Adana
Yağmur Yağdırma Törenlerinde "Boğa Dede, Bulut Dede ve
Tosun Dede Kültü"
Prof. Dr. Erman Artun
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi
Asya ve Avrupa
kıtalarının buluştuğu bir noktada olan Anadolu, uygarlığın
başlangıcından beri göç ve fetih dalgalarına sahne
olmuştur. Türkler yeni yurtları Anadolu'ya gelince Orta
Asya Türk kültürü ve islamiyet kültürünün yanısıra Anadolu
kültürüyle tanıştılar. Türk kültürü Anadolu'da güncel
hayatın uygulama ve değer yargılarıyla yeni bir içerik ve
nitelik kazandı.
Tarihin ilk
topluklarından bu yana doğayı tam çözemeyen insanlar onun
her türlü iyiliği ve kötülüğü yapabileceğini düşünmüşler,
onunla iyi geçinmenin yollarını aramışlardır. Dilekleri
için veya dilekleri yerine gelince şükür etmek amacıyla
adaklar adamışlar, çeşitli büyüsel ve törensel işlemler
uygulayarak kurban kesmişlerdir.
Yağmur, ilk
insandan günümüze insanlık tarihinde çok önem taşır.
Gökten inen bereket olarak nitelenen yağmur kutsal bir
nitelik kazanmıştır. Yağmura rahmet adının verilmesi de
bundandır, inanç insana özgü bir fenomendir. Doğayla
barışık olma isteği bir takım ibadetler ve ritlerle
tamamlanır. Bir istek duası olan yağmur dualarının kökeni
arkaik ve geleneksel topluluklara, mitosların ritüel
davranışlarıyla insana ve insan topluluklarının
hayatlarını yöneten kurallar ve kurumlar ilişkisine
dayanır. Anadolu ve Türklük coğrafyasında çeşitli yağmur
yağdırma uygulamaları görülmektedir*1-2-3-4) Yağmur
yağdırmak için yapılan törenler ve buna bağlı adetler
eskilere dayanır. Yağmur yağdırma törenlerinin belli bir
zamanı yoktur. Geciken yağmurların yağmasını sağlayarak
kıtlığı ve kuraklığı önleme amaçlıdır*5). Yağmur duası
kuraklığı gidermek için doğaüstü güçlere doğrudan ya da
onlara yakın olduğu düşünülen güçler aracılığıyla dolaylı
bir biçimde ilişki kurarak yağmur yağması için uygulanan
dinsel büyüsel bir ritüeldir*6).
Yağmur
yağdırma ritüelleri uygulandığı toplumun inanç sisteminin
yapısına göre şekillenir. Bu ritüellerin büyük bir bölümü
büyünün taklit ve benzetme prensiplerine dayalı olarak
işlerlik kazanır'7'. Dinsel, büyüsel, düşünce ve eylemle
birbirine girmiştir. Ritüeli yönlendiren kişi dileğini dua
ile belirtir. Eylemler, atmosfer olaylarına hükmettiğine
inanılan doğaüstü güce yakarıştır. Yağmur yağdırma
dileğine yönelik eylemler acındırmaya yöneliktir, yardım
dilenir, medet umulur. Bu ritüellerde taklit, yapma bebek,
kukla vd. gibi benzetme prensiplerine dayalı örneklemeler
vardır. Yavrulu hayvanlar birbirinden ayrılır,
kaplumbağalar ağaca asılır, yılan, akrep yakılır vb.
Bundan amaç doğayı yağmura zorlamaktır. Daha sonraki aşama
dinsel ve büyüsel boyutuyla doğaüstü güç adına kan akıtma,
kurban sunmadır. Dinsel vecibeler yerine getirilir abdest
alınır, iki rekat namaz kılınır. Yağmur yağdırdığına
inanılan mezar yatır vb. yerler ziyaret edilerek yağmur
dilenmedir. Kabir ziyaretlerinin kökeni atalar ruhlarından
yardım dilenir. Yağmur dualarındaki kurban, istek
kurbanları sınıfına girer.
