Ritüel Kökenli
Çukurova Köy Seyirlik Oyunlarında "Canlandırma,
Hayvan Benzetmeceleri ve Semboller"
Prof. Dr. Erman Artun
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
Bayram niteliğinde kutlanan, belirli bir takvimi
olan mevsimlik törenler ve ritüel kökenli seyirlik
oyunları, çağlar boyu süregelen zengin kültür
değerleriyle dolu halk tiyatro geleneğinin
günümüze gelen mirasıdır.
Halk kültürü durağan değildir. Halkla birlikte
durmadan oluşan bir dinamizm içindedir. Türk halk
kültürü göçlerle Orta Asya’dan Balkanlara kadar
bir coğrafyaya taşınmıştır. Oradaki halk
kültürleriyle tanışıp iç içe yaşamıştır.
Çağlar boyu insanlar ya da topluluklar
yaşamlarında karşılaşabilecekleri olumsuzlukları
önlemek için doğayla uyum sağlama amacıyla büyü ve
törenler yapmışlardır.
Ritüeller; doğanın bilinmeyen yönlerinin
simgeleridir.
Her ritüel bir sembolden oluşur.
Ritüellerde büyük dinler öncesi eski dinlere,
inanışlara ait izler bulmak mümkündür.
Ritüeller bu dünyayla ölüm sonrasındaki dünyanın
ilişkisine dayanır.
İnsanlar doğayı tehlikeli, anlaşılmaz, ürkütücü,
kendini de doğa karşısında güçsüz buluyordu. Büyü,
sihir ve törenle doğayla uyumu sağlamayı
amaçlıyordu.
Ritüellerde doğa, totemizm kültü, ölmüş ulu
kişilere saygının simgesi olan atalar kültü iç
içedir.
Bu tür törenlerdeki taklit, eylem ve toplu katılma
doğadan insanoğluna karşı gelebilecek kötülük ve
olumsuzluklara karşı büyüyle korunma çabasıdır.
Ritüelleri derinlemesine incelediğimizde
kökenlerinde avcılık dönemlerindeki av adetlerine
kadar uzandığını görüyoruz. Önceleri avın verimli
geçmesi için sihir ve büyü yapan ilk insan avını
ev ev gezdirerek av veriminin bol olmasını
diliyordu. Daha sonra kazma tarımına geçilmesiyle
tarımda bolluk bereket için yapılan törenlerle av
törenleri kalıntılarının birlikte yapıldığını
görüyoruz. Bugün tarihin ilk zamanlarından bu yana
bu tür törenlerin yapıldığını, günümüzde de işlev
değiştirse de bu tören kalıntılarının sürdüğünü
biliyoruz.
Çeşitli kültürlerde yapılan törenleri
incelediğimiz zaman; ay mevsim ve yıl
değişikliklerine dayalı bir takvimlerinin olduğunu
görüyoruz. Yapılan törenler bir tür kutlamalardır.
Günümüzde az da olsa yapılan bu törenlere köylü
inanarak katılır.
İslamiyeti kabul eden Türkler, yeni bir kültürle
karşılaşmışlardır. Diğer kültürlerde olduğu gibi
eski din ve inançlarından kalma gelenek ve
ayinleri yeni dinlerin gereğindenmiş gibi yeni
dinlerine sokmuşlardır.
Eski inançlar yeni bir renge bürünüp yeni inanç
sistemlerinde yerlerini almışlardır. Bugün
yalnızca eğlence amaçlı yapılsa da, yeni bir boyut
kazansa da bazı örneklerine rastlıyoruz.
Köy seyirlik oyunlarının çok eskilere dayanmasında
ve günümüze gelmesinde en önemli etken, ritüel
kökenli ve dramatik olmalarıdır.
