüde olmamasına karşın, kas gücüyle
çalışabilecek insan sayısı istenilen seviyededir. Bunun en önemli göstergesi, tabloda da
görüldüğü gibi, çalışabilecek ve belli bir olgunluğa ulaşmış insan sayısı bir hayli fazladır.
Yaş grupları içerisinde en fazla kitleyi bulunduran 20-45 grubudur. Bu grupta toplam
87.471 kişi bulunmaktadır.26

Yaş Grupları İtibariyle Nüfus

Cinsiyet

ö

'JD

7-12

13-19

20-45

46-60

61-70

71+

Yaşı

Bilinmeyen

E

7.112

11.785

13.911

13.541

19.349

34.303

10.393

4.158

1.479

70

K

4.921

9.539

13.661

10.823

18.717

53.168

14.547

4.212

2.139

98

T

12.033

21.324

27.572

24.364

38.066

87.471

24.940

8.370

3.618

168

Kaynak: T.C. Başbakanlık İstatistik Umum Müdürlüğü (TCBİUM), 1927 Genel Nüfus Sayımı, Fasikül I,

Ankara 1929, s. XXIII.

Bunun yanı sıra, 1927 Genel Nüfus Sayımı’na göre, yaş grupları dikkate
alındığında, çoğunluğun genç nüfus olduğunu söylemek mümkündür. Yani, Çorum
Vilâyeti Cumhuriyetin ilk yıllarında çok genç bir nüfusa sahiptir. Atatürk’ün güvendiği
ve Cumhuriyeti emanet ettiği genç nüfus, bu yıllarda Çorum Vilâyeti’nde de etkin
konumdadır. Bu da iktisadî, kültürel ve siyasî alanlarda nüfusun ihtiyaçlarını ortaya
çıkarmış, bu alanlarda çalışma ve çeşitli hizmetleri gerekli kılmıştır. Özellikle eğitim,
sağlık, ekonomik alanlarda, yeni yatırımlara ve yeni alt yapı hizmetlerine ihtiyaç
duyulmuş, Cumhuriyet Hükümetleri’nin genç nüfusun ihtiyaçlarını dikkate almasına
neden olmuştur.

3- Medenî Hâle Göre Nüfus

Toplumların tüm kesitlerinde olduğu gibi, Çorum’daki toplum yapısının ve
geleceğinin belirlenmesinde nüfusun medeni halinin bilinmesinde büyük yararlar vardır.
Bu nedenle, Cumhuriyet döneminin ilk yıllarındaki nüfusun medeni hâlini 1926 vilâyet
sayımından kısmen öğrenmek mümkün olsa bile, tam anlamıyla bilimsel bilgilere ve
değerlendirmelere ilk defa bu sayım sonuçlarından ulaşılabilmektedir. Bu sayımda,
Cumhuriyetin ileriki yıllarında yapılan nüfus sayımlarından farklı olarak, evlilik çağında
bulunan yani 15 yaş ve üzerinde bulunan insanların medenî durumu göz önünde
bulundurulmamış, Çorum Vilâyeti’nin bütün nüfusu dikkate alınmıştır.

Medenî Hâle Göre Nüfus

Çorum

Vilâyeti

Cinsiyet

Bekâr

Evli

Dul

Boş

Bilinmeyen

Erkek

63.754

50.760

1.370

185

32

Kadın

54.497

58.330

18.051

919

28

Toplam

118.251

109.090

19.421

1.104

60

Kaynak: T.C. Başbakanlık İstatistik Umum Müdürlüğü (TCBİUM), 1927 Genel Nüfus Sayımı, Fasikül I,

Ankara 1929, s. XXIII.

1927 Genel Nüfus Sayımı’na dayanılarak hazırlanılan tabloda görüldüğü gibi,
Çorum Vilâyeti’nin medenî hale göre nüfusu karışık bir yapı sergilemektedir. Bu yapı
içerisinde sayıca en fazla olanlar bekârlardır. Bu durum, Çorum’un genç bir nüfusa sahip
olduğunu bir kez daha göstermektedir. Toplam 118.251 bekâr içerisinde erkeklerin daha
fazla bir sayıya sahip olduğunu ve 63.754 erkeğin bekâr olduğu görülmektedir. Bu
tabloda dikkati çeken konulardan biri de Çorum Vilâyeti’nin genel nüfusu içerisindeki
dul ve boş kalan kişilerin sayısının 20.525 olmasıdır.27 Bunun sebebi olarak da, başta 20.
yüzyıldaki farklı güçlerle uzun süren savaşlar yani Trablusgarp, Balkan Savaşları, I.
Dünya Savaşı ve Millî Mücadele yıllarındaki savaşlar, kayıplar ve çeşitli ölümler
gösterilebilir.

Anlaşmazlık, geçimsizlik nedeniyle boşanmaları ikinci sırada saymakta fayda
vardır. Çünkü, Cumhuriyetin bu ilk yılları, Çorum ve çevresindeki sosyal yapının, Türk
kültür ve aile yapısının geleneksel bir çizgide korunduğu yıllar olmuştur. Bu nedenle, bu
süreçteki boşanma ve dul kalmaların günümüzdeki sosyolojik, ekonomik değişme ve
gelişmelerin aile hayatına farklı yansımasıyla yaşanan ayrılma ve dul kalma olayları
kapsamında düşünülmemesi gerektiğini ifade etmek mümkündür.

Dikkati çeken konulardan bir diğeri de evli erkekler ile kadınların sayısının farklı
olmasıdır. Bunun en önemli nedeni olarak, erkeklerin birden fazla kadınla evli olması
gösterilebilir. Bu yüzden, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan kısa bir süre sonra,
1927 yılına gelindiğinde yaklaşık 8.000 erkeğin çok eşli bir yaşam sürdürdüğü,
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geleneksel toplum yapısının devam ettiği söylenebilir. Ancak,
bu durum ileriki yıllarda önemli ölçüde değişime uğrayacaktır.

4- Okur-Yazarlık Yönünden Nüfus

Bir ülkenin, bölgenin, şehrin, beldenin gelişip kalkınması o yerlerin sahip olduğu
yetişmiş, iyi eğitim almış, öğretim sürecinden geçmiş, bilinçli ve girişimci insan gücü ile
doğru orantılıdır. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki Çorum Vilâyeti’nin okuma-yazma
bakımından nüfus durumu hakkındaki ilk bilgilere de 1927 Genel Nüfus Sayımı

sonuçlarından ulaşılabilmektedir. Bu nedenle, Çorum Vilâyeti’nin okur-yazarlık
yönünden nüfus durumu ortaya konulurken, Cumhuriyet döneminde yapılacak olan
ilerideki nüfus sayımlarından farklı olarak, altı yaş ve üzerindeki nüfus dikkate
alınmamış, nüfusun ilk genel nüfus sayımı sonuçları temel alınarak, açıklığa
kavuşturulmuştur.

Okur-Yazarlık Yönünden Nüfus

Çorum

Vilâyeti

Cinsiyet

Okuma-Yazma Bilen

Okuma-Yazma Bilmeyen

Erkek

8.518

107.583

Kadın

1.200

130.625

Toplam

9.718

238.208

Kaynak: T.C. Başbakanlık İstatistik Umum Müdürlüğü (TCBİUM), 1927 Genel Nüfus Sayımı, Fasikül I,

Ankara 1929, s. XXXVII.