Yağmur yağdırma
törenleri toplu halde yapılmaları yönüyle toplumsal
niteliklidir. Günümüzde yağmur duasına çıkış; 1) Bütün bir
köyün veya büyük bir topluluğun katılmasıyla yapılan
uygulama 2) Çocukların toplanarak yaptıkları uygulama
olmak üzere iki şekilde yapılır. Büyüklerin katıldıktan
yağmur yağdırma törenlerine herkes katılır. Önce kurban
için para toplanır, kurban temin edilir. Toplu yemek için
yiyecek kapları, yağmur dileği için suya atmak üzere
taşlar ve hayvan kafatasları toplanır. Tören toplu halde
yağmur duası yürüyüşüyle başlar. Hoca önde yürür, topluluk
bir meydan, bir su kenarı veya yağmur yağdıracağına
inanılan bir yatırın olduğu yerde toplanır. Kurban
kesilir, toplu yemek yenir*8'. Yağmur duasında elbiselerin
ters giyilmesi, yağmur temsilleri, yağmur taşlan ve yada
taşı bağlantısı bizi Orta Asya yağmur yağdırma törenlerine
kadar götürür!9' İslami renge bürünmüş yağmur yağdırma
törenlerinin dini temeli Kurana değil hadislere dayanır.
Törenin yapısını, toplum belirler(10-11-12-13).
İslami duayla
okunan taşların suya atılması toprakla suyu biraraya
getirerek yağmura davettir. Akrep yılan yakılması yağmuru
engelleyen büyüyü yok etme esasına dayanır(14). Ev ev
kurbağa gezdirme, yağmur yağdırma amaçlıdır.
Yağmur duası
benzetme sihiriyle, yağmur taklidiyle sihirsel öğeler
kullanılarak bir tür yağmur yağdırma büyüsüdür. islamiyet
sonrası yağmur duaları eyleminin dış görünüşü değişmişse
de îslami öğeler adeta sihirsel öğelere
dönüşmüştür*15-16-17-18-19). Yağmur duasıyla Türklerin
eski ve köklü inançlarından biri olan atalar kültü
arasında bir bağ vardır. Atalar kültü ataların takdisine
dayanır. Atanın öldükten sonra ruhunun bir takım üstün
güçlerle donanacağı ve bu sayede yardım edeceği inancı
vardır. Ataların eşyaları ve mezarları kutsal kabul edilip
ruhlarına kurban sunulurdu. Islamiyetin kabulünden sonra
atalar kültü Türkler arasında veli kültünün oluşumunda
etkili rol oynamıştır. Üstün ruhlarla donanmış insan tipi
müslümanlıkla da bağdaşmıştır'20). Velinin ait olduğu
toplumun sosyal, dini veya ahlaki değerlerinin temsilcisi
olduğuna inanılır*21). Müslümanlıkta ölüden medet umma
yoktur. Veli kültü pagan kültürle ilgisinden dolayı
yasaklanmasına rağmen varlığını korumuştur. Evliyalar,
velayet derecesine ulaşmış insanlardır. Kimi zaman tayy-ı
mekân (Bir anda uzak mesafelere gitme), tayy-ı zaman (Aynı
anda birkaç yerde bulunma) su üstünde yürüme, kalp okuma
vb. gibi üstün özelliklere sahiptir, islam inancına göre
buna "keramet sahibi olma hali" adı verilir. Günümüzde
evliyalar, erenler, dedeler bir efsane havasına
bürünmüştür. Sırları açığa çıkan veli yaşamaz inancı,
yaygındır*22).
