Kişi ve
toplumlar kimliklerini, geçmişten aldıkları
değerler, geleceğe aktaracağı bilgilerle oluşturur.
Geçmişten günümüze kalan manevî değerler, gelenek-görenek ve inançlardır. İnançların ve
geleneklerin birlikte uygulandığı "ziyarete gitme"
olayı da Adana yöresinin geçmişten günümüze devam
ettirdiği manevî kültür değerlerindendir. Ziyaret
denilen yerlerde, yatırların doğaüstü gücü
bulunduğuna ve isterse insanlara yaşarken yaptıkları
gibi, ölümlerinden sonra da yardım edeceğine
inanılır.1
Yatır, türbe ve ziyaretler Türk geleneğinin içinde
yüzlerce yıldır varlığını sürdürmektedir. İslamiyet
öncesi inanç sistemlerinde yer alan "atalar kültü",
İslamiyet'in kabulü ile birlikte "veli" kavramı
içinde varlığını sürdürmüştür. Anadolu'nun bütününde
kendini gösteren yatırlara mistik bir saygı gösterme
ve yatırlardan çare bekleme ya da dinî ibadet kabul
edip yatırları ziyaret etme Adana'da da varlığını
canlı bir şekilde korumaktadır.
Adana'da yatır, türbe, ziyaret diye isimlendirilen
yerlerin büyük bir çoğunluğunun başlangıç tarihi
bilinmemektedir. Bir din büyüğünün ya da din büyüğü
olduğu sanılan kişilerin ya yattığı yerin kesin
bilin-mesiyle ya da din büyüğü olduğu düşünülen
kişinin rüyada yattığı yerin görülmesiyle ziyaret
yeri oluşturulmuştur. Kişi adına oluşturulan ziyaret
yerleri kadar ağaç ya da benzeri doğa yerlerinin de
ziyaret yeri olarak kabul edilmesi de oldukça
yaygındır. Buraların bu kutsallığa büründürülmeleri
de çoğu zaman rüyada o yerde kutsal kişinin
yattığının veya orayı ziyaret ettiğinin görülmesiyle
olmaktadır. Yukarıda saydığımız nedenlerden dolayı
Adana'da ziyaret yerlerinin sayısı çok fazladır.
Bunda Adana'nın daha çok Anadolu'nun doğusundan
sürekli göç almasının da etkisi büyüktür. Tarım ve
sanayi şehri olan Adana'nın her yıl nüfusu dış göçle
hızlı bir artış göstermektedir. Her göç beraberinde
nüfus kadar gelen insanlarla birlikte gelinen
yörenin geleneksel yapısını da beraberinde
getirmektedir. Anadolu ortak geleneksel yapı
gösterse de bölgeler kendi içinde gösterdikleri
ayrıntılarla Anadolu'nun geleneksel zenginliğini
oluşturmaktadır. Adana da farklı şehirlerin
buluştuğu bir nokta olduğundan geleneksel yaşam
tarzı canlılığını ve zenginliğini korumaya devam
etmektedir. Adana'da semtler oturanların geldikleri
yörelere göre farklılık göstermektedir. Genellikle
Dağlı-oğlu, Yenibey, Anadolu, 19 Mayıs Mahalleleri
Güney Doğu' dan gelen Dervişler, Yenidoğan, Yavuzlar
Mahallelerinde Adana'nm ilçelerinden gelenler
oturmaktadır. Bu nedenle de semtlere göre de
geleneklerin uygulanışında farklılıklar
görülmektedir. Ziyaretlere gitme nedenleri, ziyarete
gidiş biçimleri ve ziyarette uygulanan pratikler
açısından Adana çeşitlilik göstermektedir.
Adana'da Mıdık, Hadırlı, Seyhan Mahalleleri ve
Karataş İlçesinde ziyarete gidiş törensel bir
niteliktedir. Özellikle kadınların gittiği
ziyaretler için kadınlar bir hafta öncesinden niyet
ederler. Bu niyet ediş bir ziyaret için değil aynı
gün içinde gidilebilecek en fazla ziyaret içindir,
mümkün olursa bir gün içinde yedi ziyarete gidilmeye
çalışılır. Niyet edilen günden itibaren temizlik
yapılmaya başlanır. Kadınlar önce gusül abdesti
alır. Ardından yattığı yatağı, yorganı, çarşafı,
yastık yüzlerini yıkar. Sonra yeniden banyo yapıp
gusül abdesti alınarak ziyarete giderler. Her
ziyaretin de kendine göre gidilecek günü vardır.