Cumhuriyetin ilk genel nüfus sayımına göre; Türkiye’nin genelinde 1.111.496 kişi
okuma-yazma bilirken, toplam nüfus içerisindeki okuma-yazma oranı sadece %8’dir.
Buna karşılık 13.629.488 kişi olan genel nüfus içerisinde 12.517.992 kişi ise okuma-
yazma bilmemektedir.26 Bu da Türkiye’nin genelinde eğitim ve öğretim işlerinin ve okur¬
yazar oranının çok düşük olduğunu göstermektedir.

Türkiye’nin genelinde okuma-yazma oranındaki düşüklüğe paralel olarak, Çorum
Vilâyeti’ndeki okuma-yazma oranının da düşük olduğu görülmektedir. Çorum
Vilâyeti’ndeki toplam nüfus içerisindeki okuma-yazma bilenlerin oranı, ancak %5.1’dir.
Yani, Türkiye ortalamasının altında kalmıştır. Bu nedenle, Çorum Vilâyeti’nde eğitim-
öğretim faaliyetlerine ağırlık verilmiştir. Özellikle de, Çorum’daki eğitim-öğretim
kurumları 1924 yılından, yani Tevhid-i Tedrisât Kanunu’nun çıkartılmasından sonra
yeniden yapılandırılmış, bazıları ilk olarak kurulmuştur. Bu kanunla birlikte, Osmanlı
Devleti zamanında Çorum’da hizmet vermekte olan Osmanî, Mecidî, Terakkî, Hürriyet,
Revze-i nısfa, Numune-i Nezahat okullarının isimleri değiştirilerek, İnkılâp, Albayarak,
Cumhuriyet, Gazipaşa ve Tanyeri ilkokulları adı altında toplanarak,27 yeni bir anlayış ve
karma olarak eğitim-öğretim faaliyetlerine başlaması sağlanmıştır.

Bu eğitim-öğretim kuramlarının, Çorum Vilâyeti’nde halkın okuma-yazma
düzeyinin yükselmesine sebep olduğunu söylemek mümkündür. Çünkü, Cumhuriyetin
ilan edildiği yılda Çorum’da toplam 77 okulda 630 kız, 3030 erkeke olmak üzere toplam
3.660 kişi okumaktaydı. İlk genel nüfus sayımında Çorum’da 9.718 kişinin okuma yazma
bildiği düşünülürse,28 Cumhuriyet sonrasında girişilen eğitim-öğretim faaliyetlerinin
aslında ne kadar önemli olduğu anlaşılacaktır. Buna ilaveten, 1929 yılından itibaren
Millet Dershaneleri’nden 9.710 kişinin okuma-yazma belgesini almış olması Çorum’da
okur-yazarlık oranının hızla yükselmekte olduğunu söylemek mümkündür.29

İlk genel nüfus sayımı sonrasında Çorum merkez kazasında 2.689 erkek ve 544
kadın okuma-yazma bilirken, buna karşın 7.024 erkek ve 9.402 kadın okuma-yazma
bilmemektedir.30 Bu durum yani kadınların erkeklerden daha az okur-yazar olması
Çorum’un diğer ilçe ve köylerine doğru gidildikçe daha kötü bir tablo ortaya çıkarmakta,
okuma-yazma bilen kadınların sayısı giderek düşmektedir. Örneğin, İskilip ilçesinin
köylerinde 502 erkek okuma-yazma bilirken, okuma-yazma bilen kadın sayısı sadece
5’tir. Böyle bir durumun ortaya çıkmasında geri kalmışlık, eğitim-öğretim kuramlarının
azlığı, geleneksel Türk toplum yapısı ve din adına kadınların eğitim-öğretim
imkânlarından uzak tutulması gibi nedenler etkili olmuştur. Bu nedenle, Cumhuriyetin ilk
yıllarında Çorum toplam nüfusu içerisindeki kadınların, okuma-yazma ve kültürel
konularda, erkeklerden daha geride kalmış olduklarını söylemek mümkündür.

5- Doğum Yerleri İtibariyle Nüfus

Çorum Vilâyeti’nin “Doğum Yerleri İtibariyle” nüfus yapısı ve niteliğinden
bahsederken, hem Çorum’un idarî birimlerinde (vilâyet, ilçe, nahiye ve köylerde) ve
Türkiye’de dünyaya gelen, hem de Türkiye dışında doğup da Çorum Vilâyeti’nde
yaşayan insanlar kastedilmiştir. Bu nedenle, Türkiye ve yurt dışında doğan, Çorum
Vilâyeti’nde yaşayan insanlar göz önünde bulundurulmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk genel nüfus sayımına göre, Çorum Vilayeti’ndeki
nüfusun büyük bölümünü hem Çorum’un idarî birimlerinde, hem de Türkiye’nin başka
şehirlerinde doğan ve burada yaşayanlar oluşturmuştur. Bu insanların toplam sayısı
246.703’tür.31 Bu nedenle, Çorum nüfusunun %99,5’inin Türkiye sınırları dahilinde
doğanlardan meydana geldiği tespit edilmiştir.

Yurt dışında doğan ve Çorum Vilâyeti’nde yaşayan nüfusun çoğunluğunu, 871
kişiyle Rusya’da doğan Türk-İslâm nüfusu oluşturmaktadır.32 Bunların büyük bir kısmını
Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Osmanlı Devleti’ne sığınan, başta Çerkezler olmak üzere,
Kafkasya’dan Çorum’a getirilip yerleştirilen insanlar oluşturmaktadır. Ayrıca, Osmanlı

Devleti 19. ve 20. yüzyılda Balkanlarda da büyük sıkıntılar yaşamıştır. Sırbistan-Karadağ
ayaklanmaları v.b. olaylar, Bulgaristan’ın bağımsızlığını kazanması, Balkan Savaşları
nedeniyle buralardaki Türk-İslam nüfus katliamlardan kurtulmak için Osmanlı Devleti’ne
sığınmış, Osmanlı Devleti de onları ülkenin çeşitli yerlerine yerleştirmek durumunda
kalmıştır. Bu yerlerden biri de Çorum olmuştur.

Doğum Yerleri İtibariyle Nüfus

Ülkeler

Erkek

Kadın

Toplam

Türkiye

115.482

131.221

246.703

Afganistan

1

-

1

Irak

6

-

6

İran

8

7

15

Suriye

1

-

1

Almanya

1

1

2

Avusturya

3

-

3

Bulgaristan

16

17

33

Fransa

1

-

1

Y unanistan

3

7

10

Macaristan

-

4

4

Romanya

10

5

15

Rusya

458

413

871

Sırbistan

88

143

231

Bilinmeyen

19

11

30

Toplam

116.097

131.829

247.926

Kaynak: T.C. Başbakanlık İstatistik Umum Müdürlüğü (TCBİUM), 1927 Genel Nüfus Sayımı, Fasikül I,

Ankara 1929, s. XCIII.

Bu nedenle, Türkiye dışında doğan, Çorum Vilâyeti’nde yaşayan yabancı uyruklu
insanların çoğunluğunu Kafkasya’dan yani Rusya’dan ve Balkan ülkelerinden göç
edenlerin oluşturduğunu söylemek mümkündür. Çünkü, Sırbistan doğumlular ikinci
sırada yer almaktadır. Sırpların katliamından kurtulmak isteyen 231 kişi doğduğu yerleri
terke ederek, Çorum Vilâyeti’ne gelmiştir.35 Sırbistan doğumlulardan sonra,
Bulgaristan’da doğanlar ise 33 kişi olup üçüncü sırada yer almaktadır. Bu tabloda dikkati
çeken noktalardan biri de, Afganistan, Suriye ve Irak gibi Orta Doğu ülkelerinde ve
Fransa’da doğmuş birer erkek olmasına karşın, bu ülkelerde doğan hiçbir kadının yer
almamış olmasıdır.