Velilere bağlı
kültler incelediğinde kaynağının islamiyet öncesi Türk
inançlarına dayandığı görülür. Tasavvufun veli konusundaki
yaklaşımı, atalar kültünden veli kültüne geçişi
kolaylaştırmıştır. Veli kültüyle Şamanlann işlevleri
arasında benzerlik vardır. Bunlar gelecekten haber verme,
hava ^x şartlarını değiştirme, felâketleri önleme veya
felaketleri düşmanlara musallat etme, hastalan
iyileştirme, göğe çıkıp uçabilme, ateşte yanmama vb. dır.
Türk şamanları
bu kimlikleriyle Bektaşi velayetnamelerinde yazılmış
menakıbnamelerde yeniden hayat bulmuş gibidirler. Şamanist
Türkler samanların olağanüstü nitelikler taşıdıklarına,
ruhlar ve gizli güçlerle ilişki kurup onlara istediklerini
yaptırdıklarına inanırlardı. Bu işlev evliyalarda dileği
Allah'a iletmede aracı olma, görevine dönüşür. Şamanist
dönemden Budist döneme geçtikten sonra Budist azizlerinin
çok eskilere inen kerametlerini anlatan metinler tercüme
edildi. Halk için ayinlerde okumak üzere oluşturulan bu
metinler geniş tabana yayıldı. Bu yolla evliyaların
menkıbelerine samanların üstün ruhani güçlerle donanmış
kişilikleriyle Budist azizlerin kerametleri de
eklendi*23).
Anadolu,
coğrafyasında bir çok yatır vardır. Velilere bilinmeyen
bir zamanda yaşamış gözüyle bakılır. Kimlikleri ne olursa
olsun her birine bir görev yakıştırılır. Yatıra adak
adamak ona bir dileğinin gerçekleşmesi için başvurmaktır.
Adak adayan kişi evliyanın kendisine yardım edeceğine
inanır<24) Kur'ân-ı Kerim ve hadislerde bir çok mucize
motifi vardır. Bu mucize motiflerinin benzerleri sonradan
veli kerametleri olarak değişik velilerle ilgili
efsanelerde yer almıştır. Bunların bir kısmı da toplumun
sosyal ve psikolojik beklentilerinden doğmuştur.
Günümüzde
Adana'da velilere ait otuzun üzerinde yatır, türbe,
ziyaret ve bunlara bağlı olarak anlatılan yüzün üzerinde
efsane vardır. Adana'daki yatır türbe ve ziyaretlerin
büyük bir çoğunluğu hakkında tarihi bilgilere sahip
değiliz. Kişi adına oluşturulan ziyaretlerin yanındaki su,
ağaç vb. de kutsal olarak kabul edilir.
Adana'da
geciken yağmurların yağmasını sağlamak, kıtlığı kuraklığı
önlemek için yağmur yağdırma kerametleri olduğuna inanılan
"Boğa Dede, Bulut Dede ve Tosun Dede " ziyaretlerine
gidilip yağmur duası yapılır, kurban kesilir.
BOĞA DEDE
ZİYARETİ (K1-K2-K3-K6-K7)
Boğa Dede
Ziyareti, Adana'nın Ceyhan ilçesi Misis (Yakapınar)
Kasabası'na bağlı Dedeler köyündedir. Boğa De<kTr:n
türbesi yoktur. Ziyaret yalnızca bir mezardan ibarettir.
Ziyaretin yakınında çok yaşlı ağaçlar bulunmaktadır*25).
Boğa Dede'nin
gerçek adını bilen yoktur. Hangi tarihte yaşadığı hakkında
elimizde kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Kaynak kişiler
Boğa Dedenin Misis'te çiftçilik yaptığını, tek boğayla
tarlaya gidip bir çift boğanın süreceği yer kadar
sürdüğünü anlatıyorlar. Boğa Dede, tek boğayla çift
sürerken yabandan gelen bir geyik boğanın yanındaki çiftin
diğer koşumuna girip tarlayı sürmesine yardım edermiş.