Kimi ziyarete Salı günü, kimi ziyarete Perşembe günü
gidildiği gibi tatil olması nedeniyle günümüzde
Pazar günü tercih edilmekle birlikte eğer ibadet
amaçlı bir ziyarete gidiş değil de bir dileğin
gerçekleşmesi için gidiliyorsa ziyaretin kendine
özgü gününde gidilmesi tercih edilmektedir. Ziyarete
gidecek kadın lohusaysa ya da lohusa ziyaretine
gitmişse, temizlenme işlemi daha da detaylı hale
gelmektedir. Lohusa, 40 gün geçmeden ziyarete
gidememektedir. Ancak, kırkı çıkartıldıktan sonra
ziyarete gidebilmektedir. Doğumdan sonraki kırkıncı
gün kadın banyo yapıp gusül abdesti almaktadır.
Ardından evdeki temiz ya da kirli ayrımı yapmadan
bütün yatak, yorgan, yastık yüzü, ardından evdeki
bütün tencere, tabak, bardak, çatal, kaşık kısaca
bütün evdeki yıkanmaya uygun eşyalar yıkanır. Bundan
sonra kadın yeniden gusül abdesti alır. Böylece
kırkı çıkmış olur. Lohusa kadının, kırkı çıkmadan
ziyarete gelen başka kadınlar da lohusanm kırk
çıkardığı gün, kendileri de evlerinde kırk
çıkarırlar. Yoksa onlar da yatırları ziyaret
edemezler. Bahsedilen semtlerde oturan kadınlar
inekleri, atları yavruladıktan sonraki kırk gün
içerisinde de yatırları ziyarete gitmezler. Hayvanın
yavrulamasının üzerinden kırk gün geçince doğum
olayını kendileri gerçekleştirmiş gibi kırk çıkarma
işlemini aynen yaparlar. Bu işlemler yapılmazsa
kendilerini murdar saydıkları için ziyaretlere
gidilmemektedir.
Adı geçen semtlerde ziyarete gidişte vücut temizliği
kadar, giyilen kıyafetler de önem taşımaktadır.
Ziyaretlere eski bir kıyafetle gidilmemektedir.
Kıyafet ya beyaz ya da beyaza yakın bir renk
olmaktadır. Yalnızca etek-bluz veya elbise tercih
edilmektedir. Bu giysiler alabildiğine bol, hiçbir
şekilde vücut hatlarını belli etmeyecek şekilde
olmaktadır. Bu nedenle yakadan robalı elbiseler
tercih edilmektedir. Hiçbir zaman pantolonla
ziyaretlere gidilmemektedir. Giyilen kıyafetin
altına uzun beyaz paçalı don denilen iç çamaşırından
başka, iç çamaşırı giyilmemektedir. Başta ise beyaz,
genellikle oyasız örtü bulunmaktadır. Kadınların
ziyarete giderken gösterdikleri bu özen orta yaşlı
ve yaşlılarda büyük bir dikkatle korunmaktadır. Yeni
kuşak genç kadınlar ise bazı noktalarda biraz daha
esnek davranmaktadırlar. Örneğin beyazın dışında,
pastel renklerde giysi ile ya da evde tümden çamaşır
yıkamadan yalnızca gusül abdesti alarak ziyarete
gidilebilmektedir.
Bu semtlerdeki ziyaretlerde ya da bu semtlerde
oturanların gittikleri ziyaretlerde, ziyarette mum
yakmak yerine "bahur" denilen günlük ağacından
yapılma tütsüler yakılmaktadır. Bu ziyaretlerde
mevlit okutma âdeti de diğerlerinden farklı bir
şekilde uygulanmaktadır. Durumu iyi olan aileler
yılda bir defa ve hep aynı tarihte yemekli mevlit
okutmaktadır. Büyük baş hayvanların kesilerek yemek
yapıldığı görkemli şölenlere dönüştürüldüğü yemek,
mevlite katılan sadece erkeklerin kıldığı namazla
sona ermektedir. Yemekli dinsel tören semtlerdeki
ziyaretlerden bahçesi en geniş olanda yapılmaktadır.
Kayışlı Köyündeki Bilal-i Habeş, Mıdık Kö-yü'ndeki
Hz. Hıdır ziyaretleri mevlit yapmak için tercih
edilen ziyaretlerdendir. Bu ziyaretlerin bir
özelliği de büyük bir çoğunluğunun makam olmasıdır.