6- İktisadî (Ekonomik) Faaliyet Dalları İtibariyle Nüfus

Herhangi bir bölgenin ya da bir yerleşim yerinin iktisadî (ekonomik), sosyal,
kültürel ve ticarî faaliyetlerini ve hizmet sektörlerindeki durumlarını, nüfusun bu
niteliklerinden yararlanarak açıklamak mümkündür. Bu alanlarda bilgi sahibi olmayı
sağlayan nüfus özelliklerine yine Cumhuriyetin ilk genel nüfus sayımı sonuçlarından

ulaşmak söz konusudur. Bu imkân dahilinde, Çorum Vilâyeti’nin o günün ifadesiyle
“iktisadı faaliyet dalları” bakımından nüfus durumu ya da özelliği ortaya konulmuştur.

Ekonomik Faaliyet Dalları İtibariyle Nüfus

Cinsiyet

at

a

ir

&

§

icaret

st

e

•fi

e

Ü

e

"3

Hâkimler

Ordu

.T.

Başka

Mesleksiz

E

51.980

3.082

2.197

518

725

45

1.145

48

576

55.785

K

13.600

131

50

22

18

-

-

-

141

117.863

T

65.580

3.213

2.247

540

743

45

1.145

48

717

173.648

Kaynak: T.C. Başbakanlık İstatistik Umum Müdürlüğü (TCBİUM), 1927 Genel Nüfus Sayımı, Fasikül I,

Ankara 1929, s. XXXVII.

Yukarıdaki tablodan anlaşılacağı üzere, 1927 ilk genel nüfus sayımına göre Çorum
Vilâyeti’nde mesleksiz, öğrenci ve çalışamaz durumda olanların sayısı en fazladır.
Nüfusun neredeyse üçte ikisi yani 173.648 kişi ekonomik olarak hiç bir değere sahip
değildir.33 Yani, ister hizmet, ister üretim sektöründe olsun belli bir mesleği icra etmemiş,
üretim faaliyetlerinde görev almamış ve tüketici durumda olmuştur. Bu yüzden, ev
hanımlarının durumu hariç tutulsa bile, tüketici nüfusun çok yüksek olduğu ifade
edilebilir. Bunun da Çorum Vilâyeti’nin gelişmesi ve kalkınmasını olumsuz yönde
etkilediğini söylemek mümkündür.

Bu tabloda dikkati çeken diğer bir konu da, nüfusun en fazla çalıştığı meslek
kolunun tarım ya da ziraat alanı olmasıdır. Bu sektörde toplam 65.580 kişi istihdam
olmuş, hayatını tarım-ziraat iş kolunda çalışarak sürdürmüştür.34 Bu da Cumhuriyetin ilk
yıllarında, Çorum Vilâyeti’nde nüfusun, tarım ve hayvancılıkla meşgul olduğunu
göstermektedir. Ayrıca, Çorum’da el dokumacılığı küçük sanatlar, gibi tarihi süreç
içerisinde her zaman var olmuştur. Bu nedenle, Çorum ve çevresindeki
“sanayi ve küçük
sanatlarla uğraşma geleneği
” az çok bu dönemde de devam etmiştir. Yine aynı şekilde
nüfusun %76.5’inin köylerde yaşıyor olması, Türkiye’nin şehirleşmeyi ve sanayileşmeyi
gerçekleştirmiş bir ülke olmaması da insanların tarım ve hayvancılıkla uğraşmalarını
gerekli kılmıştır.

Ekonomik gelişmişliği ve kalkınmayı çeşitli meslek gruplarındaki çalışan insanlar
belirler. Çünkü, üretimi gerçekleştiren onlardır. 1927 ilk genel nüfus sayımına göre
ekonomik faaliyet dallarında çalışanların ve Cumhuriyetin ilk yıllarında Çorum ve
çevresindeki üretimi gerçekleştirenlerin yani tarım, sanayi, ticaret ve serbest meslekle
uğraşanların sayısı 71.580 kişidir ve yaklaşık olarak nüfusun üçte biri kadardır.35 Buna
karşılık tüketici durumunda olan nüfus ise, yukarıda da ifade edildiği gibi, 173.648
kişiden oluşmuştur.

Bu sayım sonuçlarına göre, Çorum Vilâyeti’nde hizmet sektöründe çalışanların
toplam sayısı 1981’dir. Bu sektörde çalışan kadın sayısı yine erkeklerin çok gerisindedir
ve toplam 159 çalışan kadın mevcuttur. Bu sektörde en fazla çalışan orduda görev
yapmakta ve bunların sayıları 1.145 ’tir.36 Bu grupta dikkati çeken konulardan biri de bu
yıllarda Çorum’da hiçbir bayan hâkimin, ordu mensubunun ve PTT çalışanının olmaması
ve görev yapmamasıdır. Bu da Cumhuriyetin ilk yıllarında, bir anlamda toplumda
“kadın
okutulmaz ve çalışmaz geleneksel anlayışının
’’ pek kınlamadığını göstermektedir. Ancak,
bu anlayış daha sonraki yıllarda kadın erkek eşitliği bağlamında kadınlara tanınan haklar
çerçevesinde ortadan kaldırılacak, kadınlar da yavaş yavaş çalışma hayatına girmeye
başlayacaktır.

7- Ana Dile Göre Nüfus

Cumhuriyetin ilk genel nüfus sayımı sonuçlarından elde edilebilen Türkiye
nüfusunun özelliklerinden biride ana dile göre nüfus miktarlarıdır. Bu nedenle, Çorum
Vilâyet’inde ikamet eden nüfusunun bu konudaki yapısını da sayım sonuçlardan
öğrenmek mümkündür. Bu imkân dahilinde, Çorum’un ana dile göre nüfus yapısı, 1927
Genel Nüfus Sayım sonuçlarına dayanılarak açıklığa kavuşturulmuştur.

Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi, Türkçe, Çorum Vilâyeti’nde 1927 yılında en
fazla konuşulan ve geçerliliği olan ana dildir. Ana dili Türkçe olan insanların toplam
sayısının 230.077 olduğu tespit edilmiştir. Bu yüzden ana dili Türkçe olanların toplam
nüfus içerisindeki oranı %92.8 olarak hesaplanmıştır. Nüfusun yaklaşık %93’ünün
Türkçe konuşuyor olması, bölgede hiçbir yoruma sebep olmadan, Türklerin hâkim millet
konumunda olduğunu göstermektedir. Türkçe’nin dışında Çorum’da kullanılan dillerin
genel toplam içerisindeki oranın düşük olduğu yani yaklaşık %7 olduğu görülmektedir.

Yine, dikkati çeken önemli noktalardan biri de, Cumhuriyetin ilk yıllarında Çorum
Vilâyeti’nde Türkçe’den sonra en fazla konuşulan
“mahalli dil” Kürtçe’dir. Kürtler, Orta
Asya’dan Mısır’a, Anadolu’ya kadar uzanan coğrafyada, Türklerin gittiği ve devlet
kurmuş olduğu hemen hemen her yerde, onlarla birlikte yaşadıklarından, Türklerin imha
plânı olan Sevr Antlaşması’na ve emperyalizme karşı koydukları, yeni Türk Devleti’nin
kuruluşunda bulunduklarından ve Lozan Barış Antlaşması’nda Müslüman olmaları
nedeniyle “azınlık”37 sayılmadıklarından, Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle
“Türk
milleti
”* içerisindeki yerlerini aldıklarından, Anayasa ve kanunlar önünde eşit
sayılmışlardır. Bu sebeple, Türkiye’nin her yerinde özgürce yaşamamış ve kendi
anadillerini rahatça konuşmuşlardır. Bu nedenle, Çorum Vilâyeti de bu yerlerden biri
olmuştur. Ayrıca, Türkçe’den sonra en fazla konuşulan ana dillerden birinin Çerkezce
olması, yukarıda bahsedilen, Rusya’dan veya Kafkasya’dan Çorum’a Çerkez göçünün*
gerçekleşmiş olduğunun bir başka göstergesidir.