Köylüler bu olayın nasıl olduğuna akıl erdiremezler. Boğa
Dede'yi takip etmeğe karar verirler. Takibin sonucunda
boğanın diğer koşumuna geyiğin gelip koşulduğuna şahit
olurlar. Bu arada Boğa Dede köylülerin geyiği gördüğünü
fark eder. Bunun üzerine hayvanları sürmekte kullandığı
değneğini toprağa diker ve ortadan kaybolur. Bir daha da
gören olmaz. Kaynak kişiler Boğa Dede'nin diktiği değneğin
yeşerip ulu bir ağaç olduğunu, etrafında ağaçlık
oluştuğunu anlatıyorlar. Mezarı belli değildir. Bugün
çiftçilik yaptığı ve değneğini diktiği ağaçlık mezar yeri
kabul edilip yağmur yağdırma törenleri bu ağaçların
altında yapılmaktadır. Boğa Dede ziyareti Adana Organize
Sanayi Bölgesi sınırlan içinde kalmıştır.
Misis'te yılın
kurak geçtiği zamanlarda yağmur duasına çıkmak için karar
alındığında, törende kesilecek boğa için köylü aralarında
para toplar. Yağmur duasına çıkacak topluluk sabah
toplanır. Herkes yanına kap kaçak, çatal, kaşık, kazan ve
bir miktar odun alır. Topluluk tamamlanınca başlannda
imam, Boğa Dede ziyaretine giderler. Abdest alıp iki rekat
namaz kılarlar. Namazdan sonra yağmur duası başlar.
Topluluk, boğa ve önde imamla birlikte dua ederek tekbir
getirir ve Boğa Dedenin olduğu varsayılan mezann etrafında
yedi kez döner. Yedinci seferin sonunda boğa yatırılır.
Kaynak kişiler boğanın üçüncü seferin sonunda
kendiliğinden de yattığına şahit olduklarını söylediler.
Tekbir getirilerek boğa kesilir, etin bir kısmıyla kazanda
bulgur pilavı pişirilir, geri kalanı kebap yapılır yenir,
köye getirilmez. 1994 yılında Yakapınar, Geçitli ve
Acıdere köyleri mevsimin kurak geçmesi üzerine toplanarak
yağmur duasına çıktılar. Boğa Dede'ye üç boğa kurban
ettiler. Dua sonrası 20 gün süren yağış oldu. Halk
yağmurlan Boğa Dede'ye bağlıyor. Boğa Dede yağmur yağdırma
törenine bütün köy halkının katılması beklenir, aksi halde
yağmur yağmayacağına inanılır.
BULUT DEDE
ZİYERETİ (K4-K5-K8-K9-K10)
Bulut Dede
ziyareti, Adana'nın Ali Dede Mahallesi'nde Ayakkabıcılar
Çarşısı içindedir. Şehrin merkezinde olmasına rağmen
bakımsız bir durumdadır. Bakıcısı yoktur, türbenin küçük
bir avlusu, bu avluya bakan küçük bir odada da Bulut
Dedenin sandukası vardır. Türbenin bahçesinde bir adak
ağacı vardır, yeşil ve beyaz bezler bağlanır.
Bulut Dede
Türbesi'nin kimin tarafından yaptırıldığı bilinmiyor.
Kaynak kişiler türbenin bulunduğu yere nur indiğini bu
nedenle buraya türbe yapıldığını söylüyorlar. Kaynak
kişiler nurun yere bulut şeklinde indiğini anlatıyorlar.
Bulut Dede'ye ziyaretçiler cuma günü gelmektedir. Yağmur
yağdırma, rahatsızlıklardan kurtulma, iş bulmak, çocuk
sahibi olmak için de adak adanır. Dilek gerçekleşirse
yiyecek dağıtılır. Hayatı hakkında bir bilgimiz yoktur^).
