ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ
TÜRKOLOJİ ARAŞTIRMALARI MERKEZİ

Basından
13 Temmuz 2005 Çarşamba  

e-kaynak: http://www.turkiyegazetesi.com/news/allnews/?id=253406&detail=1&winmode=pop

Türkçe’den habersiz yaşayanlar ülkesiyiz

 
TÜRK Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, TDK’nın 73. kuruluş yıl dönümünde karamsar bir tablo çizerek “Türkçe’nin gücünden haberdar olmadan yaşayanların ülkesindeyiz” dedi. TDK’nın kuruluşunun 73. yıl dönümü dolayısıyla, TDK Konferans Salonu’nda toplantı düzenlendi. Toplantının açılışında konuşan TDK Başkanı Akalın, Türkçe’nin yanlış ve bozuk kullanılması karşısında bazı kanuni düzenlemelere gidilmesi gerektiğini söyledi. TDK’nın son 1 yılda gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında da bilgi veren Akalın, Türkçe’nin Temel Söz Varlığı Veri Tabanı çalışmasının ilk aşaması olan, bilgisayar ve ağ ortamında hizmete sunulan ‘Türkçe Sözlük’ün kullanıcı sayısının üç yılda 15 milyonu aştığını söyledi. Birinci baskısı 1945’te 15 bin söz varlığı ile yayımlanan Türkçe Sözlük’ün, bir kaç ay içerisinde 104 bin 296 söz varlığı ile herkesin kullanımına sunulacağını vurgulayan Akalın, ayrıca İmla Kılavuzu da yayınlayacaklarını belirtti.

Veri tabanı hazırlanıyor
Türkçe’nin kullanımında, kişilerin kısır bir söz varlığına sahip olmalarının, en büyük olumsuzluk olduğuna işaret eden Akalın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne yazık ki birkaç yüz kelimeyle ömrünü geçiren insanlarımız var. Bazı kitle iletişim araçlarının söz varlığı son derece sınırlı. Türkçe’nin gücünden haberdar olmadan yaşayanların ülkesindeyiz. Dilimizin söz varlığından haberdar olmayanlar, gördükleri yabancı kaynaklı bir sözün Türkçe’de karşılığı olmadığını düşünüp hemen o yabancı sözü olduğu gibi kullanmaktadırlar. Bu çerçevede, Türkçe’nin Temel Söz Varlığı Veri Tabanı, anlam taraması yapıldığında Türkçe’deki yakın anlamlı sözleri bir liste halinde verecek nitelikte olacaktır. Bu veri tabanını, 2007’de tamamlamayı hedefledik.”

Kanuni düzenleme şart
Prof. Dr. Akalın, son yıllarda hayatın çeşitli alanlarında yabancılaşma akımı içerisinde, yabancı kaynaklı sözlerin olur olmaz her yerde kullanılması, iş yerlerine yabancı kaynaklı adlar verilmesi ve kitle iletişim alanında Türkçe’nin yanlış ve bozuk kullanılması karşısında birtakım kanuni düzenlemelere gidilmesinin gereklilik haline geldiğini söyledi. Akalın, yasakçı ve cezalandırıcı bir yasadan çok, dilin kullanımıyla ilgili kuralsızlıkları ve başıboşlukları giderecek kanuni düzenlemelerin yapılması gerekliliğine işaret etti. Dilin geliştirilmesi, zenginleştirilmesi ve korunmasının yalnızca TDK’nın görevi olmadığını dile getiren Akalın, ana dili Türkçe olan herkesin Türkçe’ye sahip çıkması ve bu bilinçle davranması gerektiğini belirtti.


İsen: Türk Dili ölmedi
Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa İsen devletin, dile müdahalesinin her dönem olduğuna işaret etti. Küreselleşmede Türkiye’nin en büyük silahının kültür ve dil olduğunu ifade eden İsen, Türkiye’nin AB’ye girerken ve dünya ile entegre olurken, en büyük savunmasının kültür olacağını anlattı. Türkçe’yi zenginleştirme ve koruma konusunda herkesin üzerine düşen görevler bulunduğunu belirten İsen, “Türkçe’nin dünya durdukça ayakta duracak bir dil olduğunu, katiyen ölmediğini, tarihinin en güçlü dönemleri olduğu kanaatini taşıyorum. Ah vah etmek yerine, küresel dünyada bize sağlanan imkanlarla dilimizi bütün dünyaya açma noktasında hepimize ciddi sorumluluklar düşüyor” diye konuştu.


Hepimiz sorumluyuz
Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Sadık Tural TDK’nın duyma özürlülerinin işaret dilinden, görme özürlülerin anlaşma diline, yabancılara Türkçe öğretmeye kadar birçok alandan sorumlu olduğunu söyledi. Tural, “Türkçe mahvoldu, bozuldu” söylemi kadar, “Türkçe çok iyi durumda” demenin de yanlış olduğunu ifade etti. TDK’nın her şeyi değil, elinden geleni yaptığını belirten Tural, Türkçe’den sadece TDK’nın değil, her vatandaşın sorumlu olduğunu vurguladı.