Cesedin bulunduğu ya da olduğu varsayıldığı
ziyaretler çok azdır. Nurun indiğini ya rüyada ya da
normal zamanda gören kişi, nur inen yere türbe
yapılması gerektiğine inanmaktadır. Çevresindeki
kişileri de bu inanca ortak edince nur indiğine
inanılan yere türbe yapılmaktadır. Rüyayı gören kişi
rüyasında inen nurun hangi veliye ait olduğunu
görmezse, bunun Hz. Hıdır olduğuna inanılıp ziyarete
de Hıdır Ziyareti denmektedir. Bu nedenle Adana'da
sayısız Hz. Hıdır Ziyareti bulunmaktadır. Nurun
indiği zamanlarda, nur indiğini gören ya da nurun
indiğini bilen kişi, rüyasında inen nurun kim
olduğunu görürse, bu ziyarete onun adı
verilmektedir. Nurun türbesini yapmasını isteyen
kişiye ışık halinde görüldüğüne inanılmaktadır.
Bilal-i Habeş, Halil İbrahim, Nebi Nuh, Cafer-i
Tayyar bu inançla yapılmış ziyaretlerdir.
Mıdık, Hadırlı, Seyhan semtleri ile Karataş
ilçesindeki ziyaretlerde gidiş ya da türbenin
yapılışm-daki farklılık kadar, türbenin içinde
uygulanan ibadet pratiklerinde de farklılıklar
görülmektedir. Ziyaretlerde yatan veya yattığı
düşünülen kişiler canlıymış gibi kabul edilmektedir.
Bu nedenle saygısızlık yapmamak amacıyla ziyarette
sandukanın bulunduğu odada uyunmamaktadır. Uyuyan
kişi yarı ölü olur yaptığını bilmez inancı, bilmeden
bile olsa kişinin uyurken yapacağı saygısızlığı
baştan önlemiş olmaktadır. Hatta uyuyan kişileri
Mıdık Köyü'ndeki Hz. Hıdır Ziyareti'nde olduğu gibi
ziyarette yatan velinin kovacağına inanılmaktadır.
Bu ziyaretlerde gelenlerin geceyi geçirmesi ya da
gündüz de olsa uyumaları için hazırlanmış bir başka
oda bulunmaktadır. Gelen ziyaretçiler burada
uyumaktadırlar. Bu yerlerin dışında kalan
ziyaretlerde ise ziyarette uyuyan kişinin gelecekle
ilgili veya kurtulmak istedikleri sorunlarla ilgili
rüya göreceğine inanılmaktadır. Bu nedenle de
sandukanın bulunduğu odada yatak yorgan yastık
bulundurulmaktadır.
Adana'nın yukarıda sayılan yerlerinin dışındaki
ziyaretlere gidiş biçimleri, günleri ve ziyarette
uygulanan pratikler çok fazla ayrıntı
içermemektedir. Ziyarete giderken kişilerin bedenen
ve kıyafet olarak temiz olmaları yeterli olmakta,
kıyafet seçiminde bayanların dekolte, çok parlak
renkli giymemeleri tercih edilmektedir. Ziyaretlerde
de Kur'an okunmakta, mevlit okutulmakta, kurban
kesilmekte veya kişinin bütçesine göre şeker, lokum
dağıtılmakta ve mum yakılmaktadır.
Adana ziyaret sayısı açısından oldukça zengin bir
şehirdir. Bu ziyaretler de etraflarında oluşturulan
efsanelerle de isimlerini çoğu zaman bulundukları
yerlerin dışına taşırmışlardır. Adana'da bizim
tespit edebildiğimiz 30 ziyaret hakkında yüzden
fazla efsane derledik. Bu efsanelerde yatır ve
ziyaretlerdeki evliyaların birçok kerametler
gösterdiği anlatılmıştır. Örneğin; Çoban Dede ve
Abdurrezzak Dede türbelerinin yıkımını
engellemiştir. Halil İbrahim Ziyareti'nde
yürüyemeyen felçli bir çocuk uyandığında vücudu Arap
harfleriyle yazılı olarak ve yürüyerek ziyaretten
ayrılmıştır. Cabbar Dede, kış günü yağmurda
kendisini ziyarete gelen kişiler yolda kalınca
onların arabalarını çalıştırmalarına yardımcı
olmuştur. Hz. Hıdır Ziyareti'nde bulunan ağaçlar
Kadir Ge-cesi'nde sabaha kadar secdeye yatarak namaz
kılmışlardır. Bütün bu efsaneler halkın ziyaretlere
kuvvetle inanmalarındandır.