Diğer bir kaynak kişi Bulut Dede'nin Adana'da yaşamış yedi
ulu kardeşten biri olduğunu söylüyor . Bunları Cabbar
Dede, Çoban Dede, Sadık Dede, Bulut Dede, Ali Dede, Yoğurt
Dede, Tosun Dede olarak sıralıyor. Babası Bulut Dedeyi bir
çiftçiye tutma olarak vermiş, sağlığında gölge yapsın diye
üstünde bir bulut gezermiş.
Bulut Dede
türbesine hem dilek tutma hem de yağmur yağdırma için
gidilir. Özellikle perşembe gecesi gidilir. Kurban adanır,
helva ve yiyecek dağıtılır. Bulut Dede'nin ağası Bulut
Dede'nin ulu biri olduğunu anlayıp bahçeye türbesini
yaptırmış.
Yağmur duası
için Bulut Dede ziyaretine gidilir. Bulut Dede'nin
mezannda Nasr duası okunur. Ağaçlara oyuncak salıncaklar
yapılarak, bu salıncaklarda oyuncak bebekler sallanır.
Bebekler sallanırken şu sözler tekrarlanır.
Allahım bize
rızkımızı ver
Yağmuru yağdır
Bize sulu sulu
yağmuru
Vermekten eksik
olma
Yağmur duasına
katılanlar "Biz buraya geldik sığındık, sen bizim
dileklerimizi Allah'tan iste" derler. Türbede Bulut
Dedenin külahı ve teşbihi vardır. 260 yıl önce yaşadığına
inanılır.
TOSUN DEDE
(K4-K5-K6-K7-K8-K9-K10)
Tosun Dede
Ziyareti , Paşa köyü ile Çanakçı Köyü arasındadır.
Günümüzde türbesine gidip dua edilir. Kaynak kişiler Tosun
Dede'nin Adana'da yaşamış yedi ulu kardeşten biri olduğunu
söylüyorlar. Tosun Dede daha sağlığında kuraklık olduğunda
köylülere "Toplanın, para toplayıp dana kesin. Allah'a dua
edin" dermiş. Köylüler Tosun Dedenin dediğini yapınca
yağmur yağarmış. Öldüğünde türbesi yapılmış.
Her kuraklık
olduğunda Tosun Dede'ye gidip dua edilir. Tosun Dedeye
yalnızca yağmur dilemek için kurban adanır. Dua ederken
duada Tosun Dedenin adı geçer. Kaynak kişiler bir kez
yağmur duasına katıldıklarında danayı kestikten sonra daha
yemeklerini pişiremeden yağmur yağdığını söylüyorlar.
Kaynak kişiler yine bir kuraklık yılında yağmur duası için
para toplanıp tosun alındığını, daha yağmur duasına
çıkmadan yağmur yağınca tosunu kesmediklerini ama sonra
aylarca bir damla yağmur düşmediğini söylüyorlar.
Boğa Dede,
Bulut Dede ve Tosun Dede mahalli veli tipleridir. Bunların
yağmur yağdırma kerametlerine bağlı çeşitli inanç pratik
ve efsaneler oluşmuştur. Mezarları, türbeleri, kendilerine
ait eşyaların olması, yağmur yağdırma dileklerini
gerçekleştirdiklerine inanılması, adak kurban olması,
adlarının geçtiği dua ve benzeri .sözlerin olması,
adlarına türbe ve ziyaret yeri yaptırılması etraflarında
efsanelerin oluşturulması onları bir kült haline
getirmiştir.
Boğa Dede,
Bulut Dede ve Tosun Dede'nin gerçekte yaşadığına
inanılmaktadır. Veliler gerçek adları yerine, yaşarken
yaptıkları kerametleriyle ilgili adlarla
adlandırılmışlardır. Mahalli veli tipleri olduğu için
ancak bilindikleri yörede ziyaret edilir. Her üçü için
ayrı ayrı oluşmuş efsaneler vardır. Türbesi olanların
pencerelerinin parmaklıklarına havlu, bahçedeki ağaçlara
çaput bağlanır, adak yiyecekler dağıtılır, mum yakılır.