Ana Dile Göre Nüfus

Diller

Erkek

Kadın

Toplam

Türkçe

107.687

122.390

230.077

Rumca

-

-

-

Ermenice

1

-

1

Fransızca

-

-

-

İtalyanca

-

-

-

İngilizce

-

-

-

Arapça

-

-

-

Acemce

-

-

-

Yahudice

1

-

1

Çerkezce

2.674

2.623

5.297

Kürtçe

5.624

6.687

12.311

Tatarca

52

70

122

Arnavutça

4

7

11

Bulgarca

-

-

-

Başka

11

3

14

Kaynak: T.C. Başbakanlık İstatistik Umum Müdürlüğü (TCBİUM), 1927 Genel Nüfus Sayımı, Fasikül I,

Ankara 1929, s. LXV.

Bu tabloda dikkati çeken bir başka nokta ise, Cumhuriyetin ilk yıllarında Çorum’da
azınlıklara ait nüfusun yok denecek kadar azalmış olmasıdır. Çorum merkez ve

ilçelerinde sadece 1 Ermeni ve Yahudi’nin yaşıyor, kendi ana dillerini konuşuyor olması
bunun en önemli göstergesidir. Toplam 122 kişinin Tatarca* konuşuyor olması,40 Türkiye
dışından yine Rusya’dan, özellikle Kırım’dan bu insanların çeşitli nedenlerle Türk
devletine sığınmış olmasının bir delilidir. Ayrıca, 11 kişi Arnavutça konuşmakta ve
bunların da Rumeli’den göç ederek Çorum ve ilçelerine geldiklerini söylemek
mümkündür.

8- Sakatlıklara Göre Nüfus

Ekonomik kalkınma, üretim ve hizmetler alanlarında etkili olan diğer nüfus
özelliklerinden biri de, bir yerin nüfusu içerisindeki sakatlık ve sağlamlık durumudur.
Daha önceki nüfus sayımlarında sağlıklı bir şekilde ortaya konulamayan nüfusun bu
özelliği Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk genel nüfus sayımında ayrıntılı bir şekilde göz
önüne serilmiştir. Bu yüzden, 1927 yılındaki ilk genel nüfus sayımı verileri temel alınarak
Çorum Vilâyeti’ndeki nüfusun sakatlık durumu da ortaya konulmuştur.

Sakatlıklara Göre Nüfus

S

Ü

* S
"5

r

ö

K

Sağır ve Dilsiz

Topal

Çolak

Kambur

Başka Sakatlığı
Olanlar

Erkek

113.608

333

226

838

381

51

664

Kadın

130.055

308

96

553

77

16

328

Toplam

244.055

641

322

1.391

458

67

992

Kaynak: T.C. Başbakanlık

statistik Umum Müdürlüğü (TCBİUM), 1927 Genel Nüfus Sayımı, Fasikül I,
Ankara 1929, s.LI.

Yukarıda yer alan ve 1927 nüfus sayım sonuçlarına göre hazırlanılan tablodaki
bilgiler ışığında, Çorum Vilâyeti’ndeki nüfusun, fizikî yönden sağlam bireylere sahip
olduğunu söylemek mümkündür. Nüfusun sadece toplam 3.871’inin her hangi bir
sakatlığı söz konusudur. Bu homojen yapı içerisinde nüfusun en fazla etkilendiği sakatlık
ise topallıktır.41 1.391 kişi olan sakatların büyük bir kısmının I. Dünya Savaşı, Kurtuluş
Savaşı yıllarındaki düzenli ordu savaşları ve Kuvây-ı Milliye dönemindeki
yaralanmalardan kaynaklanmış olduğu ifade edilebilir. Çünkü, bu sakatlığa sahip
olanların daha çok erkek olduğu, askere gidip-gelmeleri ve yapılan savaşlar düşünülürse,
yukarıda dile getirilen nedenin asıl sebeplerden biri olduğunun altı çizilebilir. Ancak, bu
tür sebep ve sakatlıklara rağmen, Cumhuriyetin ilk yıllarındaki nüfusun çalışabilirliliği ve
sağlamlığı, insan gücüne ihtiyaç duyulan bir dönemde, Çorum’un gelişmesi ve
kalkınması için büyük yararlar sağlamıştır.

Tabloda dikkati çeken noktalardan biri de erkeklerin kadınlara göre daha fazla
sakatlığa sahip olmasıdır. Erkeklerin 113.608’i her hangi bir sakatlık sahibi değilken,
kadınların 130.447’sinde sakatlık söz konusu değildir.42 Bu nedenle, erkeklerin askere
alındıkları ve savaşlarda bulundukları hesaba katıldığında, kadınların erkelere göre daha
sağlıklı oldukları söylenebilir. Ayrıca, toplam nüfus içerisinde en az görülen sakatlık
kamburluktur. Yine aynı şekilde, erkekler kadınlardan daha fazla kamburdur. Bütün bu
rahatsızlıkların dışında yer alan ve sakatlıkları bilinmeyen insanların sayısı ise 992’dir.

9- Dinlere-Mezheplere Göre Nüfus

Anadolu çok çeşitli medeniyetlere ve inanç sistemlerine sahip olmuştur. Bu değişik
din ve dinin farklı yorumundan kaynaklanan mezhepler Türklerin Anadolu’ya egemen
olmasından sonra barış ve hoşgörü ortamında yan yana yaşamıştır. Türkler kendi
yönetimleri altındaki farklı din ve mezhebe mensup insanların barış içinde yaşamasını
sağlamış, bu insanlar asimilasyona tabi tutulmamış, Türk hoşgörüsü ve İslam
Hukuku’nun kendilerine tanımış olduğu “zimme”38 statüsünde ve
“millet sistemi”*
içerisinde Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar hayatlarını devam ettirmişlerdir.

Lozan Barış Antlaşması’nda Türkiye Cumhuriyeti’nin azınlıkları belirlenirken
Osmanlı Devleti’ndeki anlayış benimsenmiş, bu yüzden yeni Türk Devleti’nin azınlıkları
da gayrimüslimler yani Müslüman olmayanlar olarak belirlenmiştir. Müslümanlar bir
bütün olarak algılanmış, yukarıda ifade edildiği gibi, azınlık kabul edilmemiştir. Bu
nedenle, Cumhuriyetin ilk genel nüfus sayımında bu anlayış dikkate alınmış, sonuçlar
buna göre hazırlanmış ve yayınlanmıştır. Bu yüzden, Cumhuriyet’in ilk genel nüfus
sayım sonuçlarına dayanılarak Çorum Vilâyeti’nin din ve mezhepler yönünden nüfus
durumu aşağıda ortaya konulmuştur.

Dinlere-Mezheplere Göre Nüfus

Cinsiyet

İslâm

Katolik

Protestan

Ortodoks

Ermeni

iya

’C

a

Musevi

Başka

Dinsiz

E

116.010

10

1

-

67

10

1

1

1

K

131.712

9

1

1

95

6

-

-

1

T

247.722

19

2

1

162

16

1

1

2

Kaynak: T.C. Başbakanlık İstatistik Umum Müdürlüğü (TCBİUM), 1927 Genel Nüfus Sayımı, Fasikül I,

Ankara 1929, s.LI.