Ziyaretler bu inançlar doğrultusunda her türlü
sıkıntıda başvurulan yerler olmaktadır. İşsizlik,
aile içi geçimsizlik, kumar, içki, gece hayatı gibi
bağımlılıklarından yakınlarının kurtulmasını isteyen
kişiler, evlenmek isteyenler, gittikleri
doktorlardan rahatsızlarına çare bulamayanlar veya
çocuk sahibi olamayanlar ziyaretlerde umut
aramaktadırlar. İslâm inancında din büyüklerine
gösterilen saygının sevap olması nedeniyle
ziyaretlerde ibadet edip sevap kazanmak amacıyla
hemen bütün ziyaretlere gidilebilmektedir. Bunun
yanında bazı ziyaretlerin özel olarak bazı sorunlara
çare bulduğuna inanıldığından, o ziyaretlere
yaşanılan sıkıntının veya gerçekleşmesi beklenen
dileğin niteliğine göre gidilmektedir. Örneğin Ethem
Dede halk arasında yaygın olarak bilinen ismiyle
Zilli Dede Ziyaretine daha çok çocuğu olmayan
bayanlar gitmekte ve dilekleri yerine geldiğinde
adak olarak belirlenen sayıda göbek atmayı
adamaktadırlar. Yedi Kardeşler Ziyareti'ne
doktorların dertlerine çare bulamadığı hastalar
gitmektedir. Bu ziyarette yatan velinin doktor
olduğuna inanıldığından hasta gidenleri tedavi
ettiği, bu nedenle de tedavinin tam sonuç vermesi
için üç hafta üst üstte ziyarette birer gece
yatılması gerektiğine inanılmaktadır. Boğa Dede
Ziyareti'ne ise kurak geçen dönemlerde yağmur
yağması için dua edip, boğa kesmek için
gidilmektedir.
Adana ziyaretleri geleneksel inancın içindeki
varlığını anlatılan efsanelerle de pekiştirmektedir.
İnanç anlatılara kaynak oluştururken, anlatılar
inancın sürekliliğini ve yaygınlığını sağlamaktadır.
Mıdık Ma-hallesi'ndeki Yedi Kardeşler Ziyareti ile
ilgili anlatılan bir efsaneye göre, ailesi ile
birlikte yaşayan bir gurbetçi kadın kanser olmuş.
Almanya'daki doktorları dahil kendisini kimse tedavi
edememiş ve kısa bir ömrü kaldığı düşünülerek
memleketi olan Ada-na'ya gönderilmiş. Kadını
yakınları son çare olarak hasta olan kişilerin
iyileşmek için geldiği Yedi Kardeşler Ziyaretine
getirmişler. Üç hafta üst üste gelerek geceyi
ziyarette geçirmişler. Üçüncü hafta gece uyurken
kadının rüyasına veli gelmiş ve "Seni ameliyat edip
sağlığına kavuşturacağım. Fakat buna çevrendeki
kişilerin de inanması için ameliyat ipini üzerinde
bırakacağım" demiş. Sabah kalktığında kadın yattığı
yatağın kan içinde olduğunu görüp hemen bluzunu açıp
göğsüne bakmış. Kadının göğsünde taze bir ameliyat
izi varmış. Doktora götürülen kadının tedavi olduğu
ve artık rahatsızlığının kalmadığı tespit edilmiş. O
zamandan sonra kadın ve eşi her yıl Adana'ya
geldiklerinde iki kurban birden kesiyorlarmış. Ki).
Karataş yolu üzerindeki Yedi Kardeşler Ziyareti ile
ilgili olarak anlatılan yaygın bir efsaneye göre de
Kıbrıs Barış Harekâtı'nın başladığı gece, yedi tane
olan mezarlardan yeşil sarıklı yedi kişinin Kıbrıs
yönüne uçtuğu görülmüş. Savaşın devam ettiği
günlerde de yedi yeşil sarıklı kişinin,
çarpışmaların en ateşli yerlerinde savaştığı
görülmüş.2 Bulunduğu mahalleye de adını veren Ali
Dede ile ilgili olayı, yaşadığına inanan kişinin
anlattığı efsaneye göre Ali Dede, her sabah kadını
uyandırıp birlikte abdest alırlarmış, ardından Ali
Dede önde kadın arkada namaz kılarlarmış. Ekonomik
durumu çok kötü olan kadının eşi ziyaretin yanma
taşındıktan kısa bir süre sonra iyi bir iş bulup
çalışmaya başlamış ve ev satın almışlar.3
Sadık Sultan Ziyareti ile ilgili anlatılan efsaneye
göre de, bir gece iki hırsız ziyaretin halılarını ve
ziyarete gelen kişilerin bakımında kullanılsın diye
para attıkları kasayı soymak için ziyarete
gelmişler. Değerli ne varsa aldıktan sonra ziyarette
çıkacaklar kapıyı bulamamışlar. Sabaha kadar
türbenin içinden çıkmak için kapıyı aramışlar ama
hangi yöne gitseler duvarla karşılaşmışlar,
çaldıkları eşyaları yerlerine koyduktan sonra
kapının kendiliğinden açıldığını görüp koşarak
ziyaretten çıkmışlar (K2). Şeyh Abdur-rezzak Dede
(Bulamaç Dede) Ziyareti ile ilgili anlatılan efsane
ise ziyaretin türbesini yıktırmaması ile ilgilidir.