Adana yağmur
duası törenlerinde islamiyet öncesi inanç motifleri ve
kurban ritleri kalıntılarıyla, atalar kültündeki kabir
ziyareti ölümden medet umma ile Islami inançlar içiçedir.
.Eski inanç kalıntıları Islami şekle sokularak yaşamağa
devam ettirilir, islamiyet öncesi inanç sistemlerindeki
ağaç kültü, ı büyü, hastalıkları iyileştirme, tabiat
kuvvetlerine hakimiyet vb ile kitab-ı mukaddes, Kur'an-ı
Kerim ve hadislerdeki geleceği haber verme, tabiat
kuvvetlerine hükmetme ve diğer mucize motifleri velilerin
kerametleri olarak görülür.
Yatır inancı
insanlann isteklerini gerçekleşmesinin zor olduğu
durumlarda büyüleyici ve kutsal bildikleri varlıklara
yaklaşarak kaderlerini değiştirme isteğinden
kaynaklanmaktadır.
SONUÇ
Türkler
tarihsel süreç içinde çeşitli inanç sistemlerine ve
dinlere girmişlerdir. Bunlar Türklerin yaşayışını
kültürünü, adet ve inanmalarını da etkilemiştir.
Adet ve inanma
kalıpları her dönemde sürer. Yeni dine geçildiğinde ritüel
işlevini kaybetse de eski inanmalar yeni dine uyarlanır.
Yeni bir kültür dairesine geçişte bir takım eski öğeler,
kabuller, değerler, kurallar vb bir bölümü tümüyle
terkedilirken bir bölümü özünü koruyarak yeniden
sekilllenir.
Günümüzde
görülen türbelere, ağaçlara, çalılara bez bağlama ve
kurban sunma, atalar kültüyle yakından ilgilidir. Orta
Asya toplumlarında saygı gören üstün ruhlarla donanmış
insan tipi Islamiyetten sonra Anadolu'da evliya ve
ermişlerin türbelerini ziyaret ve adak adama, kurban sunma
şekliyle günümüzde veli kültünü oluşturmuştur.
Adana'da yağmur
yağdırma törenleri ve buna bağlı olarak yatır ziyaretleri,
kurban, çok eskiye dayalı yağmur yağdırma törenlerinin
kalıntısıdır. Bu yağmur yağdırma amacını güden benzerlik
büyüsüne dayalı bir gelenektir. Yatır ziyaretleri yatırda
kurban kesme, yağmur duası hutbesinde imamın ok veya yaya
dayanarak cübbesini ters çevirerek hutbe vermesi, Islami
esasa dayanır. Istiska, Islami esaslara göre yapılan
yağmur duasıdır Adana yağmur törenlerinde Istiska ve eski
Türk yağmur yağdırma törenleri içice yaşamaktadır.
Kaynaklar :
(1) Nurhan
KARADAĞ, Köy Seyirlik Oyunları, Türkiye İş Bankası
Yayınları, Ankara, 1978, s.81
(2) Orhan
ACIPAYAMU, 'Türk Folklor Ürünü Yağmur Duasıyla ilgili Yapı
ve Fonksiyon Sorunlan" /. Folklor Kongresi Bildirileri,
Ankara, 1976, s. 1-7
(3) Erman
ARTUN, Tekirdağ Ritüelleri ve Balkanlardaki Varyantları,
IV. Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresi
Bildirileri , Ankara, 1992 s. 10
(4) Nevzat
GÖZAYDIN, Dağıstan, Iran ve Türkiye'de Yağmur Duasındaki
Bazı Ortak Motifler Üzerine, ///. Milletlerarası Türk
Folklor Kongresi Bildirileri IV. Cilt, Ankara 1987, s.