Bu oyunlar bolluk, eriştirme, canlandırma, atalara
tapınma gibi işlevsel törenlere bağlıdır. İlkel
insanlarda üretim ilişkileri, din, büyü ve sanat
iç içedir. Bugün eski Türklerin geçmişteki
yaşamlarıyla ilgili pek çok karanlık noktalar
vardır. Totemizm ve şamanizme bağlı temsil
karakteri taşıyan şölen (kurban ziyafeti), sığır
(genel avlar), yuğ(matem) gibi kökleşmiş ve
sistemleşmiş törenlerin önemli bir yeri vardır.
Çin kaynaklarından Türklerin dramatik özellikli
törenleri olduğunu öğreniyoruz.
Mevsimlik oyunlar tarımda, hayvancılıkta bolluk
bereket amacıyla oynandığı için ritüel niteliği
kazanır. Bu toplu gösterilerde çeşitli kılıklara
girilir. Özel ve hayvan taklidi sesler çıkarılır.
Maske takılır. Ana öğe canlandırmadır. Oyuncular
niçin oynandığını biliyorlar. Oyunları, adettir,
atalar mirasıdır diyerek sürdürüyorlar.
Girilen kılıkları ve canlandırılan tip, hayvan
benzetmecelerini ve sembolleri şöylece
sıralayabiliriz.
İncelemeye esas olarak 16 Çukurova köy seyirlik
oyununu aldım.
1-Silifke Arap Oyunu
Arap, efeler, kızlar, kadı, kel kız, oymak ağası,
uşak, sağlıkçı
2-Adana, Kozan “Arap Oyunu”
Arap, göde, kahya, gizir, kadın, sandalye, zağar,
imam
3-Adana-Feke-Hamzalı “Kovandan Arı Çalma”
Hırsız, ev sahibi
4-Adana-Kozan “Kabak Oyunu”
Bardakçı, Oyuncu kızlar (Gülbeyaz-Gülender), dağ
deviren Hoca (İmam)
5-Adana-Kadirli “Çomçalı Gelin”
Çomça
6-Adana-Kadirli “Gizir”
Arap, göde, efe, kız, gelin, muhtar
7-Adana-Feke “Tilki”
Tilki, köpekler
8-Adana-Karaisalı “Deve”
9-Adana-Karaisalı “Göç”
10-Adana-Karaisalı “Şeytan”
11-Adana-Ziftli “Sınır Taşı”
12-Mersin “Deve Bortlaması”
Zenne (erkek) aptal, Arap, boduk, yaşlı erkek,
cüce.
13-Mersin-Tarsus-Yenice “Değirmenci”
Müşteri kadın (erkek) değirmenci (kadın)
müşteriler
14-Adana-Kozan-Bucak “Kız Kaçırma Oyunu”
Muhtar, köy ağası, ağanın üç kız ve karısı, bir
yörük ailesi (anne, baba ve damat) komşular.
15-Adana-Kozan-Bucak “Sin Sin Oyunu”
16-Adana-Kasaba “Sinide Oyunu”
Çukurova seyirlik oyunlarında canlandırma ve
hayvan benzetmecelerini şöylece sıralayabiliriz.
Arap,efeler, kız (erkek), kadı, kel kız,oymak
ağası,uşak, sağlıkçı, göde, kahya, gizir, kadın,
sandalye, zağar, imam, hırsız, ev sahibi,
bardakçı, oyuncu kızlar, dağdeviren, hoca, çomça
gelin, muhtar, tilki, köpekler, deve, şeytan,
zenne (erkek), aptal, boduk, cüce, değirmenci, köy
ağası, yörük, damat.
Köy seyirlik oyunlarındaki canlandırmalar hayvan
benzetmeceleri takılan maskeler ve toplu danslar
önceleri büyünün bir aracı, bir canlandırmaydı.
Bugün bilinmese de, kökeni geçmişte yardım umulan
bir toteme kadar uzanır.
Oyuncu başı eskiye, töreye bağlı kalınmasını
ister. Farkında olmadan ilkel törenlerdeki
büyücünün ya da din adamının görevini üstlenir.