1980 yılında Adana Çimento Fabrikasının yakındaki
Çalı Dağı'nda bulunan türbenin, fabrikaya gerekli
olan toprağın dağdan alınması sonucunda yerinin
değiştirilmesine karar verilmiş. Türbenin de hemen
yakındaki İsmailiye Köyü'nde daha görkemli yeni bir
türbe yapılmış. Nakil edileceği zaman türbeyi yıkıp,
sandukayı çıkarmaya geldiklerinde yıkım için çalışan
her araç bozulmuş. Eğer araç sahibi ısrar ederse bu
defa aracı sürenin başına kötü şeyler gelmeye
başlamış. Araçlar devrilmiş, bozulmuş, araç
sürücüleri kaza geçirip yaralanmış. Bu olaylar
sonunda velinin yerinin değiştirilmesine karşı
çıktığına inanılmış. Çalışma bir süre ertelenmiş. O
sıralar fabrikaya yeni bir müdür atanmış. Yeni müdür
olayı öğrenince Adana'nın sayılan sevilen hocalarını
toplamış yedi tane de kurbanlık koyun alarak
ziyarete gitmiş. Hocalar Kur'an okumuşlar, kurbanlar
kesilmiş. Bundan sonra sanduka açılmış ve
Abdurrezzak Dede'nin yüzyıllarca önce gömülen
cesedinin hiç bozulmamış olduğu görülmüş. Ziyaret de
yeni yapılan türbesine nakledilmiş.
Adana'da ziyarete gitme semtten semte değiştiği
gibi, yaşa cinsiyete ve eğitim durumuna göre de
değişmektedir. Şehrin bazı mahallelerinde ya da bazı
ilçelerde ziyarete gitmek ibadet pratiklerinin
vazgeçilmezlerinden biri olarak kabul edilmekle
birlikte, bazı semtlerde bu derece etkili olarak
uygulanmamaktadır. Adana'da ziyarete gitme
nedenlerinin başında sağlık sorunu gelmektedir. Bunu
ekonomik sorunlarla, aile sorunları izlemektedir.
Ziyarete gitme oram günden güne azalmaktadır. Eğitim
görmüş insan oranının yükselmesi, iletişim ve yayın
organlarının neredeyse her eve girmesi insanları
batıl alandan bilimsel alana yöneltmektedir bu da
ziyarete giden insan oranını azaltmaktadır. Ziyarete
giden insanlar içinde de çoğunluğu orta yaş üstü
kadınlar oluşturmaktadır.
Adana yatır-ziyaretlerinde yapılan işlemlerde eski
inanç izlerini görmek mümkündür. Ziyaretin
yakınındaki ağaçların kutsal kabul edilip bez
(çaput) bağlanması, günlük yakılıp dumanıyla
ziyaretin ve ziyaretçinin tütsülenmesi, ziyarette
yatılıp gelecekle ilgili rüya görme düşüncesi eski
inançların günümüz inançları içinde hala süren
uzantılarıdır. Bu eski inanç izleri taşıyan
uygulamalara kurban kesmeyi de ekleyebiliriz. Kurban
ziyarette adağın gerçekleşmesi durumunda ya da sevap
kazanarak insanın üzerindeki kötülüklerin gitmesi
amacıyla kesilmektedir. Kurban kesilmesi, günümüzde
İslâmiyetin gereği gibi uygulansa da kökeni ilkel
inançlardaki tanrılara kurban sunma olayına kadar
dayanmaktadır. Ziyaretlerde kesilen kurbanlar
kişinin ekonomik durumuna göre değişiklik
göstermektedir. Kurban büyük baş hayvan, koyun,
keçi, tavuk da olabilmektedir.