Cumhuriyetin ilk genel nüfus sayım sonuçlarında görüldüğü gibi, Müslümanların
toplam nüfusu 247.722 kişiden oluşmuştur. Cumhuriyetin ilk yıllarında Çorum
Vilâyeti’ndeki Türk-İslâm nüfusu hızla türdeş bir yapıya kavuşmuştur. Özellikle, I.
Dünya Savaşı, Millî Mücadele yıllarında zirveye çıkan gayrimüslim nüfusa karşı olan
kızgınlık ve sonrasında burada yaşayan azınlıkların Çorum’u terk etmesi, yeni Türkiye
Cumhuriyeti’nin Lozan Barış Antlaşması’nda İstanbul sınırları dışında “
azınlık”
durumunu hiçbir şekilde kabul etmemiş olması ve azınlıkların mübadeleye tabi
tutulmaları gibi nedenlerle, Çorum’daki azınlık nüfus son derece azalmıştır. Bu da Türk-
İslam nüfus lehine bir nüfus benzeşmesini ortaya çıkarmıştır.

1927 ilk genel nüfus sayımı sonuçlarına göre, Çorum Vilâyeti’ndeki azınlıkların
sayısı sadece 202 kişidir.39 20. yüzyılın hemen başında yani 1907 yılında Çorum’da 4.803
gayrimüslimin olduğu düşünülürse, yukarıda bahsedilen nedenlerden dolayı, farklı etnik
köken ve inanca sahip insanların bölgeyi terke ettikleri görülmektedir. Bu ise, Çorum
Vilâyeti’ndeki 247.926 toplam nüfus içerisinde çok az bir oranla karşılanmaktadır. Bu
sonuç, Cumhuriyetin ilk yıllarında Çorum merkez ve ilçelerinin, inanç sistemi açısından,
ne kadar türdeş bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Bu da Türk-İslâm
nüfusunun bölgeye ne düzeyde hâkim olduğunun, Çorum ölçeğinde bir göstergesidir.

Sonuçlarda dikkati çeken konulardan biri de hem Hıristiyanlığın, hem de
Hıristiyanlığın mezheplerinin ayrı ayrı verilmiş olmasıdır. Aslında, Ermeniler Hıristiyan
ve büyük çoğunluğu “
Gregorian”* anlayışına sahip olmalarına rağmen, bunlar etnik
kökenleri dikkate alınılarak yazılmıştır. Bunların arasında Katolik Ermenilerin de
olabileceği dikkate alınmalıdır. Ermenilerin de sayıları da önceki döneme göre bir hayli
azalmış, buradaki nüfusları 67 erkek, 95 bayan olmak üzere toplam 162 kişidir.40

C- Sonuç

Türkiye Cumhuriyeti döneminde ilk genel nüfus sayımı 28 Ekim 1927’de
yapılmıştır. Bu nedenle, Çorum Vilâyeti’ndeki nüfus hakkında ayrıntılı bilgilere ulaşma
ve bilimsel değerlendirmeler yapabilme imkânı doğmuştur. Bu nüfus sayımı sonrasında,
Çorum nüfusu şehirlerde ve köylerde yaşama biçimi bakımından Türkiye’nin geneli ile
paralellik göstermiştir. Yani, nüfusun büyük bir kısmı köylerde, yani kırsalda
yaşamaktadır. 1927 yılında yapılan ilk genel nüfus sayımında Çorum Vilâyeti’nde en
fazla nüfusun bulunduğu yer Çorum merkez kazası olmuştur. Böyle olduğu için, nüfus
büyüklüğü Çorum’un 20 Nisan 1924’de vilâyet (il) haline gelmesinde önemli bir neden
olarak göz önünde bulundurulmuştur. Çorum merkezden başka nüfusun en fazla yaşadığı
yerler ise sırasıyla; İskilip (53.763), Sungurlu (40.478) ve Mecitözü (36.691), Osmancık
(29.199) ve Hüseyinabat (Alaca) (26.926)’dır. Bu dönemde nüfusun en yoğun olduğu
yerler ise İskilip (%27.6), Mecitözü (%26.4)’dir. Nüfusun en az yoğunlukta bulunduğu
yer ise Osmancık (%15.5)’tır.

Cumhuriyetin ilk yıllarında Çorum Vilâyeti’ndeki nüfus, çok genç ve dinamik bir
yapıya sahiptir. Bu nüfus karmaşıklıktan daha çok türdeş olmuş, çalışkan ve girişimciliğe
yatkın bir iş gücünü bünyesinde barındırmıştır. Bu sayım sonuçlarında dikkati çeken
sonuçlardan biri de, nüfus içerisinde dul ve boşanmış kişilerin fazla olmasıdır. Bu da
savaş sonrası her toplumda rastlanılacak bir durumdu. Bir diğer sonuç ise, Çorum
nüfusunun okur-yazarlık yönünden, Türkiye geneli ile paralellik göstermesi ve okur-yazar
oranının düşük olmasıdır. Toplam 247. 926 kişi arasında sadece 9.718 erkek-kadın okuma
bilmektedir. Bir başka göze çarpan sonuç ise, Türkiye dışında doğan, Çorum Vilâyeti’nde
yaşayan yabancı uyruklu insanların çoğunluğunu Kafkasya’dan yani Rusya’dan ve
Balkan ülkelerinden göç edenler oluşturmuştur.

Çıkarılabilecek sonuçlardan biri de 1927 ilk genel nüfus sayımına göre Çorum
Vilâyeti’nde mesleksiz, öğrenci ve çalışamaz durumda olanların sayısı en fazladır.
Nüfusun neredeyse üçte ikisi yani 173.648 kişi ekonomik olarak hiç bir değere sahip
değildir. Yani, ister hizmet, ister üretim sektöründe olsun belli bir mesleği icra etmemiş,
üretim faaliyetlerinde görev almamış ve tüketici durumda olmuştur. Bunun da Çorum’un
gelişmesi ve kalkınmasını olumsuz yönde etkilediğini söylemek mümkündür.

Bir diğer sonuç ise, Cumhuriyetin ilk yıllarında Çorum Vilâyeti’nde büyük bir
farkla (%93) Türkçe (230.077) konuşulmuş, Türkçe’yi Kürtçe (12.311) ve Çerkezce
(5.297) izlemiştir. Yine, dikkati çeken önemli noktalardan biri de, Cumhuriyetin ilk
yıllarında Çorum ve çevresinde bir mahalli dil olan Kürtçe’nin kullanılıyor olmasıdır.
Ayrıca, Cumhuriyetin ilk genel nüfus sayımı sonuçlarına göre, Çorum Vilâyeti’ndeki
nüfusun, fizikî yönden sağlam bireylere sahip olduğunu söylemek mümkündür. Nüfusun
sadece 3.871’inin her hangi bir sakatlığı söz konusudur. Bu sağlam ve türdeş yapı
içerisinde nüfusun en fazla etkilendiği sakatlık ise topallıktır.