Onlara oyun gösterir. Köy yaşamında hayvan
önemlidir. Hayvan taklidi oyunlarda totemcilik ve
şamanlık çağının izlerini taşıyanlar vardır.
Hayvan kılığına girme hayvan totemiyle olan bağı
göstermektedir.
Oyuncuların kullandığı ziller, çanlar en eski
şenliklerde de görülür.
Yaşlı kadın kılığına girme mitolojik ilah
simgesidir.
Seyirlik oyunlarda düğün, ölüm, ölme dirilme gibi
sahneler verimlilikle ilgilidir. Belli bir takvimi
olan oyunlarda ana amaç eskinin uğurlanıp yeninin
karşılanmasıdır. Vurgu gelecek üstünedir. Birçok
oyunda görülen düğün sahnesi canlandırmasında ana
kişi kadın kılığında erkeğin canlandırdığı
gelindir. Gelin bolluk, bereket simgesidir.
Hayvan postu ve kılık değiştirme eski av
adetlerinden kalmadır. Canlandırmalarda girilen
kılıklar tarım ve hayvancılık gereksinmelerine
uygun bir biçimde şekil değiştirerek günümüze
gelmiştir. Önceleri av hayvanlarının
benzetmeceleri yapılırken tarım dönemine geçince
deve, at, köpek, eşek vb. benzetmecelerine
geçildiğini görüyoruz.
Seyirlik oyunlarında canlandırmalar ve
benzetmeceler gelenek halinde sürer. Bugün eski
oyunların güncelleştirilmiş çeşitlemelerine de
rastlanmaktadır. Evlerin önlerinde canlandırılan
seyirlik oyunlarda atmosfer değişir. Ritüel
karakterli oyun birden şenlik havasına dönüşür.
Bugün seyirlik oyunları incelediğimizde ilk çıkış
amaçlarından uzaklaşıp büyünün ikinci plana itilip
güncel bir renge, şenliğe dönüştüğünü görüyoruz.
Oyunların çatıları aynı kalmasına rağmen doğmaca
oynanması nedeniyle her oynanış köylü için
ilginçtir. Bugün oyunlarındaki benzetmeceleri
canlandırmaları incelediğimiz zaman arkaik (eski
unsurlar) özellikler görüyoruz.
Taklit yoluyla yapılan büyünün ardından müzikle,
toplu dansla yapılan büyü, yağmur yağdırma, ürünü
çoğaltma törenleri gelir. Mitler oynanarak
gelişir, kalıcı olur.
Oyuncular niçin kılık değiştirir? Yeni kılık, yeni
kişiliktir. Toplum baskısını siler maskeyle
yapılan benzetmece doğa üstü güç simgesidir. Bugün
köylü kullandığı sembollerin ne anlama geldiğini
bilmiyor. Bir hayvan kılığına girmek onunla
özdeşleşmektir.
Kostüme çok önem verilir. Kadın rollerini erkekler
oynar, kadın makyajı yapmazlar, bıyıklarını
kesmezler. Makyaj malzemesi olarak soba isi, kül,
un, yapağı vb. kullanılır. Kostümler oyunun
içeriğine, girilen kişiliğe göre seçilir. Aksesuar
önemli öğedir. Hayvan benzetmecelerinde ayrıntıya
inilmez. Yüzün boyanması kötü ruhlardan
korunmadır.
Hayvan kılığına girme arkaik av kültüdür.
Bununla verimlilik canlandırılır, verimlilik
dilenir. Köylü bugün şeytanın uğursuzluk,
gelininse bereket simgesi olduğunu biliyor.
Sonuç olarak bütün Türkiye köy seyirlik
oyunlarında olduğu gibi Çukurova tören ve köy
seyirlik oyunlarındaki canlandırma, hayvan
benzetmecesi ve sembollerin bugün işlev değiştirse
de eski kültür ve inanışlardan izler taşıdığını
söyleyebiliriz.