Adana ziyaretlerinde, ziyarete gidiş günleri de
değişiklik göstermektedir. Mıdık, Hadırlı, Seyhan
Mahallerinde bazı ziyaretlerin özel gidiş günleri
vardır. Bilâl-ı Habeş Ziyareti'ne Sah günü, Cafer-el
Tayyar Ziyareti'ne Perşembe günü, Nebi Nuh
Ziyareti'ne Çarşamba günü, Halil İbrahim Ziyareti'ne
özellikle Cuma günü gidilmektedir. Diğer ziyaretlere
gitmek için Perşembe ya da Cuma günü tercih
edilmekte, ibadet amaçlı ise tatil günü olan
Cumartesi- Pazar da tercih edilmektedir. Çoban Dede
gibi mesire özelliği de varsa ziyaret günü daha çok
Pazar günü olmaktadır. Ziyaretlerin bakım ve onarım
durumu şehir merkezinde ya da şehirden uzakta
olmasıyla değil üzerine oluşturulan efsane sayısının
çokluğu ziyarette yatan ya da yattığına inanılan
kişinin geniş kitlelerce bilinen bir isim olmasına
ve ziyaretin bulunduğu yerin ziyaret ve yatırlara
gösterdikleri önemle orantılı olmaktadır. Adana'daki
ziyaretlerin kimisinin ünü bulunduğu yerin ötesine
taşıp mahallî veli tipi olmaktan çıkarken (Çoban
Dede, Cabbar Dede, Ethem Dede) kimisinin ünü de
bulunduğu yerle sınırlı kalıp mahallî veli olarak
kalmıştır. (Bulut Dede, Arpacı Dede, Gaffur Baba)
Adana'daki ziyaretleri, ziyarete gidiş amaçlarına
göre dört başlıkta toplayabiliriz:
A) Sağlık sorunları nedeniyle gidilen ziyaretler,
B) Çocuğu olmayan ailelerin, çocuk isteğiyle
gittikleri ziyaretler,
C) Çeşitli sıkıntılardan kurtulmak için gidilen
ziyaretler,
D) Diğer ziyaretler. - '
A) SAĞLIK SORUNLARI NEDENİYLE GİDİLEN ZİYARETLER
1. Cabbar Dede Ziyareti
Hakkında sözlü kaynaklar dışında bilgi bulunmayan
Cabbar Dede adına yapılan türbe Adana'nm Ceyhan
İlçesi'ne bağlı Misis Bucağı'nm 20 km. güneyinde
Kütüklü Köyü yakınındadır. Aynı adı taşıyan camî ile
bitişik olan türbenin kapısında dilek taşı
bulunmaktadır. Ziyaretçiler gözlerini kapatarak
dilek taşının üzerine çıkarak dua okumaktadır.
Ziyaretçi gözlerini açtığında saat yönünde döndüğünü
görürse dileğinin olacağına inanılmaktadır.
Ziyaretçiler türbede adak olarak mum yakmakta,
Kur'an okumakta ya da okutmakta, mevlit okutmakta,
kurban kestirmektedirler (K2).
2. Bilal-i Habeş Ziyareti
Adana'ya 40 km. uzaklıkta Kayışlı Köyü'nde bulunan
ziyaret, Bilal-i Habeş adına yaptırılan makamdır.
Ziyarette adak olarak kurban kesilmekte, günlük
yakılmaktadır. Ziyaretin bakım onarım ihtiyacı olan
yerleri de ziyaretçilerce yaptırılmaktadır.
3. Yedi Kardeşler Ziyareti I.
Ziyaret Adana'nm Mıdık Mahallesi'nde Akkapı
Mezarlığı'nın yanındadır. Ziyarete ismini veren yedi
kardeşin mezarı türbenin bahçesinde bulunmaktadır.
Türbenin içinde iki tane sanduka vardır. Bu
sandukalardan birinde, eskiden hekimlik yapan
birinin yattığına inanılmaktadır. Ziyarette adak
olarak kurban kesilmekte, günlük yakılmakta,
ziyaretin içinde bulunan kasaya ziyaretçilerin
gönüllerinden kopan miktarlarda para atılmaktadır.
4. Hz. Hıdır Ziyareti I
Hz. Hıdır adına yapılan makamlardan biri Ada-na'ya
20 km. uzaklıkta Mıdık Mahallesindedir. Büyük ve
görkemli bir yapıda olan ziyarette adak olarak
kurban kesilmekte, günlük yakılmaktadır.
5. Nebi Nuh Ziyareti
Adana'nm Akkapı Mahallesi'nde bulunan ziyaret Saydam
Caddesi'nin sonundadır. Ziyarette adak olarak günlük
yakılmakta, kurban kesilmekte ve mahallede mevlit
okutmak isteyenlerin mevlitleri burada
okutulmaktadır.