165-171
(5) Erman
ARTUN, Adana Yağmur Yağdırma Törenleri ve Comçalı Gelin,
Tuncer Gülensoy Armağanı, Elazığ , 1995, s. 154
(6) Gürbüz
ERGlNER, Kurban, Kurbanın, Kökenleri ve Anadolu'da Kanlı
Kurban Ritüelleri, istanbul, 1997, s.211
(7) ERGlNER,
A. g. e. s. 21
(8) Erman
ARTUN, Adana Yağmur ... s.153
(9) ARTUN .
A.g.e. s. 155
(10) Pertev
Naili BORATAV, Istiska Maddesi, MEB islam Ansiklopedisi
cilt. 5. s. 1223
(11) ilhan
BAŞGÖZ, Folklor Yazıları, Adam Yayınları, istanbul 1986,
s. 13
(12) Pertev
Naili BORATAV, 100 Soruda Türk Edebiyatı Gerçek Yayınevi
istanbul 1973 s. 139
(13) Pertev
Naili BORATAV, 100 Soruda Türk Folkloru, Gerçek Yayınevi,
istanbul, 1973, s. 139
(14) Orhan
ACİPAYAMLI, Türk Folklor Ürünü... s.2-3
(15) Süheyl
ÜNVER, Yağmur Taşı Hakkında, /.Ü. Edebiyat Fakültesi Tarih
Dergisi, C.IV, S. 7 istanbul 1952, s. 577
(16) Abdülkadir
İNAN, Makaleler ve incelemeler, Ankara 1987, s. 9
(17) Abdülkadir
İNAN, Tarihte ve Bugün Şamanizm , T.T.K Yay. Ankara 1995,
s. 160
(18) Muzaffer
SENCER, Dinin Türk Toplumuna Etkileri May. Yay. istanbul
1974 s.61
(19) Ümit
HASSAN, Eski Türk Toplumu Üzerine incelemeler, Ankara
1986, s. 134
(20) Ahmet
Yaşar OCAK, Menakıbnameler, Ankara 1992, s.10-14
(21) Ahmet
Yaşar OCAK, Türk Halk inanç ve Edebiyatında Evliya
Menkıbeleri, Ankara 1984, s. 3 - 23
(22) Hasan
KOKSAL, izmir ve Çevresinde Yatırlar. III Milletlerarası
Folklor Kongresi Bildirileri, Ankara 1978, s.227
(23) Ahmet
Yaşar OCAK, Türk Halk inançlarında., s.7-9
(24) Pertev
Naili BORATAV, 100 Soruda Türk Folkloru s.70-71
(25) Zekiye
CAĞIMLAR, Adana Yöresi Yatır- Ziyaret Ocaklar ve Bunlara
Bağlı Anlatılan Efsaneler, Adana 1994 Ç.Ü.
Basılmamış Yüksek Lisans Tezi s.293
(26) ÇAĞIMLAR,
A.g.e s.291
Kaynak
Kişiler:
K. l Hasan
Köfteci, 75, okur yazar, Misis, Adana
K. 2 Veli
Bahçeci, 48, Lise, emekli imam, Kadirli Adana
K. 3 Ayhan
Arı, 82, ilkokul, Yakapınar, emekli, Adana
K. 4 Fatma
Ketre, 60, okuma yazması var, ev hanımı, Adana
K. 5 Fahri
Alakoyun, 65, okuma yazması var, işçi, ismet Paşa köyü,
Adana
K. 6 Arife
Doğan, 55, Kozan, öğrenim görmemiş, Adana
K. 7 Elif
Taşdemir, 33, Ortaokul, Adana
K. 8 izzet
Sağlam 47, ilkokul, işçi, Osmaniye, Adana
K. 9 Hakkı
Doğan, 59, Kozan, ilkokul, Çiftçi, Adana
K. 10 Kamile
Battal, 75, Öğrenimi yok, Tufanbeyli, Adana