Bir başka sonuç da, 1927 ilk genel nüfus sayımı sonuçlarına göre, Çorum
Vilâyetindeki azınlıkların sayısı sadece 202 kişidir. 20. yüzyılın hemen başında yani 1907
yılında Çorum’da 4.803 gayrimüslimin yaşadığı düşünülürse, yukarıda bahsedilen
nedenlerden dolayı, farklı etnik köken ve inanca sahip insanların bölgeyi terk ettikleri
görülmüştür. Gayrimüslimler, Çorum Vilâyeti’ndeki 247.926 toplam nüfus içerisinde çok
az bir oranı temsil etmiştir. Bu sonuç, Cumhuriyetin ilk yıllarında Çorum Vilâyeti’nin,
inanç sistemi açısından, ne kadar türdeş bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Bu da
Türk-İslâm nüfusunun bölgeye ve Türkiye’ye ne düzeyde hâkim olduğunun, Çorum
ölçeğinde bir göstergesidir.

Yukarı ifade edilen sonuçların ardından, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk genel nüfus
sayımında Çorum Vilâyeti’ndeki nüfus yapısının, özelliklerinin hem idarî, hem de sosyo¬
kültürel açıdan bir parçası olduğu Türkiye ve sosyo-kültürel yapıdan çok da farklı
olmadığı görülmüştür. Benzerlik gösteren bu nüfus ve özellikleri, Mustafa Kemal
Atatürk’ün ifadesiyle hem
“.içeride ve dışarıda saygı ile anılan yeni toplum, yeni
devlet
... ” oluşturmak, hem de Türkiye’yi önce çağdaş uygarlık seviyesine, hatta üstüne
çıkarmak amacıyla, siyasî, sosyal, kültürel, ekonomik pek çok alanda yapılan inkılâplar
sonrasında ve ilerleyen yıllarda büyük değişim-dönüşüm gerçekleştirecektir. Bu da
Çorum Vilâyeti’nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ticarî açıdan Ankara-Samsun hattında
önemli yararlar sağlayacak, Çorum’un gelişmesinde, kalkınmasında ve
“Anadolu

kaplanı” olarak anılmasında itici güç olacaktır.

Kaynakça

“Çorum”, Yurt Ansiklopedisi, Anadolu Yayıncılık A.Ş., İstanbul 1982.

Atatürkçülük (3. Kitap), Atatürkçü Düşünce Sistemi, Kara Harp Okulu Yayını, Ankara 1986.

BABİNGER, Franz, “Rum” İslâm Ansiklopedisi, Cilt:9, MEB Yayını, İstanbul 1993.

BİSHOP, Peter (Edt.), The Encyclopaedia of World Faiths, New York 1987.

BÜYÜKERŞEN, Yılmaz ve diğ., İktisada Giriş-1, Anadolu Üniversitesi Yayınları No:825,
Eskişehir 1999.

CAHEN, Cl, “Zimme”, İslâm Ansiklopedisi, Cilt:13, MEB Yayını, İstanbul 1993.

CUİNET, Vital, La Turquie D’asie Geographie Administrative, Statistique Descriptive et
Raisonne de Chaque Province de L’Asia-Mineure, Cilt:I, Paris 1892.

ÇAKMAK, Zafer, İzmir ve Çevresinde Yunan İşgali ve Rum Mezalimi, Yeditepe Yayınları,
İstanbul 2007.

Çorum Ticaret ve Sanayi Odası, Tarihî Ekonomik Sosyal Yönleriyle 100. Yıl’da Çorum, Çorum
Ticaret ve Sanayi Odası Yayını, Ankara 1981.

Dâhiliye Nezâreti Sicil-i Nüfus İdare-i Umûmîsi Müdüriyeti, Memâlik-i Osmanîye’nin 1330
(1914/15) Senesi Nüfus İstatistiki, Dersaadet (İstanbul) 1336 (1920).

DEMİR, Nurettin-Emine Yılmaz, Türk Dili El Kitabı, Grafiker Yayınları, Ankara 2003.

DENY, J., “Sancak”, İslam Ansiklopedisi, Cilt:X, MEB Yayını, İstanbul 1993.

EREN, Güler, (Edt.), Osmanlı, Cilt:4, Yeni Türkiye Yayını, Ankara 1999.

ERKAN, Süleyman, Kırım ve Kafkasya Göçleri (1878-1908), Karadeniz Teknik Üniv. Kafkasya
ve Orta Asya Ülkeleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Yayını, Trabzon 1996.

EROĞLU, Hazma, Türk İnkılâp Tarihi, MEB Yayını, İstanbul 1982.

GÖZAYDIN, Abdulkerim, “Danişmendliler”, Doğuşundan Dünümüze Büyük İslam Tarihi-
Anadolu Türk Devletleri, Cilt:8, Çağ Yayınları, İstanbul 1992.

http://tr.wikipedia.org/wiki/gregorian/09.10.2008.

İNAN, A. Âfet, Medenî Bilgiler ve M. Kemal Atatürk’ün El Yazıları, Atatürk Araştırma Merkezi
Yayını, Ankara 2000.

İPEK, Nedim, Rumeli’den Anadolu’ya Türk Göçleri (1877-1890), Türk Tarih Kurumu Yayını,
Ankara 1999.

KARABAĞ, Servet-Salih Şahin, Türkiye Beşerî ve Ekonomik Coğrafyası, Gazi Kitabevi, Ankara
2006.

KARAL, Enver Ziya, Osmanlı İmparatorluğunda İlk Nüfus Sayımı 1831, II. Baskı, T.C. Devlet
İstatistik Enstitüsü Yayını, Ankara 1997.

KARPAT, Kemal H., Osmanlı Nüfusu (1830-1914) Demografik ve Sosyal Özellikleri, Tarih Vakfı
Yurt Yayınları, İstanbul 2003.

F.Ü.Sosyal Bilimler Dergisi 2009 19 (1)

KOÇBEY, Hüseyin-Ertuğrul Şahinci, Çorum Tarihi, Şahinci Kitabevi, Ankara 1984?.

McCARTHY, Justin, Müslümanlar ve Azınlıklar, Osmanlı Anadolusunda Nüfus ve
İmparatorluğun Sonu, (Çev.: Bilge Umar), İnkılâp Kitabevi, İstanbul 1998.

SABUNCUOĞLU, İhsan, Çorum Maarif Hayatı Hakkında Bazı Notlar, İl Basımevi, Çorum 1945.

SAKİN, Orhan, Osmanlı’da Etnik Yapı ve 1914 Nüfusu, Ekim Yayınevi, İstanbul 2008.

SOYSAL, İsmail, Tarihçeleri ve Açıklamaları İle Birlikte Türkiye’nin Siyasal Antlaşmaları, I.

Cilt (1920-1945), Türk Tarih Kurumu Yayını, Ankara 1989.

T.C. Başbakanlık İstatistik Umum Müdürlüğü (TCBİUM), 1927 Genel Nüfus Sayımı, Fasikül I,
T.C. Başbakanlık İstatistik Umum Müdürlüğü Yayını, Ankara 1929.

TCBİUM, 1935 Genel Nüfus Sayımı, T.C. Başbakanlık İstatistik Umum Müdürlüğü Yayını,
Ankara 1937.

T.C. Çorum Vilâyeti (TCÇV) (1938), Çorum’da Cumhuriyetin On Beş Yılı, İstanbul.

T.C. Çorum Vilâyeti (TCÇV), Cumhuriyetin 50. Yılında Çorum-1973 İl Yıllığı, Ankara 1973.

T.C. Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE), Genel Nüfus Sayımı, İdarî Bölünüş, 24 Ekim 1965, T.C.
Devlet İstatistik Enstitüsü Yayınları:537, Ankara 1968.

TURAN, Osman, “İktâ”, İslam Ansiklopedisi, Cilt: 5/2, MEB Yayını, İstanbul 1993.

ÜNER, Sunday, Nüfusbilim Sözlüğü, Hacettepe Üniversitesi Yayınları, Ankara 1972.