6. Halil İbrahim Ziyareti
Akkapı Mahallesi'nde olan ziyarette adak olarak
kurban kesilip yemekli mevlit okutulmakta ve günlük
yakılmaktadır.
7. Süleyman Efendi Ziyareti
Ziyaret Adana'nm Karataş İlçesi çıkışmdadır. Ziyaret
ismini halen içinde oturan kişiden almaktadır. Evin
içinden su kaynayınca burayı ziyaret haline
dönüştüren Süleyman Efendi adak olarak ailesine para
yardımını kabul etmektedir.
8. Durhasan Dede Ziyareti
Adana'nın Ceyhan İlçesi'nde kendi adıyla anılan
köyde bulunan ziyaretten iyileşmek için sandukanın
ayak ucunda bulunan bulunan açıklıktan toprak alınıp
suya karıştırılarak içilmektedir. Adak olarak da
kurban kesilmekte, mum yakılmakta ve mevlit
okutulmaktadır.
B) ÇOCUĞU OLMAYAN AİLELERİN ÇOCUK İSTEĞİ İLE
GİTTİKLERİ ZİYARETLER
1. Çoban Dede Ziyareti
Ziyaret Adana'da Adnan Menderes Bulvarı'nın sonunda
bir tepe üzerindedir. Avlusundaki ağaçlara bez
bağlanan ziyarette adak olarak ziyaretin bakım
onarımı yapıldığı gibi, kurban kesilmekte, şeker,
lokum dağıtılmakta ve mevlit okutulmaktadır.
2. Derviş Hoca Ziyareti
Adana'nın Seyhan Mahallesi'nde Kanara yakınında set
üzerinde bulunan ziyarette adak olarak kurban
kesilmekte ve adak sonucu doğan bebeğin patiği ve
kesilen saçı asılmaktadır.
3. Şeyh Abdurrezzak Dede (Bulamaç Dede)
Yörede Bulamaç Dede olarak bilinen Şeyh Abdurrezzak
Dede'nin ziyareti Adana'nın Ceyhan Ilçesi'ne bağlı
İsmailiye Köyü'ndedir. Ziyarette adak olarak kurban
kesilip günlük yakıldığı gibi mum da yakılmaktadır.
4. Hasan-Nuh Dede Ziyareti
Hasan-Nuh Dede kardeşlerin ziyareti Adana'nın
Dağlıoğlu Mahallesi'de Bahçelievler Caddesi
üzerindedir. Ziyaretin bahçesinde 300-400 yıllık
olduğu söylenen görkemli bir ağaç bulunmaktadır. Bu
ağacın üzerinde baht açmak için kilitler, kesik
saçlar, beşik ve patikler çakılıdır. Ziyarette adak
olarak kurban kesilmekte, günlük ve mum
yakılmaktadır.
5. Hurmalı Dede Ziyareti
Ziyaret Adana'nın Eskibey Mahallesi'nde görkemli bir
hurma ağacının altındadır. Penceresine beşik ve
patikler asılı olan ziyarette adak olarak kurban
kesilmektedir.
6. Mutlu Dede Ziyareti
Adana'nın Karataş İlçesi'nde bulunan ziyaretin türbe
duvarlarının tamamı kesilip asılmış çocuk saçlarıyla
kaplıdır. Adak olarak ise kurban kesilmektedir.
7. Sait Dede Ziyareti
Ziyaret Adana'nın İsmailiye Köyü'nde mezarlığın
arkasındadır. Adak olarak daha çok köylüden durumu
iyi olmayanlara yiyecek ve giyecek dağıtılmaktadır.
C) ÇEŞİTLİ SIKINTILARDAN KURTULMAK İÇiN GİDİLEN
ZİYARETLER
1. Yedi Kardeşler Ziyareti II
Adana'nın Karataş İlçesi'ne bağlı Küçükkarataş
Köyü'nde bulunan ziyarette adak olarak günlük ve mum
yakılmaktadır.
2. Hz. Hıdır Ziyareti II
Seyhan Mahallesi'nde bulunan ziyaret günümüzde
unutulmaya yüz tutmuştur; yerini bilenler sadece
mahalle sakinleridir. Adak olarak günlük
yakılmaktadır.
3. Hz. Hıdır Ziyareti III
Birinci yılında rüyada görülmesi sonucu yaptırılan
türbe Adana'nm Seyhan Mahallesi'ndedir. Ziyaretçiler
adak olarak günlük yakmaktadırlar.
