Türk edebiyatında Vâmık u Azrâ hikâyesi oldukça
önemli bir yere sahiptir. Yûsuf u Züleyhâ, Leylâ vü Mecnûn veya
Ferhâd u Şirin hikâyeler kadar yaygın hâle gelmemişse de, iki
kahramanlı aşk hikâyeleri söz konusu edilince Vâmık u Azrâ da
bunların arasında yerini alır.
Vâmık u Azrâ konusunu, başka divan şâirleri de mesnevi hâlinde
yazmışlar ama bunlar içinde en fazla Bursalı Lâmi'î Çelebi'nin Vâmık
u Azrâ mesnevisi meşhur olmuştur. Bu şöhret, diğer Vâmık u Azrâ
mesnevilerini gölgede bırakmış, hattâ unutulup kaybolmalarına sebep
olmuştur.
Edebiyatımızın büyük mesnevilerinden bâzıları üzerinde çalışmalar
yapılmış fakat Vâmık u Azrâ mesnevileri üzerinde bugüne kadar ciddi
sayılabilecek araştırmalar yapılmamıştır. Bu yüzden Vâmık u Azrâ
konusunu, özellikle Lâmi'î Çelebi'nin bu addaki mesnevisini doktora
çalışması olarak hazırlamayı düşündük, önce eserin yazma nüshalarını
tesbit ederek, 16 nüshadan onbir nüshayı bizzat inceleyip
değerlendirerek, aralarından seçtiğimiz 8'ini karşılaştırdık. Bu
karşılaştırma neticesinde Lâmi'î'nin Vâmık u Azrâ mesnevisi 5981
(102 beyittik Kasîde-i Gül-i Sad-Berk dâhil) beyit olarak tesbit
edilmiştir. Doktora çalışmamızın inceleme kısmını bu metin üzerine
dayandırdık.
Çalışmamızın inceleme kısmında asıl amacımız; Lâmii'-nin Vâmık u
Azrâ mesnevisi olduğu halde, konuya girmeden önce, giriş kısmında,
Lâmi'î'nin hayatı, edebî kişiliği hakkında bilgi vermeyi, 46'ya
varan manzum ve mensur eserlerinin, kitaplıklarda!*! yerleri de
gösterilerek alfabetik sıraya göre bir listesini ekledik. Böylece
çalışmamız iki kısım oldu. Birinci kısmın birinci bölümün ise, Vâmık
u Azrâ hikâyesinin kaynağını araştırarak konunun daha önce hangi
şâirler tarafından yazıldığı tesbit edildi.
Vâmık u Azrâ adları, bütün bir hikâye hâline getirilmeden önce
çeşitli eserlerde, birçok şâir tarafından anılmış, Leylâ ile Mecnûn,
Çemşîd ile Hurşîd. Husrevî ile Şirin, Yûsuf ile Züleyhâ gibi birer
âşık ve ma'şûk simgesi olarak kullanılmıştır. Başka dillerde Vâmık
u«Azrâ hikâyesini yazanlar araştırılırken, hikâyenin Yunan asıllı
olduğu görülmüştür. Devletşah Tezkiresinde verilen bilgiden
hareketle Sehl b. Hârûn El-Destemiysânî'yi ilk Arapça Vâmık u Azrâ
yazarı olarak kabul etmek zorunda kaldık. Araştırmalarımız esnasında
Arapça, Farsça ve başka dillerde 21 Vâmık u Azrâ yazan tesbit
ederken Türk Edebiyatında bu sayının 7'ye ulaşmış olduğunu gördük.
Kaynaklar, Lâmi'i Çelebi'nin Vâmık u Azrâ'sınm Un-surî'nin aynı
addaki mesnevisinin tercümesi olarak göstermektedirler. Bundan
dolayı, Muhammad Şefî' tarafından bulunup ve diğer eserlerden de
derlenenenlerle birlikte 515 beyte varan Unsurî'nin Vâmık u Azrâ
mesnevisini ele aldık. Lâmi'î Çelebi'nin eseriyle karşılaştırarak
benzer motifler bulmaya çalıştık. Neticede Lâmi'î'nin eserini
nazmeder-ken Unsurî'den faydalandığını fakat tercüme yoluna
gitmediğini gördük. Lâmi'î, eserin çerçevesini başkalarından almış,
ancak yabancı adların çoğunu değiştirmiş, esere yeni olaylar, yeni
motifler ve yerli unsurlar katarak büyük bir mesnevi meydana
getirmiştir.
İncelememizin ikinci bölümünde Lâmiî'înin Vâmık u Azrâ'sı bütünüyle
ele alınarak, değişik yönleriyle araştırılmış; önce hikâyenin konusu
anlatılmış, Unsurî'nin bugün ele geçen 515 beyitlik hikâyesinin
Lâmi'î'de 6000 (5981) beyi tlik büyük bir mesnevi hâline nasıl
geldiğini açıklayabilmek için konu özetlenmiştir. Bundan sonra
hikâyenin kahramanları, hikâyedeki masal unsurları, savaşlar, Islâmî
unsurlar, âdetler, mûsikî, aşk, ve kozmik âlemle ilgili tesbit-ler
ayrı kısımlar hâlinde incelenmiştir.
Çalışmamızın üçüncü bölümünde ise Vâmık u Azrâ mesnevisinin şekil
özellikleri; nazım şekilleri, vezinleri, eserin dil ve üslûp yönü
incelenmiştir.
İkinci kısımda Lâmi'î'nin Vâmık u Azrâ mesnevisinin yazma nüshaları
tanıtılmış, bunlar arasından seçilen sekiz nüshanın şecereleri
çıkarılmış, tenkidli metin kurulurken tutulan yol belirtilmiştir.
Eserin karşılaştırmaları metninden önce: konu başlıklarını ihtiva
eden bir liste konulmuştur.
Böylece Türk Edebiyatındaki tanınmış mesnevilerden birinin daha tam
ve güvenilir bir metin halinde ortaya konmasına çalışılmıştır.
Çalışmamız : inceleme 190, Metin : 487 (190+487=677) sahife olmak
üzere iki cild halindedir.
Türk Dünyası
Araştırmaları, Ayrı Basım