YALÇIN, Osman, Çorum, Özyürek Yayınevi, İstanbul 1972.

YAMAN, Mümtaz Talat “Osmanlı İmparatorluğu Mülkî İdaresinde Avrupalılaşma”, İdare Dergisi,
Yıl:13, Sayı:142, İstanbul 1940.

258

1

Bu çalışma, 23-25 Kasım 2007 tarihleri arasında Hitit Üniversitesi tarafından Çorum’da düzenlenen
“Uluslararası Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Çorum Sempozyumunda sunulan ve basımı yapılmayan
bildirinin genişletilmiş halidir.

Yrd. Doç. Dr., Pamukkale Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlk Öğretim Bölümü, Sosyal Bilgiler
Eğitimi ABD, DENİZLİ/ tkodal@pamukkale.edu.tr

2

   Sunday Üner, Nüfusbilim Sözlüğü, Ankara 1972, s.11.

3

   Servet Karabağ-Salih Şahin, Türkiye Beşerî ve Ekonomik Coğrafyası, Ankara 2006, s.2.

Kaynağında halifeler tarafından hukuki durumuna göre değişen vergilerini ödemek şartı ile kimsenin
mülkiyetinde bulunmayan toprakların veya maktu bir hazine gelirini temin ettikten sonra bir yere ait sadece
vergilerin, yahut da sonradan ve bilhassa Selçuklulardan itibaren, muayyen yerlere ait devlet gelirlerinin,
hizmet ve maaşlarına karşılık olarak kumandan, asker ve sivil ricâle, menşûr, tevkî ve daha başka isimler alan
vesikalar ile terk ve tahsisi anlamına gelen bir kavramdır. Bu konu hakkında daha geniş bilgi için bkz.:
Osman Turan, “İktâ”,
İslam Ansiklopedisi, Cilt: 5/2, İstanbul 1993, s.949-959.

4

   Abdulkerim Gözaydın, “Danişmendliler”, Doğuşundan Dünümüze Büyük İslam Tarihi-Anadolu Türk

Devletleri, Cilt:8, İstanbul 1992, s.122.

5

   T.C. Çorum Vilâyeti (TCÇV), Cumhuriyetin 50. Yılında Çorum-1973 İl Yıllığı, Ankara 1973, s.7.

6

   Çorum Ticaret ve Sanayi Odası, Tarihî Ekonomik Sosyal Yönleriyle 100. Yıl’da Çorum, Ankara 1981, s.10.
Rumca, Rumların konuştuğu bir dildir. Rum terimi Urum olarak da bilinmektedir. Müslümanların,

Anadolu’da, Roma ve Doğu Roma (Bizans) imparatorluklarının yönetimi altında yaşayan, etnik kökenleri
ne olursa olsun, bütün Hıristiyanlara vermiş olduğu addır. Onun için, Anadolu’nun ismi Diyâr-ı Rum’dur.
Bu nedenle, Rum ve Rumlar ile Yunan ve Yunanlılar kavramları arasında etnik açıdan herhangi bir ilişki
söz konusu değildir. Yunanlıların kökeni farklıdır. Ancak, Doğu Roma, Bizans yönetimi altında ve
Anadolu’da yaşayan toplum olan Rum tabiri ilerleyen zamanda İyonyalılar denilen eski Helenler için
kullanılır olmuştur. Daha geniş bilgi için bkz.: Franz Babinger, “Rum”
İslâm Ansiklopedisi, Cilt: 9,
İstanbul 1993, s.766. Ayrıca, Rum adının ortaya çıkışı, geçirmiş olduğu değişim ve Rumların yani
Romalıların Türklerin yönetimi altına girmesi hakkında daha geniş bilgi için bkz.: Zafer Çakmak,
İzmir
ve Çevresinde Yunan İşgali ve Rum Mezalimi,
İstanbul 2007, s.15-17.

7

   Hüseyin Koçbey-Ertuğrul Şahinci, Çorum Tarihi, Ankara 1984?, s.72.

8

   Enver Ziya Karal, Osmanlı İmparatorluğunda İlk Nüfus Sayımı 1831, Ankara 1997, s.10-11.

* Cumhuriyet döneminde yapılan nüfus sayımlarında ve idarî yapılanmada “Hacıhamza” adı kullanılmış,
bugün bu isimle anılmaktadır.

Osmanlı Devleti’nde nüfus hakkında düzenli bilgiler sunan “Vilâyet Salnâmeleri” ya da “İl Yıllıkları” 1868
yılından itibaren yayınlanmaya başlanılmıştır. Daha geniş bilgi için bkz.: Justin McCarthy,
Müslümanlar
ve Azınlıklar, Osmanlı Anadolusunda Nüfus ve İmparatorluğun Sonu,
(Çev.: Bilge Umar), İstanbul 1998,
s.173.

9

   Yurt Ansiklopedisi (YA), “Çorum”, İstanbul 1982, s.2036.

10

   Kemal H. Karpat, a.g.e., s.166-167.

11

   Vital Cuinet, La Turquie D’asie Geographie Administrative, Statistique Descriptive et Raisonne de Chaque

Province de L’Asia-Mineure, Cilt:I, Paris 1892, s.299.

12

   Vital Cuinet, a.g.e., s.302.

13

   Atatürkçülük (3. Kitap), Atatürkçü Düşünce Sistemi, Ankara 1986, s.64.

Yaşanan, ayaklanmalar, isyanlar ve savaşlar sonrasında Rumeli’den Anadolu’ya yapılan göçler hakkında
geniş bilgi için bkz.: Nedim İpek,
Rumeli’den Anadolu’ya Türk Göçleri (1877-1890), Ankara 1999.;
Ayrıca, 19.Yüzyılın sonları 20. Yüzyılın hemen başındaki Kafkasya’dan Anadolu’ya yapılan göçler
hakkında bilgi için bkz.: Süleyman Erkan,
Kırım ve Kafkasya Göçleri (1878-1908), Trabzon 1996.

14

Kemal H. Karpat, a.g.e., s.16.

Osmanlı Devleti’nin 1330 (1914) yılına ait ve Dahiliye Nezâreti Sicil-i Nüfus İdare-i Umûmîsi Müdüriyeti
tarafından yayınlanmış olan “
Memâlik-i Osmaniye’nin 1330 (1914/15) Senesi Nüfus İstatistikçinin
transkripsiyonu için bkz.: Orhan Sakin, Osmanlı ’da Etnik Yapı ve 1914 Nüfusu, İstanbul 2008, s.173-252.

15

   Kemal H. Karpat, a.g.e., s.16.

16

   Osman Yalçın, Çorum, İstanbul 1972, s.37.

17

   Atatürkçülük (3. Kitap), Atatürkçü Düşünce., s.64.

18

   Hazma Eroğlu, Türk İnkılâp Tarihi, İstanbul 1982, s.243-244.

19

   Mümtaz Talat Yaman, “Osmanlı İmparatorluğu Mülkî İdaresinde Avrupalılaşma”, İdare Dergisi, Yıl:13,

Sayı:142, İstanbul 1940, 1487-1494.

20

   J. Deny, “Sancak”, İslam Ansiklopedisi, Cilt:X, İstanbul 1993, s.189.

21

   TCÇV, Cumhuriyetin 50. Yılında., s.51.

22

T.C. Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) Genel Nüfus Sayımı, İdarî Bölünüş, 24 Ekim 1965, Ankara 1968, s.V.

23

Yılmaz Büyükerşen ve diğ., İktisada Giriş-1, Eskişehir 1999, s.27-29.