4. Cafer-el Tayyar Ziyareti
Ziyaret Adana'ya 25 km. uzaklıktaki Kayışlı Köyü ile
Karayusuflu Köyü arasındaki yol üzerindedir.
Ziyaretçiler, türbenin bakım onarım ihtiyacına göre
adaklarını gerçekleştirmektedirler.
5. Ağca Baba Ziyareti
Adana'nm Kozan İlçesi'nin Hacıuşağı
Mahallesi'ndedir. Ziyarette adak olarak mum yakılıp
kurban kesilmektedir.
6. Gaffur Baba Ziyareti
Ziyaret, Adana'nm Karataş İlçesi yolu üzerinde,
Doğankent Nahiyesi'nin çıkışındadır. Ziyarette adak
olarak "Aşure Ayı" döneminde aşure pişirilerek
türbede mevlit okutulup dağıtılmaktadır.
7. Sadık Sultan Ziyareti
Adana'nm Karataş İlçesi yolunda Solaklı Köyü'ne 2
km. uzaklıktadır. Adak olarak türbeye bebek
patikleri, bebek saçları asılmakta, mum ve günlük
yakılmaktadır.
8. Zilli Dede Ziyareti
Adana'nm Cemalpaşa Mahallesi'nde Çevre Yolu
girişindedir. Ziyaretin penceresine adak olarak
bebek saçı, patiği asıldığı gibi en önemli adak
olarak adanan sayısınca göbek atılmaktadır.
9. Ali Dede Ziyareti
Ziyaret, Adana'nm ziyaretin adını taşıyan semtinde,
aynı isimli caminin içinde yer almaktadır. Adak
olarak mum yakılmaktadır.
10. Karataş Dede Ziyareti
Adana'nm Ceyhan İlçesi'ne bağlı Havraniye
Bu-cağı'nda, Havraniye Camisi'nin içinde yer alan
ziyarette adak olarak horoz kesip fakirlere
dağıtılmaktadır.
11. Boğa Dede Ziyareti
Adana'nm Ceyhan İlçesi'ne bağlı Misis Kasaba-sı'nın
Dedeler Köyü'de bulunan ziyarette ziyaretçiler
kuraklık dönemlerinde yağmur yağması için
gitmektedirler. Adak olarak boğa kesilmektedir.
D) DİĞER ZİYARETLER
1. Şeyhmus Dede Ziyareti
Ziyaret, Adana'nm Tepebağ Mahallesi'ndedir.
Günümüzde unutulmuş olan ziyaretlerden biridir. Çok
az sayıda gelen ziyaretçiler adak olarak mum
yakmaktadırlar.
2. Bulut Dede Ziyareti
Ziyaret, Adana'nm Ali Dede Mahallesi'nde
Ayakkabıcılar Çarşısmdadır. Mahalle sakinlerinin
dışında bilenin pek olmadığı ziyarette adak olarak
mum yakılmaktadır.
3. Arpacı Dede Ziyareti
Ziyaret, Adana'nm Ali Dede Mahallesi'nde
Ayakkabıcılar Çarşısı arkasındadır. Çok az
ziyaretçisi olan ziyarette adak olarak mum
yakılmaktadır.
4. Sultan Habibin Nacar Ziyareti
Adana'nm Yeşilyuva Mahallesi'nde Doğumevi'nin batı
duvarında bulunan ziyaretin türbe ya da mezarı
yoktur. Ziyaret olarak duvarın üzerine oyulan
kısımlar kullanılmakta ve buraya adanan mumlar
yakılmaktadır.
KAYNAK KİŞİLER
Ki- Refika Şenyürek, Yaş: 60, Eğitim durumu:
Okumuşluk yok, Doğum yeri: Adana, Medeni durumu:
dul, Bilgileri öğrendiği kişi: kendisi şahit olmuş.
K2- Atiye Çeken, Yaş: 74, Eğitim Durumu: okumuşluk
yok, Doğum yeri: Elazığ, Medeni durumu: Dul,
Bilgileri öğrendiği kişi: olayı yaşayan kişilerden
duymuş (Atiye Çeken bilgiler derlendikten sonra
vefat etmiştir).
NOTLAR
1 Büyük Larousse, "Yatır Maddesi", Interpress Basım
ve Yayımcılık A.Ş, istanbul, 1986, C. 24, s. 12455.
2 Abdülkadir Kaçar, Çukurova Evliyaları, Ufuk
Yayıncılık, Adana, 1989, s. 47.
3 Kaçar, a.g.e., s. 10.