24

   T.C. Başbakanlık İstatistik Umum Müdürlüğü (TCBİUM), 1927 Genel Nüfus Sayımı, Fasikül I, Ankara

1929, s.VI.

25

   TCBİUM, a.g.e., s.VI.

26

   TCBİUM, 1935 Genel Nüfus Sayımı, Ankara 1937, s.382.

27

   T.C. Çorum Vilâyeti (TCÇV), Çorum’da Cumhuriyetin On Beş Yılı, İstanbul 1938, s.42.

28

   İhsan Sabuncuoğlu, Çorum Maarif Hayatı Hakkında Bazı Notlar, Çorum 1945, s.11.; T.C. Çorum Vilâyeti

(TCÇV), Çorum’da Cumhuriyetin..., s.42.

29

   T.C. Çorum Vilâyeti (TCÇV), Çorum’da Cumhuriyetin..., s.43.

30

   TCBİUM, 1927 Genel Nüfus Sayımı, s.10.

31

   TCBİUM, a.g.e., s.XCIII.

32

   TCBİUM, a.g.e., s.XCIII.

33

   TCBİUM, a.g.e, s.XXXVII.

34

   TCBİUM, a.g.e, s.XXXVII.

35

   TCBİUM, a.g.e., s.XXXVII.

36

   TCBİUM, a.g.e., s.XXXVII.

37

Türkiye Cumhuriyeti’nin azınlıkları 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile
belirlenmiştir. Bu antlaşmanın
“III. Kesiminde, Azınlıkların Korunması” bahsinde; “Müslüman olmayan
azınlıklar, bütün Türk uyruklarına uygulanan ve Türk Hükümetince, ulusal savunma amacıyla yada kamu
düzeninin korunması için, ülkenin tümü yada bir parçası üzerinde alınabilecek tedbirler saklı kalmak
şartıyla, dolaşım ve göç etme özgürlüklerinden tam olarak yararlanacaklardır
.” denilerek, Müslüman
olmayanların azınlık statüsünde olacağı açıkça belirtilmiştir. Bu konu hakkında daha geniş bilgi için bkz.
İsmail Soysal,
Tarihçeleri ve Açıklamaları ile Birlikte Türkiye’nin Siyasal Antlaşmaları, I. Cilt (1920¬
1945),
Ankara 1989, s.95-98.

Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletini, “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye Halkına Türk milleti deni
diyerek, bir anlamda, “
milliyetperverlik”’ göstererek elini taşın altına koyan, hem içerideki mevcut düzene
yani Osmanlı padişahına, hükümetlerine, hem de emperyalizme karşı duran ve bağımsız bir Türk
devletinin kurulması için çalışan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda görev alan insanların,
“
adamların” birlikteliği olarak tanımlamıştır. Daha geniş bilgi için bkz.: A. Âfet İnan, Medenî Bilgiler ve
M. Kemal Atatürk’ün El Yazıları,
Ankara 2000, s.28.

Başta Çerkezler olmak üzere Kafkasyalıların Anadolu’ya göçü hakkında bkz.: Kemal H. Karpat, a.g.e.,
s.108-113.

Tatarca, Türkçe’nin Kıpçak grubuna bağlı bir dildir. Bazı Türkologlar tarafından coğrafi olarak Kuzeybatı
dillerinden biri olarak tanımlanan tatarca, daha fazla gruplara ayrılmış olsa da başlıcaları Kazan ve Kırım
Tatarca’sıdır. Bu dil, daha çok Rusya Federasyonu içindeki Tataristan’da yaşayan Tatarlar tarafından
konuşulur. Daha geniş bili için bkz.: Nurettin Demir-Emine Yılmaz,
Türk Dili El Kitabı, Ankara 2003.

0    TCBİUM, a.g.e., s.LXV.

1    TCBİUM, a.g.e., s.LI.

42 TCBİUM, a.g.e., s.LI.

İslâm hukuku terimi olarak Zimme; İslâm hâkimiyetini tanımak şartı ile Müslüman toplumun diğer semavî
din mensuplarına konuk severlik ve konma sağladığı süresiz olarak yürürlükte kalan bir tür sözleşmeyi
ifade eder. Daha geniş bilgi için bkz.: Cl. Cahen, “Zimme”,
İslâm Ansiklopedisi, Cilt:13, İstanbul 1993,
s.566-571.

38

Osmanlı Devleti vatandaşlarının yönetimini “millet sistemi”ne göre teşkilatlandırmıştır. Bu yönetim
anlayışında ve
“millet sistemi”nin temelinde bugünkü anlamda olduğu gibi “ırk” değil, “din” yer almıştır.
Bu nedenle, Osmanlı Devleti kendi hâkimiyeti altında bulunan ve farklı dinlere mensup olan insanları
ayrı birer “
millet’ olarak teşkilatlandırmıştır. Ermeni milleti, Yahudi milleti gibi...Onlara bir tür
sözleşmeyle dinî hürriyet, kültürel muhtariyet ve idarî işbirliği (idarî muhtariyet değil) statüsünü
vermiştir. Bu milletlerin devletle olan ilişkisi en tepedeki Ruhanî liderle sağlanmıştır. Bu konu hakkında
daha geniş bilgi için bkz.: Güler Eren, (Edt.)
Osmanlı, Cilt:4, Ankara 1999, s.197-261.

39

TCBİUM, a.g.e., s.LI.

Gregoriyan anlayışına sahip olan Ermeniler, Ermeni Apostolik Kilisesi yada Ermeni Ortodoks Kilisesi veya
Gregoryan Kilisesi’ne bağlıdırlar. Dünya Ermenilerinin büyük bir çoğunluğunun üye olduğu, dünyanın
eski millî Hıristiyan kiliselerinden biri olan mezheptir. Gregoryan Kilisesi, Hıristiyanlığın diğer
mezhepleri tarafından monofizit bir kilise olarak tanımlanır. Monofizit görüş, İsa'nın hem insani, hem de
tanrısal olmak üzere iki değişik tabiatı bulunduğunu savunan görüştür. 451 yılında toplanan Kadıköy

40

(Khalkedon) Konsili bu görüşü reddetmiştir. Gregoryan Kilisesi, Khalkedon kararlarını tanımayarak
Ortodoksluktan ayrılan kiliselerden biridir. Ancak, Gregoryan Kilisesi’nin kendisi monofizit
tanımlamasını reddetmektedir. Anlaşmazlığın İsa'nın insani ve tanrısal tabiatlarının birliği konusunda
değil, Kalkedon Konsili’nin verdiği kararın anlatım biçiminden kaynaklandığı görüşündedir. Gregoryan
Kilisesi’nin en büyük ruhani lideri Katolikos’tur. Günümüzde bu görevi Ermenistan'ın Eçmiadzin
kentindeki II. Karekin yürütmektedir. Ermenistan dışında Rusya, Gürcistan, Fransa, ABD, Lübnan,
Suriye, Kanada, Türkiye ve İran'da Ermeni Ortodoks Kilisesi’ne veya Gregoryan Kilisesi’ne bağlı
toplumlar mevcuttur. Türkiye'deki Ermenilerin ruhani lideri İstanbul Ermeni Patriği'dir. Şu anda bu
görevi Mesrob II Mutafyan yürütmektedir. Bu konu hakkında daha geniş bilgi için bkz.:
http://tr.wikipedia.org/wiki/gregorian/09.10.2008. Ayrıca, Peter Bishop, (Edt.),
The Encyclopaedia of
World Faiths,
New York 1987.

44 TCBİUM, a.g.e., s.LI.